DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Diyarbakır’daki Dicle Üniversitesi yerleşkesindeki yaklaşık 45 bin metrekarelik alanın petrol arama faaliyetleri kapsamında SANKO Holding içerisinde faaliyet gösteren PETAR şirketine kiralandığı, 6 sondaj kuyusu açılmasının planlandığı, projenin yaklaşık 20 milyon dolar büyüklüğünde olduğu ve 10 yıllık bir süreyi kapsadığı haberlerini TBMM gündemine taşıdı.
Bu kapsamda çıkarılacak petrolün gelirinden üniversiteye yaklaşık yüzde 3 oranında pay bırakılacağına işaret eden Eren, “Kamuya ait bir yükseköğretim kurumunun arazisinin, sınırlı bir pay karşılığında uzun süreli biçimde petrol arama faaliyetlerine açılması, kamu yararı, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri bakımından tartışmalıdır” dedi. Eren, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde iddialar hakkında bilgi istedi.
BAKAN DOĞRULADI
Bakan Bayraktar önergeye verdiği yanıtta, bu sahada petrol arama faaliyetlerinin yürütülebilmesi amacıyla ilgili şirket tarafından üniversiteye ait taşınmazın kullanımına ilişkin gerekli izin ve onay belgeleri de dahil olmak üzere mevzuatta yer alan düzenlemeler doğrultusunda Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ne (MAPEG) başvuru yapıldığını bildirdi.
Bu başvuru üzerine yapılan teknik ve jeolojik değerlendirmeler sonucunda kuyu programının MAPEG tarafından uygun bulunarak arama faaliyetlerine yönelik işlemlerin yapıldığı belirtildi. Sondaj faaliyetlerinin yeraltı su kaynaklarına olası etkilerini önlemek amacıyla teknik önlemler uygulandığı bildirildi. Yanıtta, petrol sondajları sırasında yüzey su seviyeleri tamamiyle geçilene kadar (yaklaşık 600-650 metre) yüzey koruma borusu indirilerek etrafının çimentolandığı, kuyu derinlere ilerleyip hedef zona ulaştığında ise dış koruma borusunun içine daha dar çaplı ikinci ve ihtiyaca göre üçüncü bir koruma borusu daha indirilerek bu boruların etrafının da ilk borunun içine kadar ulaşacak şekilde çimentolandığı kaydedildi. Bu izolasyon süreci sayesinde, sondaj esnasında kullanılan sondaj çamurunun kuyu çeperiyle ve yüzey sularının yer aldığı bölgelerle irtibatının tamamen kesildiği savunuldu.