ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon), İsrail istihbarat servisi MOSSAD'ın ABD'ye yönelik casusluk faaliyetlerini artırmasından giderek daha fazla endişe duyduğu iddia edildi. İsrail'e yönelik karşı istihbarat tehdit seviyesini en yüksek düzeye çıkardığı öne sürülen Pentagon'un, bir iç yazışmasında İsrail'in ABD'de istihbarat toplamaya yönelik faaliyetler yürüttüğü kaydedildi.
NBC News'un haberine göre, isimleri açıklanmayan eski üç ABD'li yetkili, Pentagon'un MOSSAD'ın ABD'ye yönelik casusluk faaliyetlerini artırmasından giderek daha fazla endişe duyduğunu iddia etti.
Bakanlığın bu nedenle İsrail’e yönelik karşı istihbarat tehdit seviyesini en yüksek düzeye çıkardığını ileri süren yetkililer, ABD Savunma Bakanlığına bağlı Savunma İstihbarat Ajansının (DIA), ABD-İsrail-İran hattındaki gerilim ve Washington-Tel Aviv arasında tırmanan tansiyon çerçevesinde izlenecek yola ilişkin yeni bir karşı istihbarat tehdit değerlendirmesi yayımladığını belirtti.
Yetkililer, DIA'nın, İsrail’e yönelik tehdit değerlendirmesini en yüksek seviye olan “kritik” düzeye çıkardığını belirleyen bir iç mesaj yayımladığını öne sürdü.
Pentagon içindeki endişelerden kaynaklandığı iddia edilen bu değerlendirmelerin, İsrail’in “ABD’nin savaşla ilgili çatışmalara dair iç görüşmeleri ve karar alma süreçleri hakkında bilgi elde etmek amacıyla üst düzey ABD’li yetkilileri izlemeye çalıştığı” yönündeki tespitlere dayandığı kaydedildi.
İSRAİL İSTİHBARATI ABD'NİN RADARINDA
İsrail’in insan kaynaklı casusluk ve teknik istihbarat toplama kapasitesinin, DIA tarafından “kritik seviyede” değerlendirildiğini belirten yetkililer, aynı değerlendirmede “ABD’nin endişelerini artıran bir dizi olayın” da örneklendirildiğini iddia etti.
Yetkililer, İsrail’in son dönemdeki faaliyetlerinin "olağan casusluk faaliyetlerinin" ötesine geçtiğini savunurken, "İsrail’in yıllardır en yakın müttefiki olan ABD’ye karşı dahi agresif istihbarat faaliyetleri yürütmesiyle" anıldığını ifade etti.
Beyaz Saray ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu haberin tamamı asılsızdır" ifadesini kullandı. Pentagon ise konuya ilişkin yorum yapmayı reddetti.
Washington’daki İsrail Büyükelçiliği sözcüsü de iddialara ilişkin yaptığı açıklamada, İsrail’in ABD’yi casuslukla izlediği yönündeki suçlamaların "tamamen asılsız" olduğunu ileri sürdü.
GENÇ AMERİKALILAR İSRAİL'E DESTEĞE KARŞI
Yapılan bütün anketler Amerikalıların çoğunluğunun, bilhassa da genç Amerikalıların ABD hükümetlerinin İsrail’e kayıtsız şartsız desteğine karşı olduklarını gösteriyor. Trump yönetimi ise İsrail’e askerî desteği daha da kalıcı hale getirmek istiyor. Kongre’den geçmesi halinde, 2027 mali yılı için hazırlanan “Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası”ndaki (NDAA) 224. Madde ABD ve İsrail askerî teknolojilerini birbirine eklemlendirerek adeta bütünleştiriyor.
Barack Obama döneminde bir “mutabakat zaptı”yla (MOU) ABD İsrail’e 10 yıl içinde 38 milyar dolarlık askerî yardım paketini onaylanmıştı. Bu mutabakat zaptı 2007’de imzalanan ve 2018 mali yılı sonunda sona eren 30 milyar dolarlık bir önceki mutabakat zaptının yerini almıştı.
İsrail 10 yıllık anlaşmayı cebine koyduktan sonra mutabakat zaptındaki bazı kısıtlamaların ortadan kaldırılmasını da sağlamıştı. Mutabakat zaptı 2028 yılına kadar İsrail’e askeri yardımın yüzde 100’ünün ABD’de harcanmasına yönelik aşamalı bir geçiş süreci öngörmüştü. İsrail, Trump’ın ilk başkanlık döneminde bu kısıtlamalardan da büyük ölçüde kurtuluyordu.
Joe Biden ve ikinci Trump döneminde İsrail’e ek olarak yaklaşık 22 milyar dolarlık askeri destek sağlandı. İran’la savaş ise şu ana kadar Amerikan vergi mükelleflerine tahmini 50 milyar dolara mal oldu. Çoğu Amerikalı, İsrail’in ABD’den herhangi bir dış yardım veya askerî destek almaması gerektiği görüşünü giderek daha fazla benimsiyor.
Trump bu İran savaşından çıkmaya, İsrail ise Trump’ı savaşta tutmaya çalışıyor. Trump’ın İran’la müzakerelerle ilgili olarak çelişkili açıklamalar yapması girdiği çıkmazı ortaya koyuyor. Trump, Netanyahu’nun itirazlarını göğüslese bile İsrail lobisinin, siyonist milyarderlerin ve lobinin bir parçası haline gelen “Evanjelik Hristiyan Siyonistler”in baskısını aşamıyor.
224. MADDE SORUNU
“ABD-İsrail Savunma Teknolojisi İş Birliği Girişimi” başlıklı 224. Madde’nin İsrail’e askerî desteği şimdiden güvence altına almaya yönelik olduğu düşünülüyor.
İsrail’e 10 yıllık 38 milyar dolarlık askeri yardımı içeren mutabakat zaptının süresi 2028’de sona eriyor. “224. Madde” öngörülen ABD-İsrail askerî iş birliği; modern ve yüksek teknolojili silahların araştırma, geliştirme ve üretiminin yanı sıra yapay zeka, biyoteknoloji, insansız hava araçları, yönlendirilmiş enerji, siber ve otonom silah sistemlerini de kapsıyor. Böylece İsrail ABD ordusunun neredeyse tüm verilerine de erişim sağlayabilecek.
224. Madde’nin yasalaşması halinde İsrail, “Amerikan-Askerî Endüstriyel Kompleks”in organik parçası haline gelecek. 224. Madde, İsrail’i ABD’nin en büyük yardım alıcısı konumundan ABD savunma ve istihbarat aygıtının tam üyesi konumuna dönüştürecektir.
Odatv.com