Rekabet Kurumu, 2026 yılının ilk altı aylık dönemine ilişkin faaliyet raporunu ve devam eden soruşturmalara dair gelişmeleri kamuoyuyla paylaştı.
Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, uygulanan yaptırımların temel amacının ceza kesmek değil, piyasalarda sürdürülebilir rekabet ortamını ve tüketici refahını sağlamak olduğunu vurguladı.
YILIN İLK YARISINDA 17 MİLYAR LİRALIK YAPTIRIM
Yılın ilk yarısında dijital platformlar, ödeme sistemleri, iş gücü ve geleneksel gıda pazarları başta olmak üzere pek çok sektörün mercek altına alındığını ifade eden Küle, öne çıkan verileri şöyle sıraladı:
Yılın ilk 6 ayında 209 teşebbüs hakkında toplam 17 milyar lira tutarında idari para cezası kararlaştırıldı.
Hibrit sebze ve meyve tohumu pazarında rekabete hassas bilgi paylaşımında bulunan şirketlere 189 milyon lira ceza uygulandı. Tarla bitkileri tohumu pazarındaki soruşturma ise sürüyor.
Google Play Store, Mastercard ve Visa dosyalarında piyasadaki yenilikçiliği ve rekabeti korumaya yönelik kararlar alındı.
Halihazırda yürütülen 47 aktif soruşturma ile dijital platformlardan eğitime, iş gücünden gıdaya kadar geniş bir alandaki rekabet ihlalleri inceleniyor.
SÜT SORUŞTURMASINDA SON AŞAMA VE BİRLEŞME KARARLARI
Çiğ süt piyasası ile kamuoyunda "süt karşılığı yem" olarak bilinen uygulamaya ilişkin soruşturmalarda incelemelerin tamamlanmak üzere olduğunu belirten Küle, bu dosyaların yakın zamanda karara bağlanacağını aktardı.
Ayrıca yatırım ortamının desteklenmesi kapsamında, Uber'in Türkiye'ye yönelik 500 milyon dolarlık yatırım taahhüt paketi çerçevesinde Getir'in belirli faaliyetlerini devralması işlemine izin verildiği hatırlatıldı.
YILIN İKİNCİ YARISINDA "YAPAY ZEKA DESTEKLİ PROAKTİF DENETİM"
Gelecek döneme ilişkin stratejileri de açıklayan Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, algoritmalar, veri ekonomisi ve yapay zeka temelli analiz modellerinin kurumsal süreçlere entegre edileceğini söyledi.
Özellikle ihale piyasalarında rekabet risklerini önceden tespit eden önleyici politika anlayışına geçileceğini belirten Küle, amaçlarının ihlal oluştuktan sonra müdahale etmek yerine riskleri kaynağında engellemek olduğunu kaydetti.