Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü'nün 10. yıl dönümü dolayısıyla anma programı düzenledi.
Program RTÜK Başkanı Mehmet Daniş'in Konferans Salonu'nda yaptığı konuşmayla başladı. Programa Kurul Üyeleri Orhan Özdemir, Necdet İpekyüz, Ahmet Can Buğday, İlhan Taşcı RTÜK Başkan Yardımcısı Dr. Deniz Güler, Daire Başkanları, Başkan Yardımcıları ve Kurul personeli katıldı.

“ŞANLI DİRENİŞİN ADI”
Programda konuşan RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, 15 Temmuz'un yalnızca hain darbe girişiminin engellendiği bir tarih olmadığını, milletin iradesine sahip çıktığı tarihî bir dönüm noktası olduğunu ifade ederek, “Kıymetli mesai arkadaşlarım, sizleri en kalbî duygularımla, saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. Bugün, Türkiye'nin en uzun ve en karanlık gecesinin ardından gelen o büyük aydınlığın, Demokrasi ve Millî Birlik Günümüzün 10. yıl dönümündeyiz. 15 Temmuz; yalnızca hain bir darbe girişiminin engellendiği tarih değildir. 15 Temmuz; milletimizin iradesine zincir vurulamayacağını tüm dünyaya ilan ettiği, bağımsızlığına ve demokrasisine canı pahasına sahip çıktığı şanlı bir direnişin adıdır." dedi.

"İRADE BİZİM, ZAFER BİZİM"
Daniş konuşmasında, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının bu yıl belirlediği "İrade Bizim, Zafer Bizim" temasına dikkat çekerek, "Bu ifade yalnızca bir slogan değil; 15 Temmuz gecesinin ruhunu özetleyen tarihî bir hakikattir. Asil milletimiz, tarih boyunca olduğu gibi o gece de iradesini hiçbir vesayet odağına teslim etmemiştir. Bu duruş, tesadüfi değildir. Malazgirt'te vatanı yurt yapan, 'Çanakkale Geçilmez' dedirten ve İstiklal Harbi'ni zafere ulaştıran irade neyse; 15 Temmuz gecesi de sokaklara, meydanlara ve havaalanlarına akarak aynı kararlılığı gösteren irade odur." cümlelerini kullandı.
15 TEMMUZ GECESİNDE MEDYANIN ÜSTLENDİĞİ TARİHÎ ROL
15 Temmuz gecesinde medyanın üstlendiği role de değinen Daniş, darbecilerin yalnızca millî iradeyi değil, iletişim cephesini de hedef aldığını belirtti ve: "15 Temmuz gecesi darbeci hainler, millî iradeyi cebirle; iletişim cephesini ise dezenformasyonla teslim almaya çalıştı. TRT stüdyolarına, Türksat kampüsüne ve medya kuruluşlarımıza yapılan saldırılar bunun en somut kanıtıdır. Çünkü çok iyi biliyorlardı ki; hakikatin sustuğu yerde irade zayıflar, iradenin zayıfladığı yerde ise demokrasi nefessiz kalır. İşte tam da bu nedenle, doğru bilgi ile dezenformasyon arasındaki mücadele, demokrasi ile darbe arasındaki mücadelenin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. O gece Sayın Cumhurbaşkanımızın televizyon ekranlarından milletimize yaptığı tarihî irade çağrısı, bu iletişim cephesinin kırılma noktası olmuştur. Teknolojinin en mütevazı imkânı, tarihin en büyük meydan okumasına dönüşmüş; milletimiz o çağrıyla meydanları doldurmuştur. O gece yayıncı kuruluşlarımız, silahların gölgesinde büyük bir sorumluluk örneği gösterdi. Milletimizin haber alma hakkını koruyan yayınlar, karanlık girişimlerin başarısız olmasında hayati bir rol oynadı. O gece ekranlar yalnızca görüntü taşımadı; milletin cesaretini, sesini ve iradesini taşıdı. Bu yüzden yayıncılık sadece teknik bir faaliyet değil, toplumsal hafızayı koruyan stratejik bir sorumluluktur. Bu nedenle doğru bilgi, millî güvenliğin ayrılmaz bir parçası; hakikat ise en güçlü savunma hattımızdır." değerlendirmesinde bulundu.
GÜÇLÜ MEDYA, GÜÇLÜ TOPLUMUN TEMELİDİR
Daniş, güçlü medyanın güçlü toplumun temeli olduğunu vurgulayarak, yayıncılığın hakikatin yanında duran, millî ve manevi değerleri yaşatan, aileyi güçlendiren ve çocukları zararlı içeriklerden koruyan bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini belirterek, "Bugün iletişim egemenliği, en az sınır güvenliği kadar önemlidir. Bilgi bağımsızlığı, millî bağımsızlığın ayrılmaz bir parçasıdır. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak bizler de bu bilinçle hareket ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki güçlü medya, güçlü toplumun; güçlü toplum da güçlü devletin temelidir. Yayıncılık; hakikatin yanında duran, millî ve manevi değerlerimizi yaşatan, aileyi güçlendiren, çocuklarımızı zararlı içeriklerden koruyan ve toplumsal birliğimizi pekiştiren bir anlayışla yürütülmelidir." şeklinde konuştu.
ŞEHİTLER RAHMETLE ANILDI
Konuşmasının sonunda 15 Temmuz şehitlerini ve hakikat uğrunda hayatını kaybeden basın mensuplarını rahmet ve minnetle anan Daniş, kahraman gazilere sağlıklı ve huzurlu ömürler dileyerek, "Rabbim milletimize bir daha böyle karanlık geceler yaşatmasın. Birliğimizi daim, devletimizi kaim, demokrasimizi güçlü eylesin." ifadelerini kullandı.
FOTOĞRAF SERGİSİ ZİYARET EDİLDİ
Anma programının ardından RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, Kurulda 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü kapsamında hazırlanan sergiyi gezdi.

GAZİLER VE ŞEHİT YAKINLARIYLA KAHVALTI PROGRAMI
Program, Kurulda görev yapan gaziler ve şehit yakınlarıyla bir araya gelinen kahvaltı programıyla sona erdi.