Ana içeriğe geç

EMEP'li Karaca'dan 'Yusuf Ziya Gümüşel' tepkisi: 'Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesi derhal kaldırılmalı'

EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 217/A maddesinin derhal yürürlükten kaldırılmasını gerektiğini belirterek, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması çağrısında bulundu.

EMEP'li Karaca'dan 'Yusuf Ziya Gümüşel' tepkisi: 'Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesi derhal kaldırılmalı'
Cumhuriyet
16

EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında tutuklu gazeteciler, basın özgürlüğü ve çocuk istismarı davasında hüküm giyen Yusuf Ziya Gümüşel’in tahliyesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bir ülkede gazetecilerin tutuklu olup olmamasının yalnızca basın özgürlüğünün durumunu değil, iktidarın toplumla nasıl bir ilişki kurduğunu da gösterdiğini söyleyen Karaca, Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Nadiye Gürbüz ve Müslüm Koyun’un yaklaşık beş aydır tutuklu bulunduğunu, haklarında hâlâ iddianame hazırlanmadığını ifade etti.

İnsanların aylarca özgürlüklerinden mahrum bırakıldığını ancak neyle suçlandıklarının ve hangi delillere dayanılarak tutuklu tutulduklarının ortaya konulamadığını belirten Karaca, hukukun "insanların önce cezalandırılıp sonra suç icat edileceği bir korkutma ve sindirme mekanizmasına dönüştürüldüğünü" söyledi.

Tutuklu gazetecilerin cezaevinden gönderdiği mektuplarda haberleri nedeniyle tutuklandıklarını ifade ettiklerini aktaran Karaca, söz konusu gazetecilerin kadınların mücadelesini, işçilerin grev ve direnişlerini, ekolojik yıkıma karşı verilen mücadeleleri, adalet arayan annelerin ve geleceğini savunan gençlerin sesini haberleştirdiğini dile getirdi.

Gerçekleri haber yapan gazetecilerin sürekli soruşturmalar, davalar ve tutuklamalarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Karaca, meselenin yalnızca gazeteciler olmadığını belirterek, işçilerin yaşadığı hak gasplarının, kadınların şiddete karşı mücadelesinin, çevre talanının ve hak ihlallerinin haberleştirilmediğinde görünmez hale geldiğini söyledi.

ETHA çalışanlarının "ispatsız, delilsiz, iddianamesiz ve mesnetsiz" şekilde tutuklanmasının bu görünmezleştirme pratiğinin bir parçası olduğunu savunan Karaca, şu anda 11 gazetecinin gazetecilik faaliyetleri nedeniyle cezaevinde bulunduğunu söyledi.

"217/A MADDESİ DERHAL İLGA EDİLMELİ"

Son bir yılda gazetecilere yönelik 67 gözaltı işleminin 20’sinin Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesinde düzenlenen "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasına dayandırıldığını belirten Karaca, yasanın yürürlüğe girmesinden bu yana en az 110 dava açıldığını, buna karşın kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarının neredeyse bulunmadığını ifade etti.

Karaca, bu durumun düzenlemenin çoğu zaman ceza vermekten çok gazetecilik faaliyetlerini engellemek ve halkın haber alma hakkını sınırlandırmak amacıyla kullanıldığını gösterdiğini belirterek, söz konusu yasa maddesinin derhal yürürlükten kaldırılması gerektiğini söyledi. Bu konuda Meclis’e kanun teklifi verdiklerini hatırlatan Karaca, teklifin bir an önce işleme alınması için komisyonu harekete geçmeye çağırdı.

Cezaevindeki gazetecilerin yalnızca basın özgürlüğü için değil, toplumun gerçekleri öğrenme hakkı için de "bedel" ödediğini söyleyen Karaca, Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Nadiye Gürbüz, Müslüm Koyun ve tüm tutuklu gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını, iddianamesiz tutukluluk uygulamalarına son verilmesini ve gazetecilik faaliyetlerinin suçlama konusu olmaktan çıkarılmasını istedi.

GÜMÜŞEL’İN TAHLİYESİNE TEPKİ

Karaca, ayrıca 6 yaşındaki kızı H.K.G.’yi, 29 yaşındaki müridi Kadir İstekli’nin "dini nikâh" adı altında cinsel istismarına maruz bırakması nedeniyle 19 yıl 9 ay hapis cezası alan, Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in verilen cezanın iki yılını bile çekmeden sağlık gerekçesiyle serbest bırakıldığını hatırlattı.

Bu kararın yıllardır çocukların değil tarikatların korunduğunu gösterdiğini savunan Karaca, gazetecilerin, ağır hasta mahpusların ve muhaliflerin hukuk güvencelerinden yararlanamadığını, buna karşın söz konusu kişinin tahliye edildiğini söyledi. Tarikat sözcülerinin tahliye için görüşmeler yaptıklarını ve emeği geçenlere teşekkür ettiklerini açıkladığını belirten Karaca, "Kim ya o çocuk istismarı davasının hükümlüsünün tahliyesinde emeği geçenler? Kimdir tarikatları çocukların adalet hakkından daha değerli görenler" diye sordu.

İstismar davasında cezaevi kapılarının tarikat şeyhlerinin ricasıyla açıldığını öne süren Karaca, kadınlar ve çocuklar için ceza artırımı çağrısı yapanların, verilen cezaların uygulanması aşamasında ortadan kaybolduğunu belirtti.

Sorunun yasaların yetersizliği değil, yasaların tarikatlara ve siyasi nüfuza göre uygulanması olduğunu ifade eden Karaca, "Tarikatların değil çocukların, cemaatlerin değil kadınların, siyasi pazarlıkların değil hukukun sözü geçene kadar mücadele etmeye devam edeceğiz" dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler