Ana içeriğe geç

Noterlerin çalışma düzeni değişiyor: AYM düzenlemeyi iptal etti

Anayasa Mahkemesi, noterlerin tatil günleri ve çalışma saatlerinin yönetmelikle belirlenmesini öngören düzenlemeyi dinlenme hakkına aykırı bularak iptal etti. Kararın 9 ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırılırken, Yüksek Mahkeme sanığa ulaşılamaması halinde yalnızca avukatına yapılan bildirimin yeterli sayılmasına ilişkin hükmü de kaldırdı.

Noterlerin çalışma düzeni değişiyor: AYM düzenlemeyi iptal etti
Dünya Gazetesi
16

Anayasa Mahkemesi, noterlerin tatil günleri ve çalışma saatlerinin yönetmelikle belirlenmesini öngören yasal düzenlemeyi Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti.

Resmî Gazete'de yayımlanan karara göre CHP, 7532 sayılı Noterlik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un bazı hükümlerinin iptali istemiyle Yüksek Mahkemeye başvurdu.

Düzenleme 9 ay sonra yürürlükten kalkacak

AYM, yaptığı incelemede Noterlik Kanunu'nun 52. maddesine eklenen, "noterlerin tatil gün ve saatlerinde çalışmasının yönetmelikle düzenleneceğine" ilişkin hükmün Anayasa'ya aykırı olduğuna karar verdi.

İptal kararının, doğabilecek hukuki boşluğun giderilebilmesi amacıyla 9 ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırıldı.

Kararda, Anayasa'nın 50. maddesi uyarınca çalışanların dinlenme hakkına sahip olduğu hatırlatıldı. Hafta tatili ve izin haklarına ilişkin temel düzenlemelerin kanunla yapılması gerektiği belirtildi.

Noterlik mesleğinin serbest meslek niteliği taşımasına rağmen aynı zamanda bir kamu görevi olduğu vurgulandı. Noterlerin izin günlerinde çalışmasına ilişkin esasların yönetmeliğe bırakılmasının dinlenme hakkına sınırlama getirdiği kaydedildi.

AYM, temel hak ve özgürlüklere yönelik sınırlamaların kanuni dayanağa sahip olması gerektiğine işaret ederek düzenlemede noterlerin tatil günlerinde çalışmasına ilişkin temel ilkelerin, esasların ve genel çerçevenin belirlenmediğini bildirdi.

Sanık avukatına bildirim yeterli sayılamayacak

Yüksek Mahkeme, aynı kanunla Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesine eklenen, "Sanığın dosyada var olan son adresine bildirim yapılamaması veya bildirime rağmen duruşmaya gelmemesi halinde müdafine yapılan bildirimler yeterli kabul edilir" hükmünü de iptal etti.

Kararda, ceza yargılamasında hakkaniyete uygun bir yargılama yapılabilmesi için savunma hakkının sanığa bizzat tanınması gerektiği belirtildi. Suç isnadı altında bulunan kişinin doğrudan savunma yapabilmesinin adil yargılanma hakkının gereği olduğu vurgulandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler