Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde ifadesi alınan, 10 Ekim Katliamı sanığı, IŞİD sorumlularından Ammar kod adlı Ömer Deniz Dündar, örgütün Türkiye yapılanmasına ve kanlı eylemlerine dair itiraflarda bulundu. Dündar, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın dönemin Gaziantep sorumlusu Yunus Durmaz tarafından kendi inisiyatifiyle gerçekleştirildiğini söyledi. Dündar ayrıca tutuklu İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na suikast planlandığını itiraf etti.
Suriye’de yakalanarak Türkiye’ye getirilen ve 18 Haziran 2026’da Ankara Emniyet Müdürlüğünde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen Dündar, yaklaşık 12 yılını IŞİD saflarında geçirdiğini, 2013’te Adıyaman’daki bir dini sohbet grubu aracılığıyla örgüte katıldığını anlattı. İfadesinde, “Ben etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istiyorum” dedi.
Dündar, Ankara Gar saldırısıyla ilgili, patlamanın ardından örgütün dış birimler sorumlusu Ebu Zeyneb Ensari’nin, hedef alınan grupların listesini içeren bir rapor hazırlayarak üst birime gönderdiğini, ancak onay gelmediğini belirtti. “Onay gelmeden ve para verilmeden tamamen Yunus Durmaz’ın içtihadıyla gerçekleşti” iddiasında bulunan Dündar, örgütün o dönem Türk yetkililerle bir anlaşma görüşmesi yürüttüğü için eylemi sahiplenmediğini, hatta Gaziantep ve Adıyaman gruplarına cephe aldığını öne sürdü.
Saldırının organize edildiği süreçte kendisinin, Yunus Durmaz’ın emrinde 2015 yazından 2016’nın ilk aylarına kadar görev yaptığını belirten Dündar, “Ebu Zeyneb Ensari yerine geçen Ebu Seyf Mısri, ne onay ne para verdi. Eylem, Durmaz’ın kendi kararıyla oldu” dedi.
Patlayıcı kemerdeki parmak izi iddiasına yanıt
Sorgulamada, 23 Haziran 2017’de Hatay’da durdurulan araçta ele geçirilen canlı bomba kemerinde tespit edilen parmak izlerinin kendisine ait olduğu yönündeki rapora ilişkin sorulan Dündar, suçlamayı reddetti. “Örgüt patlayıcıları hazırlarken asla çıplak el kullanmaz, eldiven giyer. Bu yüzden bu düzeneği kesinlikle ben hazırlamadım” dedi.
Ancak, 2015 yılında Ahmet Güneş isimli örgüt mensubunun patlayıcı kemer hazırlığına yardım etmiş olabileceğini, ancak bunun araçtakilerle ilgili olup olmadığını bilmediğini ifade etti.
Planlanan ancak gerçekleşmeyen eylemler
Dündar’ın ifadesinde, IŞİD’in planlanan ancak başarısızlıkla sonuçlanan bir dizi eylem iddiası da yer aldı. Dündar’ın iddiasına göre;
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na suikast planı: Mustafa Dokumacı’nın fikri olduğu belirtilen plan, herhangi bir hazırlık aşamasına geçilmeden rafa kaldırıldı.
Nevşehir Kapadokya’da sıcak hava balonlarına saldırı: Suriyeli bir örgüt mensubunun görevlendirildiği, ancak şahsın yakalanması nedeniyle eylem gerçekleştirilemedi. Talimatı veren kişinin Kasım Güler olduğu kaydedildi.
Rahip Brunson’a yönelik suikast: İzmir’de adres tespiti yapıldı, ancak Brunson’ın serbest bırakılıp ülkeyi terk etmesiyle plan iptal oldu.
LGBTİ oluşumuna saldırı: Sosyal medyada İslam’a hakaret içerikli paylaşımlar gerekçesi ile Mustafa Dokumacı tarafından talimat verildiği, silah temin eden Hattab kodlu şahsın daha sonra İstanbul’da yakalandığı belirtildi.
Uluslararası bağlantılar ve “Mekteb-i Faruk” yapılanması
Dündar, IŞİD’in “Uzak Vilayetler İdaresi” bünyesinde faaliyet gösteren Mekteb-i Faruk ofisinde geçici emir olarak görev yaptığını anlattı. Bu ofis bünyesinde Türkiye, Azerbaycan, Gürcistan, Rusya ve Kafkasya vilayetlerinin yanı sıra Kosova ve İngiltere’deki gruplarla irtibat sağlandığını ifade etti. Kosova’da 20 kişilik bir gruba silah gömdürüldüğünü, koordinatların İngiltere’deki bir sorumluya iletildiğini, ancak bu gruplarla iletişimin koptuğunu söyledi. İngiltere’deki planlanan eylem için “Ebu Hamza” kod adlı bir şahsın girişimde bulunduğunu, ancak başarısız olunduğunu belirtti.
Mustafa Dokumacı’nın ölümü ve geçici emirlik dönemi
2020 yılının ağustos ayında Mustafa Dokumacı’nın ABD hava saldırısında öldürülmesinin ardından, uzak vilayetler idaresinin kararıyla Mekteb-i Faruk’un geçici emiri olduğunu bildiren Dündar, bu süreçte Kosova ve İngiltere gruplarıyla yazışmaları sürdürdüğünü, İngiltere’den 5 bin sterlin, Kosova’dan 800 dolar “infak” parası aldığını aktardı. Ancak kısa süre sonra 2021’de HTŞ tarafından yakalanarak cezaevine gönderildi.
Yakın akrabaları da örgütte
Dündar’ın ifadesinde, ikiz kardeşi Mahmut Gazi Dündar’ın 2014-2015’te IŞİD’e katıldığı, 2019’da YPG tarafından yakalandığı ve akıbetinden haber alınamadığı bilgisi yer aldı. Ayrıca, 9 kardeşten bazılarının da örgütle bağlantılı olduğu belirtildi.
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2018/287 esas sayılı dosyada yargılanan ve turuncu kategoride aranan Dündar, 2026’da Suriye’den getirilerek gözaltına alındı. İfadesi, örgütün Türkiye’deki hücre yapılanması, finansman kaynakları ve uluslararası bağlantıları hakkında yeni soruşturmalara kapı aralaması bekleniyor.
Ayrıca 10 Ekim Katliamı davasının 30 Haziran’da görülecek duruşmasında Ömer Deniz Dündar’ın sorgusunun yapılması bekleniyor.