Tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, hakaret davası nedeni ile bu sabah Silivri'den Kartal Adliyesi'ne götürülürken 60 kilometre sonra araç durdu. Nakil aracı 'arızavar' denilerek döndürüldü. İmamoğlu yaşadığı duruma sert tepki gösterdi. Durumu 'psikolojik işkence olarak tanımlayan' İmamoğlu yaşananları 'tezgah' olarak niteledi. İmamoğlu'nun savunmasını yapmadığı duruşma 11 Eylül'e ertelendi.
CHP'DEN TEPKİ: ÖRGÜTLÜ BİR İŞKENCE VAR
İmamoğlu'nun ve CHP'li tutuklu belediye başkanı Alaattin Köseler'in davasını takip etmek için adliyeye giden CHP'li Bülent Tezcan, adliye önünde bekledikleri sırada İmamoğlu'nun gelmeyeceğini öğrendiklerini söyledi.

SEGBİS yazısının gece mesai saatinin bitiminde yazıldığını kaydeden Tezcan, nakil aracının 60 kilometre sonra arıza vermesinin ardından aynı araçla yeniden Sİlivri'ye götürülmesindeki mantık hatasını belirtip yaşananları örgütlü bir işkence olarak tanımladı.
Tezcan'ın konu hakkındaki tepkisi şu şekilde oldu:
"Sabah saat yediye yirmi geçe Sayın İmamoğlu'nu cezaevinden alıyorlar, arabasına bindiriliyor, duruşmaya getirilmek üzere 60 km yol geliyor. Yani kalan yolu 60 km'nin de altında veya en az o kadar yolu kalmış, adliyeye getirilmesi için...
Birden araba geri çevriliyor. 'Ne oldu?' diye sorduğunda Sayın İmamoğlu, 'Araç arıza yaptı' diyorlar. Araç arıza yapmıyor, aracın arıza yapması sadece uydurulan bir bahane. Arıza yapan aracı ne yaparsınız? Orada durdurursunuz. Arıza yapan aracın içerisindeki mahkemeye gelen kişiyi o araçla tekrar geri götürür müsünüz?
"ARAÇ ARIZA YAPTIYSA.."
60 km gelmiş bir araçla, 'arıza yaptı' bahanesiyle cezaevine tekrar 60 km geri çeviriyorlar. Araç arıza yaptıysa kalan yol zaten en fazla 60 km, yani cezaevine götürülünceye kadar adliyeye getirmeniz, duruşmaya katılması ve savunmasını yapması mümkün ama mesele o değil.
"DÜŞMAN HUKUKU UYGULANIYOR"
Yaşadığımız şey adalet değil, eziyettir. Cezaevine döndükten sonra cezaevi müdürüyle yaptığı görüşmede anlıyor ki SEGBİS üzerinden ifadesi alınmak üzere geri çevrilmiş. Millete şikayet ediyorum, bugün Türkiye'de yaşanan, açıkça yargılanan kişilere düşman hukukunun uygulanmasıdır.
Bu adalet değil, eziyettir, bu açıkça işkencedir. Siz cezaevinden yargılanan kişiyi alıp arabaya bindirip 60 km götürüp ondan sonra geri cezaevine götürmeniz, tam da psikolojik işkencenin en çarpıcı, en tipik örneğidir.
Ne yazık ki bugüne kadar bütün bu yargılama süreçlerinde bunları yaşıyoruz. Bu çok açık biçimde adil yargılanma hakkının ihlalidir, ceza yargılamasındaki yüz yüzelik ilkesinin ihlalidir, savunma hakkının ihlalidir. B
u adalet değil eziyettir, örgütlü işkencedir. Bu, iktidarı elinde bulunduranların bugüne kadar sürdürdükleri gibi örgütlü işkence yapmasının, baskı yapmasının yeni modelleridir"
DİLEK İMAMOĞLU: MAHKEME SALONUNDA FİZİKEN BULUNMASINDAN BU KADAR MI ÇEKİNİYORSUNUZ?
Yaşananlara tepki gösteren isimlerden birisi de Dilek İmamoğlu oldu. Sosyal medya hesabından Ekrem İmamoğlu'nun insani ihtiyacının 'beklesin' diyerek reddedilmesine de değinen İmamoğlu, Ekrem İmamoğlu'nun mahkemede fiziken bulunmasından çekinildiğini savunup bu yollardan vazgeçilmesi yönünde çağrıda bulundu. Dilek İmamoğlu'nun söz konusu paylaşımı da şu şekilde:
"İki kez beraat ettiği davadan üçüncü kez yargılanan Ekrem İmamoğlu’nun mahkeme salonunda bulunma hakkı, akıllara durgunluk verecek bir "arıza" bahanesiyle engelleniyor: Silivri’den Kartal’a 60 kilometre yol gittikten sonra arızalandığı söylenen bir araçla, aynı mesafeyi geri dönerek cezaevine ulaşmak...
Üstelik en temel insani ihtiyaçların bile "beklesin" denilerek reddedildiği bu kabul edilemez süreci, Ekrem İmamoğlu duruşma hakimine bizzat SEGBİS ekranından aktarmak zorunda kalıyor. Aylardır Silivri’de tutulan bir insanın adaletin huzurunda, mahkeme salonunda fiziken bulunmasından bu kadar mı çekiniyorsunuz; neyden korkuyorsunuz?
Bu yollardan vazgeçin.
Hukuk, kişiye özel tasarlanan ve mantık sınırlarını zorlayan bu tarz senaryolarla yürütülemez. Adil yargılanma hakkının eksiksiz uygulanması anayasal bir zorunluluktur."