Agil AlesgerAzerbaycan Yeni Çağ Medya Grubu BaşkanıAzerbaycan Basın Konseyi Yönetim Kurulu ÜyesiSeçimlerin galibi beklendiği gibi Başbakan Nikol Paşinyan oldu.
Ancak sonuçların ortaya koyduğu asıl gerçek, Ermeni seçmeninin önemli bir bölümünün artık ülkesinin geleceğini çatışmalarda değil, bölgesel entegrasyonda gördüğüdür.
Paşinyan seçim gecesi yaptığı açıklamada halkın kendilerine barış, güvenlik, ekonomik kalkınma ve devletin güçlendirilmesi için yeni bir yetki verdiğini söyledi.
Bu sözler aslında seçimlerin temel mesajını da özetliyordu.
Çünkü bugün Ermenistan’ın karşı karşıya olduğu en büyük sorun iktidarın kim olacağından çok, ülkenin hangi jeopolitik eksende ilerleyeceğidir.
Bir tarafta Türkiye ve Azerbaycan ile normalleşme, sınırların açılması, ticaret yollarının canlanması ve Avrupa ile daha güçlü entegrasyon perspektifi bulunuyor.
Diğer tarafta ise yıllardır Ermenistan’a ekonomik ve siyasi maliyet üreten izolasyon politikaları, kapanmış sınırlar ve geçmişe dayalı revizyonist yaklaşımlar yer alıyor.
Seçim sonuçları, Ermeni toplumunun önemli bir bölümünün artık ilk seçeneğe daha sıcak baktığını gösteriyor.
Nitekim bugün Ermenistan’ın Avrupa’ya, bölgesel ticaret ağlarına ve yeni ekonomik fırsatlara açılmasının yolu büyük ölçüde Türkiye ve Azerbaycan ile ilişkilerin normalleşmesinden geçiyor.
Açık sınırlar, ulaşım koridorları ve bölgesel iş birliği projeleri Ermenistan ekonomisi açısından stratejik önem taşıyor.
Tam da bu nedenle Paşinyan’ın önündeki en kritik başlık Türkiye ile normalleşme ve Azerbaycan ile kalıcı barış süreci olacak.
Ancak burada dikkat çekici bir başka gerçek daha var.
Türkiye son yıllarda normalleşme konusunda birçok kez yapıcı adımlar atan taraf oldu.
Diplomatik temaslar kuruldu, İstanbul-Erivan uçuşları yeniden başladı, ekonomik iş birliği imkanları gündeme taşındı.
Buna karşın Ankara’nın beklentisi artık sürecin tek taraflı ilerlememesi.
Çünkü kalıcı normalleşme yalnızca bir tarafın sürekli el uzatmasıyla sağlanamaz.
Güven inşa edilmesi için Ermenistan’ın da somut adımlar atması gerekiyor.
Özellikle komşularıyla ilgili tarihsel sorunları siyaset malzemesi olmaktan çıkarması, bölgesel iş birliğini samimiyetle benimsemesi ve yeni dönemin gerçeklerine uyum sağlaması bekleniyor.
Öte yandan Paşinyan’ın işi hiç de kolay olmayacak.
Parlamentoya giren Samvel Karapetyan’ın liderliğindeki blok ile Robert Köçaryan çevresi birlikte hareket ederse, anayasa değişikliği, Azerbaycan ile barış anlaşması, Türkiye ile normalleşme ve Batı ile entegrasyon gibi başlıklarda ciddi bir muhalefet hattı oluşabilir.
Özellikle anayasa değişikliği konusu yeni dönemin en önemli sınavlarından biri olacak.
Çünkü hem bölgesel normalleşme süreci hem de Azerbaycan ile kalıcı barış açısından bu mesele kritik önem taşıyor.
Bununla birlikte seçimlerin verdiği siyasi mesaj nettir.
Ermeni seçmeni Paşinyan’a yalnızca hükümet kurma yetkisi vermedi.
Aynı zamanda ona tarihi bir görev yükledi.
Bu görev, Ermenistan’ı Güney Kafkasya’daki yeni jeopolitik gerçekliğe uyumlu hale getirmek, Türkiye ve Azerbaycan ile ilişkileri normalleştirmek ve ülkeyi izolasyondan çıkaracak adımları atmaktır.
Şimdi gözler Paşinyan’da.
Çünkü aldığı oylar ona güçlü bir siyasi meşruiyet sağladı.
Ancak bu meşruiyetin tarihe geçmesi için seçim kazanmak yetmeyecek.
Asıl belirleyici olan, bu desteği barışa, normalleşmeye ve bölgesel entegrasyona dönüştürüp dönüştüremeyeceği olacak.
Ermenistan`da Sandığın Şifresi Çözüldü: Erivan’ın Her Yöne Uzanan Yolu Ankara ve Bakü’den Geçiyor
Ermenistan’da yapılan parlamento seçimleri yalnızca bir iktidar mücadelesi değildi. Sandıktan çıkan sonuçlar, aynı zamanda ülkenin gelecekte hangi yöne gideceğine ilişkin önemli bir referandum niteliği taşıyordu.
Süper Haber
16