Eski gazetecilerin hep dile getirdiği bir konudur emek haberciliği. “Eskiden 1. sayfada muhakkak bir haber olurdu” en çok duyulan sözlerden olur. Ancak bu bir tercih değil, zorunda kalma haliydi. Örneğin ’89 Bahar Eylemleri, sermaye basınına kendini yazdırmıştı. Yükselen işçi hareketi kendini birinci sayfalara taşımış, basın emekçilerine de bu tür haberleri yayımlayabilme olanağı sağlamıştı.
Evrensel 31 yıl önce yola emeğin sesi olarak başladı. Yani sadece işçiden, emekçiden yana değil, sadece işçi haberlerine yer veren değil, baştan aşağı her satırıyla bizzat işçinin gazetesi olarak… Böyle bir gazetede, işçi ve sendika haberlerine elbette özel bir başlık açılmalıydı. Açıldı. Ve gazetemizin her yeni yılında sayfamız da bir yaş daha aldı.
Düşük ücret dayatmaları, güvencesiz ve ‘ölümüne’ çalışma koşulları, grevler, tartışmalar, dışarıdan görülmeyen ve fabrikalarda için için kaynayan dertler… ‘İşçiler hareket etmiyor’ denen her günde işçi ve emekçilerin direnişleri, eylemleri, talepleri, sorunları gazetemizde yer aldı.
Başta da belirttik. İşçi hareketi güçlendikçe sermaye gazeteleri bile bir nebze olsun haberlere yer vermek zorunda kalıyor. Ancak bir fark daha var. Mesele yalnızca olanı anlatmak da değildi. Olanı değiştirmek, yenisini kurmak da bu sayfaların konusu. Bir fabrikada yaşanıyor gibi görünen ancak aslında tüm işçi sınıfının derdi olan sorunlara karşı nasıl bir dayanışma sağlanacağı, kazanımlar, yenilginin nedenleri, çıkarılan dersler…
Emek ve sermaye arasında hiç bitmeyen bu mücadelenin en başından bu yana tarafı olarak sadece olanı değil, olması gerekeni de konuştuk. İşçi ve emekçiler yazdıkları mektuplarla taleplerini, görüşlerini ilk elden gazetemiz aracılığıyla aktardı. Tam anlamıyla Edirne’den Kars’a kadar tüm iş kollarından işçiler, emekçiler gazetemiz yoluyla birbirleriyle tartıştı. Bazen bu konuşmalar ülkeler, hatta kıtalar arasına yayıldı.
Son bir sene içinde ülke tarihinde ilk kez asgari ücret açlık sınırının altında açıklandı. Yıl boyunca yoksulluk derinleşti. Ucuz emek rejimi beraberinde işçilerin canına kasteden vahşi çalışma koşullarını da beraberinde getirdi. İşte gazetemizin sayfaları bu anlı şanlı holdinglerin şaşaalı binalarının arkasındaki vahşi düzeni gözler önüne serdi.
“Haklar gasbediliyor ama yaprak kımıldamıyor” yalanına karşı, birbirinden kopuk olsa da ülke genelinde nerede bir direniş ve mücadele varsa bunlar ayrımsız Evrensel’in sayfalarına taşındı: Metal işçilerinin grev yasağına karşı fiili grevi, Temel Conta, Smart Solar, DYO gibi grevler sermaye ve onun temsilcisi iktidarın ördüğü yoksulluk duvarına gedikler açtı, önemli kazanımlar elde etti. Migros, Doruk Madencilik ve Antep tekstil işçilerinin direnişlerinin kuralsızlık, ödenmeyen ücretler ve verilmeyen haklar karşısındaki direnişleri de kazanımlar getirdi.
Türkiye’nin her köşesinde haklı talepleri için mücadele eden işçilerin grev çadırlarından, direniş alanlarından, işçi duraklarından, kahvelerden ve işçi mahallelerinden haberler üretirken “Evrensel’den gelmenin” kolaylığını ve mutluluğunu taşıyoruz. Çünkü işçilerin sözleriyle “Onlar yazamaz ama Evrensel yazar. Patronları karşısına almaktan çekinmez.”
Bugüne kadar olduğu gibi, yeni yaşımızda da işçi sınıfının çıkarlarını esas alarak, kazanımları göstermeye, talepleri duyurmaya, mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz.