Ana içeriğe geç

Yaz sonu altın ne kadar olacak? Ekonomist Sefer Humar'dan çarpıcı analiz

Altın fiyatları savaşın bitmesine rağmen beklenen ivmeyi yakalayamadı. Peki yükselecek mi? Altında yukarı yönlü hareket ne zaman başlayacak? Fed’in faiz kararını değerlendiren Ekonomist Dr. Sefer Humar, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a piyasaların yön arayışında olduğunu belirterek altın ve borsa yatırımcısı için altın değerinde uyarılarda bulundu.

Yaz sonu altın ne kadar olacak? Ekonomist Sefer Humar'dan çarpıcı analiz
TGRT Haber
16

Altın, gümüş ve borsa yatırımcısının merakla beklediği faiz kararı geldi. ABD Merkez Bankası (Fed) faiz kararını sabit tutarak piyasalara "bekle-gör" mesajı verirken, küresel piyasalarda nefesler tutuldu. Yeni Fed Başkanı Kevin Warsh döneminin ilk faiz kararını nasıl okumalıyız?

Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş’a konuşan Ekonomist Dr. Sefer Humar, Amerika'daki değişimi ve faiz kararını değerlendirerek bu kararın piyasalara ve ülkemize getirilerinden bahsetti. "Borsada manşet yönü belirler ama kazancı bilanço yazar" diyen Humar, özellikle yaz sonuna kadar altın ve borsa özelinde takip edilmesi gereken rakamları tek tek açıkladı. Türkiye'deki altın yatırımcısının da aklındaki sorulara cevap veren uzman isim, yaz sonu için altın fiyatlarında beklenen rakamları paylaştı.

ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini beklentiler doğrultusunda %3,50-%3,75 aralığında sabit bıraktı. Böylece üst üste 4. kez faiz değişmemiş oldu. Öte yandan yeni Fed Başkanı Kevin Warsh’ın da ilk faiz kararı gerçekleşti. Bu faiz kararı piyasaları nasıl etkiler? En çok hangi sektörler ve enstrümanlar etkilenir?

Dr. Sefer Humar: Ben piyasaları değerlendirirken her zaman şunu merkeze koyuyorum: Fiyatlar artık sadece ekonomik verilerle değil, beklenti psikolojisiyle de hareket ediyor. Yani bugün Fed’in aldığı bir karar kadar, yarın ne yapabileceğine dair algı da en az o kadar belirleyici hâle gelmiş durumda. Faizin sabit bırakılması da bana göre aslında net bir mesaj: “Acele etme, veri görmeden yön verme.”

Benim şahsi görüşüm şu: Piyasalar şu anda ne net bir yükseliş trendinde ne de sert bir düşüş trendinde. Daha çok yön arayışı içinde, sıkışmış ama aynı zamanda nefes alan bir yapı var. Böyle dönemlerde ben hep aynı cümleyi kurarım:

“Piyasa yönsüz görünür ama aslında sabırlıyı ödüllendirecek zemini hazırlar.”

Türkiye tarafına baktığımızda ise tablo biraz daha iç dinamiklerle şekilleniyor. Kur, enflasyon, şirket bilançoları ve beklenti yönetimi aynı anda fiyatlanıyor. Bu yüzden Türkiye piyasasını okurken tek bir değişkene bakmak yeterli olmuyor. Benim yaklaşımımda her zaman şu vardır: “Manşet değil, derinlik önemlidir.”

PARA PİYASADA SEÇİCİ

Fed’in faizi sabit bırakması benim gözümde piyasaya verilen en net mesajlardan biri: Şu an agresif bir yön değişimi yok. Bu, kısa vadede volatiliteyi azaltır ama aynı zamanda güçlü trendlerin oluşmasını da geciktirir. Yani piyasa bir anlamda “nefes alma ve veri bekleme” sürecine girer.

Benim şahsi değerlendirmem şu: Bu tür dönemlerde para piyasaya girer ama çok seçici girer. Eskisi gibi geniş tabanlı yükselişler yerine, sadece güçlü bilançoya sahip şirketlerin öne çıktığı bir yapı görürüz. Teknoloji hisseleri tamamen geri çekilmez ama daha filtreli ilerler. Bankacılık ve enerji tarafı ise daha dengeli bir performans sergiler.

Ben bunu hep şöyle özetlerim: “Para artık her hikâyeye değil, güçlü hikâyeye gider.”

Bu yüzden yatırımcı açısından en önemli konu hız değil, seçiciliktir. Çünkü böyle dönemlerde yanlış seçim, tüm portföy performansını aşağı çekebilir.

Faiz kararının Türkiye’de borsaya yansıması nasıl olur?

Dr. Sefer Humar: Benim Türkiye borsasına bakışımda Fed kararı genelde dolaylı bir etkidir. Asıl belirleyici içerideki şirket dinamikleri ve makro görünüm olur. Fed sadece küresel risk iştahının tonunu belirler.

Eğer küresel risk iştahı bozulmazsa Borsa İstanbul’da sert ve yaygın bir satış baskısı beklemem. Ama aynı şekilde güçlü ve kalıcı yabancı girişinin de hemen oluşmasını beklemek doğru olmaz. Daha çok hisse bazlı, seçici ve dengeli bir piyasa görürüz.

Ben özellikle şuna dikkat ediyorum: Defter değerleri düşük, nakit akışı güçlü ve borçluluğu yönetilebilir şirketler bu dönemlerde öne çıkar. Çünkü piyasa artık “ucuz mu, pahalı mı?” değil, “sürdürülebilir mi?” sorusuna bakıyor.

Benim sık kullandığım bir ifade var: “Borsada manşet yönü belirler ama kazancı bilanço yazar.”

Türkiye tarafında da giderek daha fazla şirket bazlı fiyatlama gördüğümüz bir dönemdeyiz.

Ons ve gram altında nasıl bir tepki beklenir?

Dr. Sefer Humar: Altın tarafında Fed’in faizi sabit bırakması genelde büyük bir trend kırılımı yaratmaz. Çünkü altının asıl belirleyicisi faizden çok reel faiz ve güven algısıdır. Bu nedenle ben bu dönemi daha çok yatay ama dalgalı bir piyasa olarak görüyorum.

Ons altın tarafında güçlü yukarı hareketler için yeni bir katalizör gerekir. Şu anki ortamda ise bant hareketi daha olası. Gram altın ise Türkiye’de kur etkisi nedeniyle ons altından zaman zaman ayrışarak daha oynak bir yapı sergileyebilir.

Ben altını hep şöyle tanımlarım: “Altın hızla koşan değil, uzun vadede denge kuran bir değerdir.”

Dolayısıyla burada mesele kısa vadeli yön tahmini değil, doğru seviyeyi sabırla beklemektir.

GRAM ALTIN İÇİN RAKAMI AÇIKLADI

Yaz sonuna kadar ons ve gram altın için fiyat beklentisi nedir?

Dr. Sefer Humar: Benim şahsi beklentim, yaz sonuna kadar altın tarafında net bir trend yerine bant hareketinin devam edeceği yönünde. Ons altında yukarı ve aşağı yönlü denemeler olsa da kalıcı kırılımlar için güçlü bir makro değişim gerekir.

Gram altın tarafında ise Türkiye’de kur etkisi nedeniyle daha geniş bir bant hareketi görme ihtimali var. Bu yüzden gram altın, ons altına göre biraz daha oynak ve dinamik bir yapı sergileyebilir.

Benim kendi beklenti aralığımda gram altın için 5.750–7.000 TL bandı oldukça makul bir hareket alanı olarak öne çıkıyor. Yani burada ne keskin bir yükseliş trendinden ne de kalıcı bir düşüşten bahsetmek doğru olur. Daha çok yukarı yönlü denemelerin olduğu ama her yükselişin dengelendiği bir yapı görüyoruz.

Ben bunu şöyle özetliyorum: “Piyasa artık yön değil, denge üretiyor.”

Altın tarafında da benim bakışım net: Bu dönem hızlı kazanç değil, sabırlı pozisyon alma dönemidir. Çünkü piyasada en büyük farkı yaratan şey hız değil, disiplinli duruştur.

Kaynağa Git

İlgili Haberler