Ana içeriğe geç

Bahçeli terörsüz Türkiye diye başladı CHP diye bitirdi: ''Keskin sirke küpüne zarar, sokağa inmeyin'

MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında 'mutlak butlan' kararı sonrası CHP'de yaşanan liderlik krizine değinerek Özgür Özel'e kritik bir çağrıda bulundu. "Keskin sirke küpüne zarar verir" diyen Bahçeli, Özel'i sokağın hararetinden uzak durmaya ve aklıselime davet etti.

Bahçeli terörsüz Türkiye diye başladı CHP diye bitirdi: ''Keskin sirke küpüne zarar, sokağa inmeyin'
Haber3
16

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin haftalık TBMM grup toplantısında siyasete yön verecek çarpıcı açıklamalara imza attı. "Mutlak butlan" kararının ardından Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) patlak veren meşruiyet tartışmalarına ve liderlik krizine değinen Bahçeli, CHP Grup Başkanı Özgür Özel'e açık bir sağduyu çağrısında bulundu. Bahçeli, Özel'i parti içi çekişmeleri meydanlara ve sokak diline dökmemesi konusunda uyararak, "Keskin sirke küpüne zarar verir. Ateşe körükle gitmek yerine aklıselimle hareket edilmelidir" ifadelerini kullandı.

"Terörsüz Türkiye İçin İç Cepheyi Sağlam Tutmalıyız"

Konuşmasında küresel ve bölgesel gelişmelere de geniş yer ayıran MHP lideri, "Terörsüz Türkiye" hedefinden asla taviz vermeyeceklerinin altını çizdi. Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in bölgedeki kaos temelli politikalarına işaret eden Bahçeli, dış mihrakların terör örgütlerini uzaktan kumandalı birer maşa olarak sahneye sürmeye çalıştığını belirtti.

Suriye, Irak ve İran eksenindeki jeopolitik sarsıntılara karşı Türkiye'nin iç huzurunun, güvenlik mimarisinin ve kardeşlik hukukunun korunmasının her zamankinden daha hayati olduğunu vurguladı.
CHP Belediyelerine Rant ve Yolsuzluk Eleştirisi Grup konuşmasında CHP'li yerel yönetimlere yönelik sert eleştiriler de yönelten Bahçeli, belediyeler etrafında kümelenen rüşvet, yolsuzluk ve görevi kötüye kullanma iddialarının parti genel merkezine kadar sıçradığını savundu. Vatandaşa hizmet etmesi gereken makamların menfaat ilişkileri ve yönetim zafiyetleriyle anılmasını "ibretlik bir tablo" olarak nitelendiren Bahçeli, yerelde başlayan bu kurumsal çözülmenin bugün CHP yönetiminde derin bir buhrana dönüştüğünü ifade etti.

"Sokak Gürültüsüne ve Hararetine Teslim Olmayın"

CHP'nin içinde bulunduğu güncel durumu "İki ayrı yön, iki ayrı dil, iki ayrı merkez ve meşruiyet iddiası" sözleriyle özetleyen Bahçeli, ana muhalefetin bu gidişatının siyaset kurumu adına kaygı verici olduğunu dile getirdi. MHP olarak amaçlarının CHP'nin bu dağınıklığından siyasi bir rant üretmek olmadığını, aksine Türk siyasetinin ağırlığını ve millet iradesinin saygınlığını korumayı hedeflediklerini belirten Bahçeli, hukuki itilafların kalabalıkların gürültüsüne terk edilmemesi gerektiğini vurgulayarak Özgür Özel'e yönelik tarihi uyarısıyla sözlerini noktaladı.

İşte Bahçeli'nin konuşmasından satırbaşları:

Şunu açık ifade etmek gerekir. Terörsüz Türkiye iradesi samimiyetle ilerlerken bu iradeyi zehirlemek isteyen dış mahviller de boş durmamaktadır. Türkiye'nin huzura, kardeşliğe ve güvenli geleceğe yürüdüğü bir dönemde bölgesel savaşlardan, güç boşluklarından ve jeopolitik belirsizliklerden medet uman çevrelerin terör uzantılarını yeniden kullanma arayışında olduğu görülmektedir. Amerika Birleşik Devletleri'nin bölgedeki nüfuz ağı ile İsrail'in kaos siyasetinin aynı hatta buluştuğu her yerde terör örgütleri birer piyon, birer maşa, uzaktan kumandalı birer aparat olarak sahneye sürülmek istenmektedir. Suriye'nin kuzeyindeki yapılanmaların himaye kapıları araması, Irak'ın kuzeyindeki eski mevzilerin diri tutulmak istenmesi, İran sahasındaki her gerilimin farklı uzantılar üzerinden fırsata çevrilmeye çalışılması tesadüf değildir.

Bunlar Türkiye'nin iç huzurunu, kardeşlik hukukunu ve güvenlik mimarisini hedef alan daha büyük bir oyunun parçalarıdır. Bu sebeple terörsüz Türkiye hedefini korumak ihanet şebekelerinin hesabını bozmanın gereğidir. Biz terörsüz Türkiye derken içeride huzuru, dışarıda caydırıcılığı, sınırlarımızda emniyeti, bölgemizde istikrarı ve milletimizin birliğini... aynı anda savunuyoruz. Dışarıda kaos girdabı kol gezerken, savaş borazanları kulakları sağır ederken, ülkemiz jeopolitik depremlere sürüklenmek istenirken surda gedik açtırmayacağız. İşte terörsüz Türkiye hedefi bu büyük tablonun merkezindedir. İşte bu yüzden terörsüz Türkiye diyoruz. İşte bu yüzden iç cepheyi sağlam tutmak zorundayız. İşte bu yüzden kardeşlik hukukunu tahkim etmeyi yalnızca iyi niyetli bir temenni olarak değil, doğrudan doğruya milli güvenlik meselesi biçiminde ele alıyoruz. Yıllarca milli beka sözümüzle akıllarınca eğlendiler.

Türkiye'nin hangi kuşatmaları yardığını, hangi hendekleri kapattığını, sınırlarımızın hemen ötesinde, kıyılarımızın hemen karşısında nice milletler ateş çemberleri içine düşmüşken bu aziz vatanın nasıl bir huzur ve istikrar adası olarak ayakta tutulduğunu idrak edememiştir. Nitekim zaman bizi haklı çıkarmıştır. Aziz milletimiz kimin küçük hesapların, günü kurtarma telaşının peşine düştüğünü; kiminse vatan ile millet derdine ömür ve gönül verdiğini bütün çıplaklığıyla görmüş ve kavramıştır. Bugün artık hakikat daha gür, daha berrak biçimde anlaşılmaktadır.

Bu hakikatin aynasında Cumhuriyet Halk Partisi'nin içine düştüğü yönetim buhranı da... bütün çıplaklığıyla görülmektedir. CHP'li belediyeler etrafında uzun süredir biriken şaibe, iş süreçleri, rüşvet, görevi kötüye kullanma, yolsuzluk ve kamu gücünün menfaat ilişkilerine alet edildiği yönündeki peş peşe patlayan vakalar hepimizin malumudur. Vatandaşa hizmet makamı olması gereken belediyelerin Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında rant iddialarıyla, yönetim zafiyetleriyle ve kamu emanetini taşıyamama garabetiyle anılır hale gelmesi başlı başına ibretlik bir tablodur. Bugün görüyoruz ki yerelde başlayan bu çözülme dönüp dolaşıp Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'nin çatısına çökmüştür.

Ecdadımız "balık baştan kokar" demiştir. CHP'li belediyelerde kendini gösteren savrukluk, şaibe ve yönetim aczi bugün genel merkeze sirayet etmiş, parti yönetiminin içine düştüğü dağınıklığı bütün çıplaklığıyla ortaya koymuştur. Cumhuriyet Halk Partisi bugün milletin karşısına kendi iç hesaplaşmasının, koltuk kavgasının, mahkeme süreçleriyle düğümlenen yönetim krizinin ve kurumsal aklını tüketen hizip mücadelesinin gölgesiyle çıkmaktadır. Bu tablo tesadüf değildir. Bu tablo siyaseti millete hizmetin şerefli yolu olmaktan çıkarıp kişisel ikbalin, hırsın, öfkenin ve güç gösterisinin dar patikasına sıkıştıran anlayışın neticesidir. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nde bir siyasi partinin kendi hukukunu, geleneğini, kurumsallığını ve meşruiyet zeminini nasıl aşındırdığı vahim bir manzaradır. Sağduyuyla karşılanması gereken hukuki süreçlerin meydan okuyucu bir üslupla gölgelenmesi siyasi kıyametin büyük alametlerindendir. Parti içi arınma ve durulma ihtiyacının tehditkar cümleler gölgesinde kalması idari iflasın vesikasıdır. İş, düğümleri çözmek yerine yağlı urganlara sarılmak, kementleri ülke gündeminin boynuna ısrarla dolamak aziz milletimize ne fayda getirir? Buradan açıkça ifade ediyoruz.

Bizim meselemiz Cumhuriyet Halk Partisi'nin içine düştüğü dağınıklıktan siyasi kazanç üretmek değildir. Bizim meselemiz Türkiye'de siyaset kurumunun ağırlığını, millet iradesinin saygınlığını ve hukukun üstünlüğünü korumaktır. Ancak görünen köy kılavuz istemez. Cumhuriyet Halk Partisi bugün iki ayrı yön, iki ayrı dil, iki ayrı merkez, iki ayrı meşruiyet iddiası... Muhalefetin gidişatı bakımından kaygı verici bir gerçek olarak karşımızdadır. Bir tarafta hukuki zemine dönme ihtiyacı toparlanma isteğiyle buluşmaktadır. Diğer tarafta meydan okuma üzerinden güç gösterileri sergilenmekte, sokak diliyle parti içi krizi büyütme hevesi gündemin üzerine ağır bir sis misali çökmektedir. Bu noktada Cumhuriyet Halk Partisi'ne ve Sayın Özgür Özel'e düşen ateşe körükle gitmek değil, aklıselimle hareket etmektir. Zira keskin sirke küpüne zarar verir. Cumhuriyet Halk Partisi kendi içindeki çetrefilli itilafı meydanların hararetine terk etmemelidir. Serinkanlılıkla yürütülmesi gereken hukuki süreci kalabalık gürültüsüne bırakmamalıdır. Cumhuriyet'le yaşıt bir siyasi parti olmanın ağırlığı ve kurumsallığını niteliksiz sokak diline havale etmek, ölü gözünden yaş beklemekten farksızdır.

Kaynağa Git

İlgili Haberler