Ana içeriğe geç

Hedef, itaate dayalı bir aile modeli

Kadınlar, AYM’nin ‘süresiz nafaka’ hükmünü iptal etmesinin ardından sokaklara çıktı ve ses yükseltti. Kadın örgütleri, kararın kadınları ekonomik şiddete ve mutsuz evliliklere mahkûm edeceğini vurguladı.

Hedef, itaate dayalı bir aile modeli
Birgün
16

Haber Merkezi

Kadın örgütleri, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakasına ilişkin “süresiz olarak” ibaresini oy çokluğu ile iptal etmesine karşı ses yükseltti. Alınan kararın, kadınlara ve çocuklara yönelik başta ekonomik olmak üzere her türlü şiddeti artıracağını belirten kadınlar, iktidarın karara sahip çıkma hızına dikkat çekerek eleştirdi. Kadın örgütleri, kararın hiçbir bilimsel ve sosyolojik veriye dayanmadığını da vurguladı.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) dün akşam Adalet Bakanlığı önünde bir araya gelerek eylem yaptı. Platform tarafından yapılan açıklamada “Bugün, kadınlara ödenen ve çoğu zaman temel ihtiyaçları dahi karşılamaya yetmeyen kazanılmış nafaka hakkımıza ilişkin düzenleme Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. Yıllardır gerçeği yansıtmayan bilgilerle kamuoyunda nafakaya karşı bir duruş yaratılmaya çalışıldı, kadınların kazanılmış haklarına ilişkin saldırı niteliğinde politikalar ısrarla yürütüldü. En sonunda tıpkı İstanbul Sözleşmesi'nden çıkıldığı gibi, kadınların yaşam haklarını, varoluşlarını hiç gözetmeksizin bu AYM kararı verildi. Sanılmasın ki bu kararlarla mücadelemiz engellenebilir, sanılmasın ki kazanılmış haklarımızdan bir mahkeme kararıyla vazgeçeriz. Kadına yönelik şiddetin, kadın cinayetlerinin önünü açacak hiçbir yasal düzenlemeye izin vermeyeceğiz. Kazanılmış haklarımıza, Medeni Kanun'a ve nafaka hakkımıza sahip çıkacağız” denildi.

MÜNFERİT DEĞİL

Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği üyeleri de kadın haklarına yönelik saldırıların münferit olmadığını kaydetti. Dernek tarafından yapılan yazılı açıklamada “Bu, gerici ve piyasacı politikalarla kadınların kazanılmış haklarını ellerinden alma girişimidir” denildi. Kadınların ekonomik güvencesizliğe itildiği ifade edilen açıklamada özetle şu ifadeler yer aldı:

“Kadınların ekonomik güvencesizliğinin asıl nedeni nafaka sistemi değildir. Asıl neden; kamusal kreşlerin yokluğu, yetersiz sosyal politikalar ve bakım yükünün tamamen kadının omuzlarına yıkılarak onların istihdamdan koparılmasıdır. Yıllarca ev içi emeğiyle aileyi ayakta tutan kadınlar, boşanma sonrasında derin bir yoksulluğa terk edilmek istenmektedir. Bu düzenlemelerin arkasındaki amaç, şiddet görse bile ekonomik çaresizlikten dolayı boşanamayan, erkeğe ve aileye bağımlı kadınlar yaratmak. Aile yapısını koruma bahanesiyle kadınlar, haklarının gasp edildiği ve şiddete boyun eğmek zorunda bırakıldığı birer hapishaneye mahkûm edilmektedir. Ne nafakanın sınırlandırılmasını ne de kadın yoksulluğunu derinleştirecek bu karanlık hamleleri kabul ediyoruz.”

‘KARARA KARŞIYIZ’

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’ndan yapılan açıklamada ise kararı kabul etmedikleri ifade edildi. Açıklamada özetle şu ifadeler yer aldı:

“Türkiye'de nafakayı erkeklerin mağduriyeti üzerinden konuşuyoruz. Aslında boşanma sonrası kadının yaşam hakkı ve düşeceği yoksulluğu konuşmamız lazım. Nedenlerini, bunları giderebilmek adına, eşitsizlikten kaynaklanan sorunları gidermek adına çabalamalı ve bununla ilgili önleyici politikaların ortaya konmasını bizler talep ettik yıllardır ama hiçbiri gerçekleşmedi. Son olarak bugün alınan karar ise aslında daha dünden belliydi. Dün Türkiye'nin nöbetleşe gelen 12. Yargı Paketi'nin içinde nafaka düzenlemesi vardı. Yani bugün alınacak kararın dün aslında rengi belliydi. Bu çok uzun zamandır iktidarın aslında verdiği bir sözü, 'Nafakayı kaldıracağım, nafakayı kaldıracağım' diye, bu sözü de yerine getirmiş oldu. Yani siyasal olarak yapamadığını, önleyici politikalarla kadınları güçlendirme operasyonunu hayata geçiremediğinden bu hukuki ‘ben bitirdim’ cümlesiyle tamamlamış oldular. Bu karara karşı olduğumuzu, kabul etmediğimizi söylemek zorundayız.”

Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) da yaklaşık 10 yıl önce aynı düzenlemeyi Anayasa’ya uygun bulan AYM’nin bugün neden fikir değiştirdiğini sorarak, kararın hiçbir bilimsel ve sosyolojik veriye dayanmadığını ifade etti. Açıklamada "Mesele nafakanın miktarı değil; kadınların ekonomik bağımsızlığını elinden alıp, reisli ve itaatkar aile modelini dayatmaktır" denildi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler