Ana içeriğe geç

El Niño'ya karşı sıra dışı yöntem: Yapay bulut parlaklaştırma

Bilim insanları, Pasifik Okyanusu üzerindeki bulutların yapay olarak parlatılmasının, aşırı sıcaklara yol açan El Niño'nun oluşumunu erken aşamada baskılayabileceğini ortaya koydu.

El Niño'ya karşı sıra dışı yöntem: Yapay bulut parlaklaştırma
Nefes Gazetesi
16

Yeni bir araştırma, Pasifik Okyanusu üzerindeki bulutların yapay olarak daha fazla güneş ışığını yansıtacak şekilde parlatılmasının El Niño hava olayını zayıflatabileceğini gösterdi.

Ancak uzmanlar, yöntemin henüz uygulanabilir olmadığını ve uzun vadeli sonuçlarının bilinmediğini vurguluyor.

Science Advances dergisinde yayımlanan çalışmada, bilgisayar modelleri kullanılarak deniz bulutlarının parlaklaştırılmasının El Niño'nun oluşumunu engelleyip engelleyemeyeceği incelendi. Araştırma, doğru zamanda başlatılan müdahalenin El Niño'nun küresel etkilerini önemli ölçüde azaltabileceğini ortaya koydu.

Çalışmanın başyazarı ve Chicago Üniversitesi doktora sonrası araştırmacısı Jessica Wan, iklim mühendisliği çalışmalarının bugüne kadar çoğunlukla tüm gezegeni soğutmaya odaklandığını, bu araştırmanın ise belirli bir iklim olayını hedef alan daha sınırlı bir yaklaşım sunduğunu belirtti.

Araştırmanın çıkış noktası, 2019-2020 yıllarında Avustralya'da yaşanan "Black Summer" orman yangınları oldu. Yangınlardan atmosfere yükselen duman parçacıklarının bulutları daha parlak hale getirerek güneş ışığını uzaya geri yansıttığı ve bunun La Niña döneminin oluşumuna katkıda bulunduğu daha önceki araştırmalarda gösterilmişti.

Bilim insanları bu doğal süreçten ilham alarak, Pasifik'te geniş bir alanda deniz tuzu parçacıklarının atmosfere püskürtülmesiyle benzer bir etkinin yapay olarak oluşturulup oluşturulamayacağını modelledi.

Bu yöntemin teorik olarak, özel püskürtme sistemleriyle donatılmış gemiler aracılığıyla deniz tuzunun alt atmosfere gönderilmesiyle uygulanabileceği belirtiliyor.

Araştırmacılar, 1997-1998 ile 2015-2016 yıllarında yaşanan güçlü El Niño olaylarını simüle etti. Sonuçlara göre müdahalenin haziran ayında başlatılıp takip eden şubat ayına kadar sürdürülmesi en etkili senaryo olarak öne çıktı.

Modeller, bu uygulamanın El Niño'nun neden olduğu sıcaklık ve yağış değişimlerinin büyük bölümünü tersine çevirebildiğini gösterdi. El Niño sırasında normalde daha sıcak hale gelen bölgelerin serinlediği, daha fazla yağış alan bölgelerin ise daha kurak koşullara döndüğü görüldü.

YAN ETKİLERİ OLABİLİR

Bununla birlikte araştırmacılar, yöntemin uygulanmasının önünde ciddi teknik engeller bulunduğunu belirtiyor. Geliştirilmekte olan püskürtme sistemlerinin henüz gerekli miktarda deniz tuzunu atmosfere taşıyabilecek kapasiteye ulaşmadığı, etkili bir uygulama için yaklaşık 2 bin 400 gemiye ihtiyaç duyulacağı hesaplanıyor.

Araştırma ayrıca, El Niño'nun ortadan kaldırılmasının dünyanın tüm bölgeleri için olumlu sonuç vermeyeceğini de ortaya koydu. Bilgisayar modelleri, Avrupa ve Asya'nın bazı kesimlerinde beklenmedik ısınma gibi istenmeyen yan etkiler oluşabileceğini gösterdi.

Jessica Wan, çalışmanın uzun vadeli etkileri incelemediğini belirterek, deniz bulutlarının sürekli parlaklaştırılması halinde iklim sistemi üzerinde ne gibi sonuçlar doğabileceğinin henüz bilinmediğini söyledi.

İklim mühendisliği uygulamaları, sera gazı emisyonlarını azaltma çabalarını zayıflatabileceği gerekçesiyle eleştirilse de Wan, küresel ısınmanın artık tamamen durdurulamayacak bir noktaya geldiğini ve bu nedenle en yıkıcı etkileri azaltabilecek yöntemlerin araştırılmasının gerekli olduğunu ifade etti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler