Yapay zekâ yatırımlarındaki hızlı büyüme çip üreticilerinin kasasını doldurmaya devam ediyor. Bu zincirin en büyük kazananlarından biri olan Micron, açıkladığı güçlü bilanço ile yalnızca hisselerini yükseltmekle kalmadı, aynı zamanda yapay zekâ ekosisteminde maliyet baskısının giderek arttığını da gözler önüne serdi.
Şirketin finansal sonuçları, özellikle bellek çiplerinde yaşanan arz sıkışıklığının fiyatları yukarı taşıdığını ortaya koyuyor. Asıl merak edilen ise bu yükselen maliyetlerin sonunda kimin tarafından karşılanacağı. Teknoloji devleri mi, bulut hizmeti müşterileri mi, son kullanıcılar mı yoksa tüm ekonomi mi?
MİCRON HİSSELERİ UCUZ GÖRÜNÜYOR, NEDENİ KÂR BEKLENTİLERİ
Micron hisseleri yükselişine rağmen Wall Street'e göre hâlâ görece düşük bir değerlemeyle işlem görüyor. Şirketin fiyat/kazanç (F/K) oranı, önümüzdeki 12 aylık kâr beklentilerine göre yaklaşık 9 seviyesinde bulunuyor. Bu oran; Nvidia'nın, S&P 500 endeksinin, Apple, Amazon, Alphabet, Microsoft ve Meta'nın altında kalıyor. Bu düşük çarpanın temel nedeni ise analistlerin Micron'un kârlılığında çok güçlü bir artış beklemesi. Yani yatırımcılar, şirketin önümüzdeki dönemde bugünkünden çok daha fazla kazanç elde edeceğini öngörüyor.
BEKLENTİLERİN ÜZERİNDE GELİR VE KÂRLILIK
Micron, mali yılın dördüncü çeyreği için yaklaşık 50 milyar dolarlık gelir ve hisse başına yaklaşık 31 dolar düzeltilmiş kâr beklentisi açıkladı. Her iki rakam da piyasa tahminlerinin üzerine çıktı. Şirket ayrıca brüt kâr marjının yüzde 84,9'a ulaştığını, bellek çipi arzındaki sıkışıklığın devam etmesi halinde gelecek çeyrekte bu oranın yaklaşık yüzde 86 seviyesine yükselebileceğini belirtti. Bu tablo, yapay zekâ sunucularında kullanılan yüksek performanslı bellek çözümlerine yönelik talebin hâlâ çok güçlü olduğuna işaret ediyor.
FATURA TEKNOLOJİ DEVLERİNE UZANIYOR
Micron'un elde ettiği yüksek kârlar aslında zincirin diğer halkaları için artan maliyet anlamına geliyor. Apple açısından bu durum daha pahalı bileşenler demek. Nvidia'nın müşterileri ise yeni yapay zekâ sistemleri kurarken daha yüksek donanım maliyetleriyle karşılaşıyor. Microsoft, Amazon ve Alphabet gibi devler de milyarlarca dolarlık veri merkezi ve yapay zekâ altyapısı yatırımlarını bulut hizmetleri, kurumsal yazılımlar, abonelikler, reklam gelirleri ve yapay zekâ araçları üzerinden geri kazanmaya çalışıyor. Eğer müşteriler bu maliyetleri kabul ederse yatırımlar büyümeye dönüşebilir. Ancak talebin zayıflaması halinde bu kez artan giderler şirketlerin kâr marjları üzerinde baskı oluşturabilir.
Bu baskının ilk işaretlerinden biri Apple cephesinde görüldü. Şirket bazı Mac ve iPad modellerinin fiyatlarını artırırken, hisseleri perşembe günü yüzde 6 gerileyerek son bir yılı aşkın dönemin en sert günlük düşüşünü yaşadı. Bu gelişme, Micron gibi tedarikçiler için güçlü fiyatlama gücü anlamına gelirken, ürünleri satın alan şirketler ve tüketiciler açısından maliyet baskısının arttığını gösteriyor.
Piyasaların cevap aradığı temel konu ise yapay zekâ yatırımlarının uzun vadede gerçekten verimlilik sağlayıp sağlamayacağı. Eğer şirketler yapay zekâ sayesinde daha fazla üretim yapabilir, gelirlerini artırabilir ve kârlılıklarını koruyabilirse bugün ödenen yüksek donanım faturası zamanla karşılığını verebilir. Ancak beklenen verimlilik artışı gecikir ya da beklentilerin altında kalırsa talep yavaşlayabilir, arz dengelenebilir ve bugün görülen yüksek fiyatlama gücü zayıflayabilir.