Ana içeriğe geç

Kafkasya'da yeni dönem

Ermenistan'da sandıktan Paşinyan'a güçlü destek çıkarken Güney Kafkaslar, Rusya, AB ve ABD arasında yeni gerilimlere gebe. Gazeteci Nalcı'ya göre birçok aktöre alan açan Paşinyan, zor bir denge arayışında.

Kafkasya'da yeni dönem
Birgün
16

Dış Haberler

Ermenistan'da hafta sonu düzenlenen parlamento seçimleri, Başbakan Nikol Paşinyan'ın Batı ile yakınlaşma ile Türkiye ve Azerbaycan'la normalleşme çizgisine yeşil ışık yaktı. Jeopolitik hesapların odak merkezlerinden Güney Kafkasya'daki güç dengeleri açısından da kritik olan bu seçim, Paşinyan'ın Rusya'yla bağımlılıktan uzaklaşarak başta Avrupa Birliği ve ABD'ye alan açan uluslararası politikasına Ermenistan halkının onay verdiğini de gösteriyor.

Bakü'nün barış anlaşması için bazı sınırların yeniden tanımlanmasını öngören anayasa değişikliği şartı önümüzdeki süreçte Paşinyan'ın önündeki en büyük engellerden biri. Paşinyan'ın Sivil Sözleşme Partisi tek başına hükümet kuracak oy aldı ancak parlamentoda anayasal değişiklik için gereken 3'te 2 çoğunluğu elde edemedi. Washington ve Brüksel'de de memnuniyetle karşılanan seçim zaferi, bölgedeki jeopolitik açmazın büyüme riskini de beraberinde getiriyor. Avrupa Birliği (AB) son dönemde Ermenistan'a mali destek paketleri açıklarken Zengezur Koridoru üzerinden Güney Kafkasya'ya giriş yapan ABD, üst düzey ziyaretlerle seçim üzerinden Paşinyan'a açık destek verdi. Ancak Batı'yla yaşanan bu yakınlaşmanın hala derin ekonomik, sosyal ve siyasi bağlar bulunan Rusya ile yaşanabilecek gerilimlerin maliyetini karşılayıp karşılayamayacağı, önümüzdeki dönemde belli olacak.

∗∗∗

PAŞİNYAN'IN DENGE SINAVI

Aris Nalcı - AGOS Gazetesi

Ermenistan yönetimi şu anda Rusya ile ekonomik bir ayrılığa girmek istemiyor; çünkü ülkenin maden şirketlerinden yeraltı kaynaklarına, su ve tren yollarından bankacılık ve sigorta sektörüne kadar pek çok alanında Rusya hâlâ çok efektif bir kontrole sahip. Nikol Paşinyan bu süreci bir kopuş değil, bağımlılıkları azaltmak adına ortaklıkları çeşitlendirme olarak görüyor. Avrupa ile ilişkilerin Gürcistan'da olduğu gibi birdenbire ters dönebileceğini ve Avrupa'nın coğrafi kopukluk nedeniyle sahada askeri ve fiziki varlık (boots on the ground) gösterebilecek bir durumda olmadığını biliyor.

BATI'DAN GÜVENLİK

Güney Kafkasya'nın bir cephe haline gelmesi tehdidi ise çok gerçekçi görünmüyor. Rusya, bölgede yeni bir cephe açmayı göze alacak durumda değil. Aksine bölgede Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan'ın bir arada hareket ettiği bir tablo ortaya çıkıyor. Ermenistan, Amerikan ve Avrupa sermayesini ülkeye çekerek bir güvenlik kalkanı oluşturma peşinde. ABD eksenli Trump Uluslararası Barış ve Refah Yolu (TRIPP) projesinde tam bağımlılık riskine karşı Paşinyan, vergilendirme ve geçiş hakkı gibi egemenlik konularının Ermenistan tarafından yönetileceğini savunarak bir orta yol bulmaya çalışıyor.

OTORİTERLEŞME RİSKİ

İç siyasette ise Bakü yönetiminin barış anlaşması için şart koştuğu anayasa değişikliği Paşinyan'ın önceliği durumunda. Paşinyan, pasaportlardan Ağrı Dağı sembolünü kaldırdığı gibi bu değişikliği de hayata geçirecektir. "Gerekirse siyasi intihar ederim ama bu ülkeyi düzlüğe çıkarırım" mantığıyla hareket eden Paşinyan, müreffeh bir ülke vaadiyle toplumsal rıza üretmeye çalışıyor. Siyasetin Rusya ve Batı arasında sıkışması halkın ekonomik olarak işine geliyor olabilir; Ermenistan ekonomisinin büyüme oranları bu durumun bir yansımasıdır. Fakat siyasi olarak Ermenistan eskisinden daha zayıf durumda ve bu zayıflık, liderin daha sert yöntemler kullanarak otoriterleşmesine, bir anlamda "diktatörleşmesine" zemin hazırlıyor.

Türkiye, Ermenistan ile normalleşme süreci için Erivan'ın ekonomik olarak tamamen teslim alınabileceği kadar zayıf siyasi ortam bekliyor. Sınırın açılması ancak Türkiye'nin kendisini güvende hissedip Ermenistan'ı Azerbaycan ile örtüşebilecek bir kara parçası olarak görmesiyle mümkün olabilir.

Ermenistan, sınırları kapalıyken yıllarca İran ve Rusya desteğiyle yaşayabildi ancak Karabağ Savaşı dengeyi değiştirdi. Amerika, "Trump yolu" (TRIPP) gibi projelerde kendi haritasını garanti altına aldığında Türkiye'ye sınırın açılması için yeşil ışık yakacaktır. Ermenistan'ın Batı'ya açılmasının tek yolu Türkiye'den geçiyor, bu yüzden Ankara'ya ekonomik bir mahkûmiyet söz konusu. Ancak Türkiye'nin Azerbaycan üzerinden doğrudan doğu pazarlarına ulaşması, bölgedeki ticari tekeli sarsılacak olan Azerbaycan için dezavantaj yaratabilir. Bu durum, Güney Kafkasya'da her zaman olduğu gibi halkların çıkarından ziyade güç odaklarının çatıştığını gösteriyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler