Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sapanca'da 'AKP 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda konuştu.
Erdoğan, şu mesajları verdi:
- Bu ülkede Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan hiç kimse vatan toprağında misafir, kiracı, sığıntı, öteki, üvey evlat değildir. İmtiyazlarını kaybedenler bizi toplumu kamplaştırmakla suçladılar. Hayır, tam tersine biz normalleşmenin mücadelesini verdik. Tesettür mücadelesi verirken imtiyazın, ayrıştırmanın, kutuplaştırmanın, diğerlerini ötekileştirmenin, özgürlüklerine müdahale etmenin peşinde asla değildik.
- Cahil bazı fosiller çıkıyor başörtülüye kin kusuyor. Nesli tükenmekte olan bu numuneler güya kadınlara ders veriyor. Türkiye bu meseleyi geride bırakmıştır. Biz, bizden farklı düşünüyor diye hiç kimseye husumet beslemedik. Kendisinden farklı düşünüyoruz diye hiç kimse de bize husumet besleyemez.
- Kimse bize kendi öz yurdumuzda ayrımcılık yapamaz, mütekebbir bir üslupla bize ders veremez. Bu hiç kimsenin haddi de hakkı da değildir. Siyaset aynılar aynı yerde, ayrılar ayrı yerde anlayışıyla yapılmaz. Siyaset, uzlaşmaktır, konuşmaktır, müzakeredir. Her meselede birebir aynı düşünmek mecburiyetinde değiliz ama ülkenin ve milletin menfaatine olan konularda bir araya gelmek zorundayız.
"TÜRKİYE VESAYETTEN ARINMIŞ ANA MUHALEFETE İHTİYAÇ DUYUYOR"
- CHP içinde bir çatışma, ayrışma var. Biz bu kavganın, bu iç savaşın tarafı değiliz. Dün yoktuk, bugün de yokuz yarın da olmayacağız. Birbirlerinin kuyularını kazdılar. Bizim değil, yargının değil bizzat kendi eylemleriyle bu noktaya geldiler. Bir Frankenstein ürettiler, şimdi de ceremesini çekiyorlar. Bizim arzumuz ve umudumuz şudur. CHP'nin içindeki dış mihraklardan kurtulması hem Türkiye siyaseti adına hem Türkiye adına kuşkusuz hayırlı olacaktır.
- Başarabilirler mi başaramazlar mı elbette bunu biz bilemeyiz. Ancak Türkiye'nin her türlü vesayetten arınmış bir ana muhalefet partisine ihtiyaç duyduğu açıktır. Gücünü tabandan almayan, gücünü kara paradan alan bir muhalefet Türkiye'ye fayda getirmez, zarar getirir. Kendi evinde huzur bulunmayan teşkilatlarının biri Şam'dan biri şarktan çalan yapının Türkiye'ye sunabileceği bir katkı yoktur. Bizim bütün arzumuz Türkiye'nin normalleşmesidir. İktidar kadar muhalefetin de milletin değerlerinden beslenmesi hayatidir.