Ana içeriğe geç

Bilim insanları pamuk şekerden hafif iki Jüpiter boyutlu gezegen buldu

Dünyadan 1.110 ışık yılı uzaklıktaki bir yıldızın etrafında dönen iki gezegen, pamuk şekerden bile düşük yoğunluklu şimdiye dek bulunan en büyük ötegezegenler ve büyük ölçüde hidrojen ile helyumdan oluşuyor olabilir.

Bilim insanları pamuk şekerden hafif iki Jüpiter boyutlu gezegen buldu
Euronews Türkçe
16

Astronomlar, pamuk şekerden bile hafif, 'süper-puf' olarak adlandırılan, Jüpiter büyüklüğünde iki dev gezegen keşfetti; bu gezegenler, Dünya'dan 1.000 ışık yılından daha uzaktaki bir yıldızın yörüngesinde dolanıyor.

Oxford Üniversitesi'nden ve araştırmanın başyazarı George Dransfield'a göre, bu son derece hafif ikili, böylesine düşük yoğunluğa sahip şimdiye kadar bulunmuş en büyük ötegezegenler ve kendi boyutlarında bilinen en hafif gezegenler.

"Bu iki gezegenin yoğunluğu, kutudan yeni sıkılmış güzel bir tıraş köpüğü yığınıyla kıyaslanabilir," diyen Dransfield ve ekibi, bulgularını Monthly Notices of the Royal Astronomical Society dergisinde yayımladı.

Dransfield, bulut örtüsüne bağlı olarak gezegenlerin muhtemelen beyaz ya da mavi, kesinlikle pamuk şekeri pembesi olmadığını düşünüyor. Büyük olasılıkla çoğunlukla hidrojen ve helyumdan oluşuyorlar; kimyasal bileşimlerini doğrulamak için ise NASA'nın Webb Uzay Teleskobu ile yapılacak takip gözlemlerine ihtiyaç duyulacak.

NASA'nın TESS uydusu tarafından tespit edilen iki gezegen, güney gökyüzündeki Volans (Uçan Balık) takımyıldızında yer alan ve Dünya'dan yaklaşık 1.110 ışık yılı uzaklıktaki bir yıldızın etrafında dönüyor. Bir ışık yılı yaklaşık 9,7 trilyon kilometreye karşılık geliyor.

Karşılaştırmak gerekirse Jüpiter, bu ikiliden yaklaşık 35 kat daha yoğun.

Süper-puf gezegenlere nadiren rastlanıyor. Bugüne kadar NASA'nın kataloğuna giren yaklaşık 6.300 ötegezegen arasında bunlardan doğrulananların sayısı 40'ı bulmuyor. Bu tür gezegenlerin, yeni doğan yıldızların etrafındaki gaz açısından zengin disklerde oluştuğu ve zamanla kütlelerinin büyük bölümünü kaybettikleri düşünülüyor.

"Sonuçta, nadir gezegen türlerini barındıran bu sıra dışı sistemleri inceleyerek gezegen oluşumu bulmacasına yeni parçalar ekliyor ve kozmostaki yerimiz hakkında daha fazla şey öğreniyoruz," dedi Dransfield.

Kaynağa Git

İlgili Haberler