Millî Savunma Bakanlığı, son günlerde Türkiye’nin gündemindeki en önemli dış politika ve savunma başlıklarından biri hâline gelen S-400 sistemlerinin geleceğine ilişkin açıklamada bulundu. HAVELSAN’ın Ankara Teknoloji Kampüsü’nde düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında Bakanlık kaynaklarına, Rus yapımı S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemlerine ilişkin çalışmalar soruldu.
AK Parti'den S-400 açıklaması: S-400 meselesi ile F-35 meselesinin zırnık kadar alakası yok
S-400’LER İÇİN “ÇOK YÖNLÜ ÇALIŞMA” MESAJI
Bakanlık kaynakları, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemlerinin geleceğine ilişkin soruya şu cevabı verdi:
“S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemleri ile ilgili çalışmalar çok yönlü olarak devam etmektedir. Somut gelişmeler olduğunda kamuoyuyla paylaşılacaktır.”
Açıklamada, yürütülen çalışmaların içeriğine ve S-400’lerin olası bir üçüncü ülkeye devrine ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.
Son günlerde Türkiye’nin S-400 sistemlerini Rusya’nın onayıyla Birleşik Arap Emirlikleri veya Katar’a satabileceği ileri sürülmüştü. Kremlin de sistemlerin geleceğine ilişkin Ankara ile görüşmelerin sürdüğünü doğrulamış ancak herhangi bir satış anlaşmasının kesinleştiğini açıklamamıştı.
S-400’lerin üçüncü bir ülkeye devredilmesinin, Türkiye’nin ABD’nin CAATSA yaptırımlarından çıkarılması ve F-35 programına yeniden dönmesi için oluşturulan seçeneklerden biri olduğu öne sürülüyor.
AVRUPA PARLAMENTOSUNA KIBRIS TEPKİSİ
MSB, Avrupa Parlamentosunun Kıbrıs Barış Harekâtı’na ilişkin kararına da sert tepki gösterdi.
Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik iddiaların reddedildiği açıklamada şöyle denildi:
“Kıbrıs Barış Harekâtı hakkında kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan mesnetsiz, akıl dışı ve alçakça iddiaları ve alınan kararı şiddetle reddediyoruz.”
Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı saldırıların ve zorunlu göçlerin görmezden gelindiğini belirten Bakanlık, kararın Rum tarafının tezlerine dayanan tek taraflı bir yaklaşımın sonucu olduğunu savundu.
Türkiye’nin garantör devlet sıfatıyla uluslararası anlaşmalardan doğan haklarını kullanarak Kıbrıs Barış Harekâtı’nı gerçekleştirdiği kaydedilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Türk askerinin Ada’daki varlığı yarım asrı aşkın süredir barışın, güvenliğin ve istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme konusunda bugün her zamankinden daha fazla kararlıdır.”
20 TEMMUZ’DA KKTC’DE SOLOTÜRK GÖSTERİSİ
MSB, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 52’nci yıl dönümü dolayısıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde düzenlenecek etkinlikleri de açıkladı.
Buna göre Girne’de TCG Gökova, TCG Tufan ve TCG Dolunay liman ziyareti gerçekleştirecek. SOLOTÜRK gösteri uçuşu düzenleyecek, Lefkoşa semalarında ise muharip uçak geçişi yapılacak.
“İSRAİL’İN SALDIRILARI MÜZAKERELERİ BALTALAMAYI AMAÇLIYOR”
Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Bakanlık, İsrail’in Lübnan ve Filistin’de sivillere yönelik saldırılarını kınadı.
Aktürk, İsrail’in saldırılarının işgal ve ilhak politikalarının bir yansıması olduğunu savunarak şu açıklamayı yaptı:
“İsrail’in işgal ve ilhak politikalarının yansıması olan bu saldırılar, nihai aşamaya gelen müzakereleri de baltalamayı amaçlamaktadır. Tarafların yapıcı bir anlayışla müzakereleri tamamlamasının bölgemizin ve dünyanın barış, refah ve istikrarına hizmet edeceğini yineliyoruz.”
TÜRK SAVAŞ GEMİLERİ 18 YIL SONRA LAZKİYE’DE
Türkiye ile Suriye arasındaki askerî ilişkilerin geliştirilmesine yönelik çalışmalara ilişkin de bilgi verildi.
Deniz Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyetin, 13 Temmuz’da TCG İstanbul, TCG Bora, TCG Tufan, TCG Gemlik ve TCG Heybeliada ile Suriye’nin Lazkiye Limanı’nı ziyaret ettiği açıklandı.
Türk Deniz Kuvvetlerine ait gemilerin Lazkiye Limanı’nı 18 yıl sonra ilk kez ziyaret ettiği belirtilirken Suriye Deniz Kuvvetleri Komutanı ile heyetler arası görüşmeler gerçekleştirildiği ve askerî limanda incelemelerde bulunulduğu bildirildi.
Bakanlık, iki ülke arasındaki ilişkilerin farklı alanlara yayılmasının ve Suriye Deniz Kuvvetlerinin kapasitesinin geliştirilmesinin bölgesel istikrara katkı sağlayacağını belirtti.
TÜRKİYE İLE MISIR ARASINDA SAVUNMA İŞ BİRLİĞİ
Türkiye ile Mısır arasındaki askerî ve savunma ilişkilerinin son dönemde yeni bir ivme kazandığı da ifade edildi.
Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Mısır Savunma ve Askerî Üretim Bakanı arasında “Savunma İş Birliği İyi Niyet Mektubu” imzalandığı hatırlatıldı.
Haziran ayında iki ülkede hava unsurlarının katılımıyla gerçekleştirilen tatbikatların birlikte çalışabilirlik ve müşterek harekât kapasitesine katkı sağladığı belirtildi.
Bakanlık, imzalanan belgenin savunma ve güvenlik alanındaki ilişkilerin kurumsal zeminde derinleştirilmesine yönelik ortak iradeyi ortaya koyduğunu bildirdi.
SON BİR HAFTADA ÜÇ PKK’LI TESLİM OLDU
Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele faaliyetleri hakkında da bilgi veren Aktürk, son bir hafta içerisinde üç PKK mensubunun teslim olduğunu açıkladı.
Harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcıların yanı sıra mağara, sığınak ve barınakların tespit ve imha çalışmalarının sürdüğü belirtildi.
HUDUTLARDA 404 KİŞİ YAKALANDI
Hudut güvenliğine ilişkin son veriler de kamuoyuyla paylaşıldı.
Son bir haftada yasa dışı yollarla sınırı geçmeye çalışan 404 kişinin yakalandığı, 701 kişinin ise sınırı geçemeden engellendiği açıklandı.
Böylece 1 Ocak’tan bu yana yasa dışı geçiş girişimi sırasında yakalananların sayısı 6 bin 19’a, sınırı geçemeden engellenenlerin sayısı ise 41 bin 830’a ulaştı.
PAKİSTAN VE AFRİKA DENİZ KUVVETLERİ ZİRVESİ TEMASLARI
Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler’in son bir hafta içerisinde Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı’nı kabul ettiği bildirildi.
Genelkurmay Başkanı’nın Pakistanlı komutana Türk Silahlı Kuvvetleri Üstün Hizmet Madalyası verdiği, Güler’in ayrıca “Türkiye’nin Savunma Stratejisi ve Kapasitesi” başlıklı bir konferans gerçekleştirdiği aktarıldı.
Amfibi Kolordu Komutanı’nın 20-24 Temmuz tarihlerinde Fas’ın başkenti Rabat’ta düzenlenecek 2026 Afrika Deniz Kuvvetleri Zirvesi’ne katılacağı da açıklandı.
Hava Kuvvetleri Komutanlığının ise 14 Temmuz’da Doğu Akdeniz’deki Deniz Muhafızı Harekâtı kapsamında Hava İhbar Kontrol uçağıyla görev uçuşu yaptığı bildirildi.
ASKERÎ ÖĞRENCİ SEÇİMLERİ 7 AĞUSTOS’A KADAR SÜRECEK
Millî Savunma Üniversitesi 2026 yılı askerî öğrenci temini seçim aşaması faaliyetlerinin 7 Ağustos’a kadar devam edeceği açıklandı.
Adayların, 15 Temmuz-31 Ağustos tarihleri arasında Kredi ve Yurtlar Kurumuna bağlı yurtlardan yararlanabileceği kaydedildi.
HAVELSAN’IN 44’ÜNCÜ YILI
Toplantının düzenlendiği HAVELSAN’ın savunma sanayisindeki çalışmalarına da dikkat çekildi.
1982 yılında kurulan şirketin komuta kontrol, simülasyon, eğitim, otonom sistemler, siber güvenlik, bilgi ve iletişim teknolojileri alanlarında yerli çözümler geliştirdiği belirtildi.
ADVENT Savaş Yönetim Sistemi, Hava Muharebe Bilgi Sistemi, BARKAN, KAPGAN, BOZBEY, BAHA ve SANCAR gibi platformların HAVELSAN tarafından geliştirildiği hatırlatıldı.
Aktürk, şirketin 44’üncü kuruluş yıl dönümünü kutlayarak savunma sanayisine katkı sunan çalışanlara başarı dileklerini iletti.
S-400’LERİN BAE VEYA KATAR’A SATILACAĞI İDDİA EDİLMİŞTİ
MSB’nin açıklaması, Türkiye’nin elindeki S-400 sistemlerini Rusya’nın onayıyla bir Körfez ülkesine devretmeye hazırlandığı yönündeki haberlerin ardından geldi.
Kulislerde olası alıcılar arasında Birleşik Arap Emirlikleri ile Katar’ın bulunduğu ileri sürüldü. Planın, Türkiye’nin ABD yaptırımlarından çıkması ve F-35 savaş uçağı programına yeniden katılmasının önündeki en önemli engellerden birini ortadan kaldırmayı amaçladığı savunuldu.
Ancak Türkiye, Rusya, BAE veya Katar’dan sistemlerin satışının kesinleştiğine ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı.
KREMLİN: TÜRKİYE İLE TEMAS HÂLİNDEYİZ
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, 10 Temmuz’da kendisine yöneltilen soru üzerine S-400 sistemlerinin geleceği hakkında Türkiye ile temas yürüttüklerini açıklamıştı.
Konuyu “son derece hassas” olarak nitelendiren Peskov, “Türk tarafıyla bu konuda temas hâlindeyiz ve temaslarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” demişti. Kremlin’in açıklaması Ankara-Moskova görüşmelerini doğrularken, sistemlerin bir Körfez ülkesine satılmasına ilişkin anlaşmanın tamamlandığı anlamına gelmiyor.
S-400’lerin Türkiye tarafından üçüncü bir ülkeye devredilmesi için tedarik sözleşmesindeki şartlar nedeniyle Rusya’nın onayının gerekebileceği değerlendiriliyor.
S-400’LER, F-35 VE CAATSA DÜĞÜMÜNÜN MERKEZİNDE
Türkiye’nin Rusya’dan S-400 satın alması, Ankara ile Washington arasında uzun süredir devam eden savunma krizine neden olmuştu.
ABD, sistemlerin NATO altyapısı ve F-35 savaş uçakları açısından güvenlik riski oluşturduğunu savunarak Türkiye’yi F-35 üretim ve tedarik programından çıkarmış, 2020’de CAATSA kapsamında yaptırım uygulamıştı. Ankara ise S-400’lerin NATO sistemlerine entegre edilmeyeceğini belirterek ABD’nin güvenlik kaygılarını reddetmişti.
ABD mevzuatında Türkiye’nin F-35 programına dönebilmesi için S-400 sistemlerini elinde bulundurmamasını öngören hükümler bulunuyor. Bu nedenle S-400’lerin üçüncü bir ülkeye devri, CAATSA yaptırımları ile F-35 başlığının çözümünde olası formüllerden biri olarak değerlendiriliyor.
Erdoğan’ın 2019’daki S-400 sözleri yeniden gündemde: Kimse bizden tükürdüğümüzü yalamamızı beklemesin
HAKAN FİDAN: YAKINDA SONUÇ ALMAYI UMUYORUZ
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Türkiye ile ABD arasında CAATSA yaptırımları ve F-35 programı konularında siyasi irade bulunduğunu, ilgili bakanlıkların çözüm için çalıştığını açıklamıştı.
Fidan, iki konunun da ABD yasalarına tabi olduğunu belirterek, “İnşallah yakın zamanda bir neticeye ulaşacağız” ifadelerini kullanmıştı. ABD Başkanı Donald Trump ise Ankara’daki NATO Zirvesi sırasında yaptırımları kaldırmayı planladığını söylemiş ancak F-35 satışına ilişkin nihai kararını henüz vermediğini belirtmişti.