Ana içeriğe geç

Fatih Altaylı, Özgür Özel ile yaptığı görüşmeyi anlattı! ‘Ben onun kadar iyimser olamıyorum…’

Fatih Altaylı’ya konuşan Özgür Özel, CHP içindeki isimlerin partiye iktidar kanadından daha fazla zarar vermesinin canını sıktığını ifade etti. “Sonuna kadar mücadele edeceğiz” mesajı veren CHP lideri, yeni parti iddialarına ise kapıyı kapattı. Yaşanan süreçte partiye atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun anket şirketlerini aradığını da aktaran Özgür Özel, “Reklamcıları arayıp imajlarını düzeltecek kampanya önerileri istiyormuş” dedi ve Kılıçdaroğlu’nun oy oranına dair çarpıcı bir detay paylaştı.

Fatih Altaylı, Özgür Özel ile yaptığı görüşmeyi anlattı! ‘Ben onun kadar iyimser olamıyorum…’
Medyaradar
16

Gazeteci Fatih Altaylı, CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel ile yaptığı görüşmeye dair detayları sitesindeki köşe yazısında aktardı.

“Sesi yorgun değil ama sıkıntılıydı” diyen Fatih Altaylı, aldığı cevabı şöyle paylaştı:

“Nasıl sıkılmayayım, boşu boşuna kaybettiğimiz enerjiye mi yanayım, millet bizi birinci parti yapmışken ve giderek farkı açarken olan bitene mi yanayım, partideki bazılarının millette yarattığı hayal kırıklığına mı yanayım. Sıkılıyorum tabii ama sonuna kadar mücadele edeceğiz.”

Kendisini asıl üzen ve ruhen yaralayan durumun CHP içinden çıkıp iktidar kanadından ‘daha fazla zarar’ vermeleri olduğunu dile getiren Özgür Özel, yol haritasını ise “sonuna kadar mücadele” olarak açıkladı:

“Bize göre, hukuka göre, pek çok hukukçuya göre butlan kararı alınsa bile tedbir kararı haksız bir karar. Çünkü sonuçları olan bir karar. Buna da itiraz ettik. Kurultayı toplamak için her türlü girişimi yapıyoruz. Yapmaya devam edeceğiz. Partinin, halkın iradesi çok açık. Kemal Bey toplantı yapacak adam toplayamıyor. Görüntü veremiyor. Toplayabildiği kişilerin yarısından çoğu CHP’li değil. Kim olduğu, nereden getirildiği belli olmayan daha doğrusu belli olan tipler. CHP ile alakaları yok. Kalanı daha önce CHP’den atılmış adamlar, hem de büyük bölümü Kılıçdaroğlu zamanında atılmış adamlar. Bunlarla mı CHP’yi arındıracaklar.”

Mahkeme kararıyla partiye Genel Başkan olarak getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun anket şirketlerini arayıp, araştırma yapmasını istediğini de dile getiren Özel, “Reklamcıları arayıp imajlarını düzeltecek kampanya önerileri istiyormuş. Ancak son kamuoyu araştırmalarının sonuçları ilginç. İlk günlerde vatandaşlar durumu çok anlamamışlar ve anketlerde Kılıçdaroğlu CHP’sine oy verir misiniz sorusuna evet diyenlerin oranı yüzde 5 - 6’larda çıkıyormuş. Şimdi durum daha da vahim olmuş. Durum anlaşıldıkça Kılıçdaroğlu CHP’sine oy verenlerin oranı yüzde 1’lere düşmüş” ifadelerini kullandı.

Fatih Altaylı’ya şu an için yeni parti kurma ya da CHP’yi bırakma gibi bir niyetinin olmadığını söyleyen CHP lideri, “Sonuna kadar mücadele edeceğiz. Tüm hukuki yolları deneyeceğiz. Bu parti bizim partimiz. Bizim bu partinin örgütü ile, tabanı ile, seçmeni ile gönül bağımız var. Bu partinin seçilmiş yönetimi biziz. Niye bırakalım. Biz partiyi butlancılardan geri alacağımıza inanıyoruz” şeklinde konuştu.

Yeni parti iddialarına şu an için kapıyı kapayan Özgür Özel, “Parti içinde mücadeleyi sürdürebildiğimiz sürece yok. Olmaz. Ama şunu görürüz. Kemal Kılıçdaroğlu partiyi AK Parti’ye dayanak yapmaya devam eder, partiyi küçültür, bitirmek için çabalamaya devam eder. Bizi de CHP içinde siyaset yapamayacak hale getirir. Türkiye’yi normal bir düzleme CHP ile taşıma umudumuzu yok eder. O zaman mecburen yeni parti kurulur. Ama biz sonuna kadar uğraşmadan, her şeyi denemeden, elimizden gelenin tümünü ortaya koymadan CHP’yi bırakamayız. Vicdanımızda ‘Keşke şunu da yapsaydık’ diyecek bir tek nokta bırakmak istemiyoruz” ifadelerini kullandı.

Muharrem İnce’nin ‘genel başkanı delegeler seçsin’ önerisine de cevap veren Özel, şöyle konuştu:

“Biz de yeni parti heveslisi değiliz, yeni parti son çare, onu söyledim. Genel başkanı delegelerin değil de, tüm kayıtlı üyelerin seçmesi fikrini biz de son tüzük kurultayı öncesi gündeme getirdik. Siyasi Partiler Kanunu’na göre bunu yapamayacağımızı öğrendik. Bence de tüm üyelerin seçmesi daha doğru bir fikir. Keşke yapabilseydik. Siyasi Partiler Kanunu delegeyi zorunlu kılınca biz de şu ara yolu önerdik. Önce tüm üyeler arasında bir yoklama yapalım. Üyeler kimi birinci çıkardıysa o tek aday olarak kurultaya gitsin ve delegeler o tek adaya oy versin formülü geliştirdik. Bugün de bu yapılabilir. Kimin seçtiği önemli değil, yeter ki CHP’de bir seçim yapılsın. Bir an önce bir kurultay yapılsın.”

Fatih Altaylı’nın ‘Özgür Özel ile sohbet’ başlıklı yazısından ilgili bölüm şöyle:

Dün CHP lideri Özgür Özel aradı.

Butlan kararından bu yana doğru düzgün konuşamamıştık.

Birkaç kez aramış ulaşamamıştım. Normalde rahmetli Bülent Ecevit’ten sonra bu konuda tanıdığım en kibar siyasetçi idi.

Cep telefonunu kendi açar, cep telefonundan doğrudan kendi arar, aramalara mutlaka dönerdi. Ancak siyasette olan bitenler, cenazeler falan derken belli ki çok yoğundu.

Neyse, sonunda görüştük.

Sesi yorgun değil ama sıkıntılıydı.

“Nasıl sıkılmayayım, boşu boşuna kaybettiğimiz enerjiye mi yanayım, millet bizi birinci parti yapmışken ve giderek farkı açarken olan bitene mi yanayım, partideki bazılarının millette yarattığı hayal kırıklığına mı yanayım. Sıkılıyorum tabii ama sonuna kadar mücadele edeceğiz.” diye başladı.

“Tayyip Bey’e, AK Parti’ye, iktidara kızmıyorum. Onlarla mücadele etmek için varız burada. CHP’ye kötülük onlardan beklediğimiz şey zaten. Kendi siyasi çıkarları için öyle yapmalarına alışığız, öyle yapmaları lazım. Bizi asıl üzen eden, ruhen yaralayan, hayal kırıklığı yaratan bizim içimizden az da olsa, birkaç kişi de olsa birilerinin çıkıp onların verebileceğinden daha fazla zarar vermeleri. Bizim motivasyonumuz dışarıyla mücadele üzerine kurulmuştu. İçeriden işbirlikçilerle mücadele etmek çok ağırımıza gidiyor. Bunlar bizim eski arkadaşlarımız. Biz yıllarca onlar için siyasette vuruşmuşuz, onlar için çalışmışız. Şimdi bu yapılan ağırımıza gidiyor ama emin olun bu mücadeleler bizi güçlendiriyor” dedi.

Yol haritalarını sordum.

“Daha önce konuştuğumuz gibi sonuna kadar mücadele” dedi. “Yargı önünde hakkımızı arıyoruz. Bize göre, hukuka göre, pek çok hukukçuya göre butlan kararı alınsa bile tedbir kararı haksız bir karar. Çünkü sonuçları olan bir karar. Buna da itiraz ettik. Kurultayı toplamak için her türlü girişimi yapıyoruz. Yapmaya devam edeceğiz. Partinin, halkın iradesi çok açık. Kemal Bey toplantı yapacak adam toplayamıyor. Görüntü veremiyor. Toplayabildiği kişilerin yarısından çoğu CHP’li değil. Kim olduğu, nereden getirildiği belli olmayan daha doğrusu belli olan tipler. CHP ile alakaları yok. Kalanı daha önce CHP’den atılmış adamlar, hem de büyük bölümü Kılıçdaroğlu zamanında atılmış adamlar. Bunlarla mı CHP’yi arındıracaklar.”

Peki anketler ne diyor? Kılıçdaroğlu CHP’sinin oy oranları ne?

“Biz bir anket yaptırmadık ama beni kamuoyu araştırma şirketi sahipleri arıyor. Kılıçdaroğlu hepsini arayıp anket yapmalarını istiyormuş. Meydanlara çıkamayacağı, mitingi yapamayacağı için partinin parasını buralara harcayacak, belli. Kamuoyu araştırmaları yaptıracak. Reklamcıları arayıp imajlarını düzeltecek kampanya önerileri istiyormuş. Ancak son kamuoyu araştırmalarının sonuçları ilginç. İlk günlerde vatandaşlar durumu çok anlamamışlar ve anketlerde Kılıçdaroğlu CHP’sine oy verir misiniz sorusuna evet diyenlerin oranı yüzde 5 - 6’larda çıkıyormuş. Şimdi durum daha da vahim olmuş. Durum anlaşıldıkça Kılıçdaroğlu CHP’sine oy verenlerin oranı yüzde 1’lere düşmüş. Düşünebiliyor musunuz! Biz bu partinin yönetimine talip olduğumuz zaman şunu dedik: ‘Oy oranlarımız yüzde 13’lere düştü. Seçmende bir kırgınlık var. Yönetim değişmeden biz seçmeni ikna edemeyiz.’ Ve yüzde 13 ile aldığımız partiyi yüzde 38’e taşıdık. İlk seçimde. Ve hâlâ 1. partiydik. Şimdi bunu yeniden düşürmeyi başardılar. Bunu AK Parti yapamazdı.”

Peki bu durumda Özgür Özel’in kuracağı yeni partinin oy oranı ne oluyor?

“Ben ona hiç bakmıyorum. Bizim şu an için yeni parti kurma, CHP’yi bırakma niyetimiz yok. Sonuna kadar mücadele edeceğiz. Tüm hukuki yolları deneyeceğiz. Bu parti bizim partimiz. Bizim bu partinin örgütü ile, tabanı ile, seçmeni ile gönül bağımız var. Bu partinin seçilmiş yönetimi biziz. Niye bırakalım. Biz partiyi butlancılardan geri alacağımıza inanıyoruz.”

Yani yeni parti yok mu?

“Parti içinde mücadeleyi sürdürebildiğimiz sürece yok. Olmaz. Ama şunu görürüz. Kemal Kılıçdaroğlu partiyi AK Parti’ye dayanak yapmaya devam eder, partiyi küçültür, bitirmek için çabalamaya devam eder. Bizi de CHP içinde siyaset yapamayacak hale getirir. Türkiye’yi normal bir düzleme CHP ile taşıma umudumuzu yok eder. O zaman mecburen yeni parti kurulur. Ama biz sonuna kadar uğraşmadan, her şeyi denemeden, elimizden gelenin tümünü ortaya koymadan CHP’yi bırakamayız. Vicdanımızda ‘Keşke şunu da yapsaydık’ diyecek bir tek nokta bırakmak istemiyoruz.”

“Az önce Muharrem İnce ile konuştum. Yeni parti olmaz diyor, genel başkanı delegeler seçsin diyor. Siz ne diyorsunuz” dedim.

“Biz de yeni parti heveslisi değiliz, yeni parti son çare, onu söyledim. Genel başkanı delegelerin değil de, tüm kayıtlı üyelerin seçmesi fikrini biz de son tüzük kurultayı öncesi gündeme getirdik. Siyasi Partiler Kanunu’na göre bunu yapamayacağımızı öğrendik. Bence de tüm üyelerin seçmesi daha doğru bir fikir. Keşke yapabilseydik. Siyasi Partiler Kanunu delegeyi zorunlu kılınca biz de şu ara yolu önerdik. Önce tüm üyeler arasında bir yoklama yapalım. Üyeler kimi birinci çıkardıysa o tek aday olarak kurultaya gitsin ve delegeler o tek adaya oy versin formülü geliştirdik. Bugün de bu yapılabilir. Kimin seçtiği önemli değil, yeter ki CHP’de bir seçim yapılsın. Bir an önce bir kurultay yapılsın.”

CHP lideri ile yaptığım konuşmadan anladığım şu.

Eğer sürecin başında, Kemal Kılıçdaroğlu “Böyle bir durum oldu. Birlikte bu partiyi en kısa sürede kurultaya götürelim ve genel başkanı seçsinler. Bu dertten kurtulalım” deseydi, Özgür Özel’in bir kavga, bir tartışma başlatma niyeti yoktu.

Ancak karşı tarafın böyle bir niyeti olmadığı hatta iktidarı rahatsız eden unsurları temizlemeye geldiği anlaşılınca başka çaresi kalmadı.

Şu anda da hâlâ bir hukuki sonuç elde edebileceklerine, suyu yoluna sokabileceklerine inanıyor.

Açıkçası ben onun kadar iyimser olamıyorum.

Kaynağa Git

İlgili Haberler