Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı ve Öz Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Devlet Sert, kamu çerçeve protokolü (KÇP), vergi dilimi adaletsizliği ve enflasyon karşısında eriyen ücretler hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Yaklaşık 225 bin kamu sağlık çalışanının sözleşme süreçleri ve enflasyon karşısında eriyen ücretleriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Sert, geçmiş KÇP görüşmelerini Hak-İş adına bizzat yürüttüğünü hatırlattı. Sözleşmelerin başlangıç tarihlerindeki uyuşmazlıklardan kaynaklanan hak kayıplarına işaret eden Sert, “Tüm sözleşmelerin başlangıç tarihini ocak ayına çekelim istedik. Ama ne yazık ki bazı sendikalar buna karşı çıktılar” dedi.
Sağlık Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında yetki döneminin başlamak üzere olduğunu hatırlatan Sert, tabanın talepleri doğrultusunda taslak hazırlayacaklarını ancak sözleşme imzalayabilmek için KÇP’yi beklemek zorunda olduklarını savundu. 2027-2028 dönemi KÇP görüşmelerinin vaktinde başlayıp hızla sonuçlandırılmasının hak kayıplarını en aza indireceğini vurgulayan Sert, “Hem vaktinde başlamayan hem de bitirilmesi geciken KÇP yüzünden emekçiler mali anlamda daha fazla hak kaybı yaşamaktadır. Alım gücü ve enflasyon gerçeği göz önünde bulundurularak KÇP’nin bir an önce başlatılıp bitirilmesini elzem görüyorum” ifadelerini kullandı.
‘Vergi dilimi yüzde 15’te sabitlenmeli’
İşçilerin enflasyon nedeniyle artan ücretlerinin hızla yüzde 27 ve yüzde 35’lik vergi dilimlerine girmesi (örtülü vergi artışı) sorununa da değinen Sert, emekçilerin ücretleri üzerindeki vergi yükünün her geçen gün ekmeklerini küçülttüğünü belirtti. Sendika ve konfederasyon olarak bu konuda çalıştaylar yapıp yetkililere raporlar sunduklarını dile getiren Sert, taleplerinin çok net olduğunu ve vergi diliminin yüzde 15 oranında sabitlenmesi gerektiğini kaydetti.
Vergi kesintisinin yıl sonuna doğru işçi ücretlerinde yarattığı tahribata dikkat çeken Sert, “Bugün geldiğimiz noktada yüksek vergi dilimleri evimize götürdüğümüz ekmeğin en büyük lokmasıdır. Bu lokma, her yılın başı ile sonu arasında kocaman bir hak kaybı olarak cebimize girmeden çıkmaktadır. Sabit vergi dilimine bir an önce geçilerek emekçilerin rahatlatılması gerekiyor” dedi.
Sert, alım gücünün düşüklüğü ve yüksek enflasyon nedeniyle elde edilen hakların birkaç ay içinde eridiğini söyledi: “Refah payı elbette ki bu yaraları giderici pansuman tedbir niteliği taşır ama her zaman başvurulacak ya da sabitlenecek bir durum değildir. Bunun yerine enflasyonla mücadele edilmesi ve alım gücünün yükseltilmesi gerekiyor.”