Çalışma hayatının en büyük kanayan yaralarından biri olan ve literatürde "Kayıtlı Kayıt Dışılık" olarak bilinen bordro kurnazlığına karşı devletin denetim çemberi tamamen kapandı.
İşçilerin yüksek maaş almasına rağmen bordroda asgari ücretli gibi gösterilmesi; hem devletin vergi ve prim kaybına yol açıyor hem de çalışanın gelecekteki emekli maaşını, kıdem tazminatını ve sigorta yardımlarını adeta kuşa çeviriyor.
SGK Başuzmanı İsa Karakaş'ın Türkiye Gazetesi'ndeki yazısından derlediğimiz bilgilere göre; yasal boşluklardan faydalanarak elden ücret ödeyen işverenleri 2026 yılında çok ağır bir "çifte ceza" tablosu bekliyor.
Banka Zorunluluğunda Sınır 3 Çalışana Düştü
2008 yılında atılan ilk şeffaflık adımlarının ardından 2009'da 10, 2016'da ise 5 işçiyle sınırlanan banka zorunluluğu, yapılan son değişiklikle 3 çalışana kadar düşürüldü. Artık bünyesinde en az 3 personel çalıştıran tüm işletmeler maaşları banka üzerinden yatırmak zorunda.
Banka şubesi olmayan yerlerde ödemelerin PTT ile yapılmasına izin verilirken, gönderilen meblağın mahiyetinin (ücret, prim, telif vb.) tek tek belirtilmesi zorunlu kılındı. Öte yandan, bankaların maaş ödemeleri için verdiği promosyonları işçiye ödemeyip kendi kasasına aktaran patronların bu haksız kazanç kapısı da yasal takibe alındı.
2026 Yılı İdari Para Cezaları
Bankadan geçirilmeyen her kuruş için; normal işçi başına aylık 2.734 TL, gemi adamı başına aylık 36.211 TL ve gazeteci başına (en yüksek ceza) aylık 45.278 TL idari para cezası uygulanacak.
SGK'dan 396 Bin TL'lik İkinci Darbe
Cezalar sadece idari boyutla sınırlı kalmıyor. Maaş bordrosunda işçinin ıslak imzası bulunmuyorsa ve ödeme bankadan yapılmamışsa, SGK fiilin ağırlığına göre patronlara 396.360 TL’ye varan devasa cezalar tatbik edecek.
Uzman isim İsa Karakaş süreci, "Gayriyasal yollara sapan işveren, attığı taşla ürküttüğü kurbağaya değmediğini acı bir tecrübeyle anlayacaktır. Hak yemek, geleceği gasp etmektir" sözleriyle özetliyor.
İsa Karakaş'ın yazısının tamamı için...