Ana içeriğe geç

Nurcular içindeki kavganın odağındaki isim: Gladyo elemanı Bekir Berk’i andılar

Komünizmle Mücadele Derneği kurucularından, CIA bağlantılı Bekir Berk, ölüm yıl dönümünde Nurcular içindeki bir kesim tarafından övgülerle anıldı. Bazı Nurcular, Berk'in 'kahraman' olarak gösterilmesine tepki gösterdi. Berk'in hayattayken Fetullah Gülen'le yakın dost olduğu biliniyor

Nurcular içindeki kavganın odağındaki isim: Gladyo elemanı Bekir Berk’i andılar
Aydınlık
16

Nurcular içindeki kavganın her dönem merkezinde olan avukat Bekir Berk’in ölümünün üzerinden 34 yıl geçti. Said Nursi’nin talebesi ve avukatı olan Berk, CIA/Gladyo bağlantısı sebebiyle sıkça tartışılan bir isim.

14 Haziran 1992’de Suudi Arabistan’ın Cidde kentinden hayatını kaybeden Berk, vefatından önce cenaze namazını yakın dostu Fetullah Gülen’in kıldırmasını vasiyet etti. Bu vasiyete uyuldu ve Eyüp Sultan Camisi’ndeki cenaze namazını Fetullah Gülen kıldırdı. Cenaze törenine çok sayıda Nurcu ve Fetullahçı katıldı.

Berk’in ölüm yıl dönümünde çoğu Nurcu anma yapmazken bazı Nurcu grupların anması dikkat çekti.

Said Yüce’nin başında bulunduğu İstanbul İlim ve Kültür Vakfı, Yeni Asya Gazetesi, Risale Haber sitesi ve Muhammed Nur Sungur, Bekir Berk’i “rahmetle anıyoruz” paylaşımı yaptı. Sungur, 1986 yılında Burdur’da Fetullah Gülen’le birlikte aynı arabada yolculuk yaparken polis tarafından durdurulup gözaltına alınmıştı.

Bazı Nurcu hesaplar, sosyal medya üzerinden Bekir Berk'in kahraman olarak gösterilmesine tepki gösterdi ve şunları söyledi:

“FETÖ’nün devlete sızma ve örgütlenme süreci konuşulurken Bekir Berk ismini görmezden gelmek mümkün değildir. FETÖ’nün yayın organlarında Bekir Berk’in yıllarca 'hizmet kahramanı' olarak yüceltilmesi ve örgütsel hafızada özel bir yere oturtulmasıdır. FETÖ’nün Nurculuk zemininde meşruiyet kazanmasında Bekir Berk’in rolü neydi? FETÖ gerçeğini tam anlamıyla anlayabilmek için yalnızca sonuçlara değil, o sonuçları hazırlayan ilişki ağlarına da bakmak şarttır. Bekir Berk tartışması tam da bu nedenle önemlidir.”

Nurcular içindeki kavganın odağındaki isim: Gladyo elemanı Bekir Berk’i andılar - Resim : 1

KOMÜNİZMLE MÜCADELE DERNEĞİ KURUCUSU

Berk, Said Nursi’nin ölümünden sonra kurduğu ilişkilerle Nurcular içinde “karanlık bir yapı” kurdu. Fetullah Gülen’in Nurcular içine dahil edilmesinde etkili bir isim olduğu belirtilen Berk, aynı zamanda Komünizmle Mücadele Dernekleri’nin de kurucusuydu.

CIA’nın Türkiye’de İslamcı-muhafazakar kesim içinde faaliyet yürütmek amacıyla kurduğu Komünizmle Mücadele Dernekleri, ilk şubesini İstanbul’da açtı ve Berk de bunun merkez yönetiminde yer aldı.

Derneğin 1950-1952 yılları arasında çıkardığı “Komünizmle Karşı Mücadele” dergisinin imtiyaz sahibi de Bekir Berk’ti.

Derneğin ikinci şubesi, Erzurum’da kuruldu. Şubenin kurucuları arasında Fetullah Gülen de yer aldı. Gülen’i dernekle buluşturan ismin Bekir Berk olduğu ifade ediliyor.

Komünizmle Mücadele Dernekleri, Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ABD’ye yakınlaşma sürecinde Türk Milleti içinde psikolojik savaş faaliyetleriyle biliniyor. Dernek üyeleri, Türkiye’deki vatansever, bağımsızlıkçı, milli kuvvetlerine karşı emperyalizm lehine ABD destekli faaliyetler yürütmüştü. Türk devletinin içine yerleştirilen çok sayıda CIA bağlantılı Gladyo/FETÖ elemanları da bu yıllardan itibaren Komünizmle Mücadele Dernekleri’nde yetiştirilmişti.

SAİD NURSİ’NİN TALEBESİNİN İTİRAFLARI

Bekir Berk’in yabancı istihbarat örgütlerine çalıştığı tartışmaları Nurcular içinde hep sıcak bir konu olarak kaldı. Said Nursi’nin talebelerinden Üzeyir Şenler’in imzasının bulunduğu bir belgede, isim verilmeden Bekir Berk’e işaret edildi. 10 Şubat 2004 tarihli belgeye göre Üzeyir Şenler, Said Nursi’nin ölmeden önce Masonlar konusunda talebelerine uyarılarda bulunduğunu belirtti. Şenler’in 1950’lerin son yıllarında tanıklık ettiği olayda Said Nursi, talebelerine “Masonlara alet olacaksınız.” diyordu. Bu talebelerin de Mustafa Sungur, Zübeyir Gündüzalp ve Bayram Yüksel olduğu yazıyordu. Masonlar diye bahsedilen kişilerin aslında Bekir Berk ve çevresindeki isimler olduğu belirtiliyor.

Yine Üzeyir Şenler, Bekir Berk’in yabancı istihbarat örgütlerine çalıştığına dair diğer açıklamalarıyla da Nurcular içinde infial yarattı. Gazeteci Mustafa Aydın, 2012 yılında vefatından kısa bir süre önce Üzeyir Şenler’i ziyaret etti. Aydın’a hasta yatağında açıklamalar yapan Şenler, Bekir Berk’in istihbarata çalıştığını söyledi. Şenler, Bekir Berk’in kendisine de bu yönde bir teklif yaptığını belirtti.

Nurcuların Tahşiye grubuna mensup olan Mustafa Aydın, Dosya TV sitesinde Üzeyir Şenler’le yaptığı görüşmenin videosunu yayınladı. Videoda Şenler, Bekir Berk’in teklifini reddettiğini ancak Said Nursi’nin talebeleri Mehmet Fırıncı ve Mehmet Birinci’nin kabul ettiğini aktardı.

Nurcular içindeki kavganın odağındaki isim: Gladyo elemanı Bekir Berk’i andılar - Resim : 3

TAHŞİTECİLERİN ‘BEKİR BERK’ AÇIKLAMALARI

Tahşiye Yayınevi’nin kurucusu Mustafa Kaplan, 26 Aralık 2024’teki söyleşimizde Said Nursi’nin talebelerinden Bekir Berk, Said Özdemir ve Mehmet Kırkıncı hakkında şunları söylemişti:

“Bediüzzaman’ın (Said Nursi) kurduğu ekol tamamen mecrasından saptırılarak bir ‘paralel Nurculuk’ kurulmak istendi. Bu yeni oluşumda çalıştırılan isimler parlatılmak, asıl ekolün mensupları refüze edilerek itibarsızlaştırılmak, eserleri tahrif ederek yeni gençlere bambaşka bir inanç sistemi aşılanmak istendi.

“‘Özel Harp Dairesi’ tarafından bu iş için vazifelendirilen ‘Fetullah Gülen, Bekir Berk, Said Özdemir’ isimleri basına ve sosyal medyaya çıkmıştır, bu bilgi tartışılmaz. Yani, ‘Erzurum, İstanbul, Ankara’ merkezli Gladyo operasyonunu tam anlayabilmek için, bu merkezleri ve bu kişileri iyi tanıyıp, kimlerle faaliyet yürüttüklerini iyi izlemek gerekiyor.

“Özel Harp Dairesi elemanı Said Özdemir, Ankara merkezli bir ağ oluşturmaya başlamış. Fetullah Gülen-Mehmet Kırkıncıoğlu ikilisi Erzurum ve doğuda bir ağ örmeye başlamış. Bekir Berk de İstanbul merkezli bir ağ oluşturmaya başlamış. Vatikan’ın İstanbul Temsilcisi Marovitch ise Abdullah Yeğin kanalıyla yeni ekolün görünmeyen yönlendiricisi ve finansörü olmuştur.

“Özel Harp Dairesi üzerinden paralel Nurculuk yapılanmasının Gladyo-NATO bağlantıları, Marovitch ve Thomas Michel üzerinden Vatikan bağlantıları, dolayısıyla CIA, MI6, BND, MOSSAD -ve hâliyle de CIA’nın Türkiye seksiyonu gibi çalışan o günkü MİT- vb. ile istihbarat bağlantıları izlenebilir. Siyasi parti liderlerinin, ekonomi baronlarının, medyanın, bürokrasinin, askerî erkânın da bu paralel yapı ile ilişkileri ortaya konduğunda, tablo net görülecektir.”

YENİ ŞAFAK’IN YAYINLADIĞI BELGE

14 Ocak 2020’de Yeni Şafak’ta “FETÖ CHP’nin eseri” başlıklı haberde yayınlanan belgede, Bekir Berk ve Fetullah Gülen’in Özel Harp Dairesi’ne bağlı birer istihbaratçı olduğu ileri sürüldü. 16 Eylül 1968’de M. Şükran Özkaya imzalı olduğu iddia edilen belgede, şu ifadeler yer alıyor:

“Senatoya ulaşan çeşitli ihbar mektuplarında Nurculukla ilgili yasadışı faaliyetlerde bulunduğu ifade edilen Bekir Berk ve N. Fetullah Gülen’in araştırılması için Milli Hizmet Başkanlığına yazı gönderilmiş ve cevaben gelen bu iki ismin, özel harp dairesi tarafından, Nurcuların içerisinde istihbaratçı olarak görev yaptığı ve herhangi bir işleme gerek olmadığı arz edilmiştir.”

Nurcular içindeki kavganın odağındaki isim: Gladyo elemanı Bekir Berk’i andılar - Resim : 4
Kaynağa Git

İlgili Haberler