Jamie Dimon’ın yaklaşık yirmi yıldır yönettiği JPMorgan Chase, sektör standartlarını yeniden belirleyerek tarihte 1 trilyon dolar piyasa değerine ulaşan ilk banka olma hedefine yaklaşıyor.
Bu eşiğin aşılması, bankayı Tesla, Meta ve Broadcom gibi teknoloji devlerinin yer aldığı gruba dahil edecek. Ancak bu durum, yatırımcı beklentilerini yükseltirken hata payını da azaltıyor.
Dün açıklanan güçlü kazanç raporu, JPMorgan hisselerini tarihi zirveye taşıdı. ABD bankacılık tarihinde açıklanan en yüksek kârı elde eden kurumun piyasa değeri, rakiplerini geride bırakarak yaklaşık 919 milyar dolara ulaştı.
Birleşme ve satın alma hacimlerinin 2026 sonunda, rekor seviyelerin görüldüğü 2021 yılına yaklaşması bekleniyor.
Bu durum, JPMorgan’ın yılın geri kalanında da yatırım bankacılığı faaliyetlerini yüksek seviyede tutmasına ve 1 trilyon dolar sınırına yaklaşmasına katkı sağlayabilir.
JPMorgan Finans Direktörü Jeremy Barnum, yatırım bankacılığı projelerinin güçlü olduğunu belirterek, "Mevcut faaliyet düzeyleri yeni işleri teşvik ediyor" dedi.
Rakiplerinden daha büyük bir bilançoya sahip olan banka, Wall Street’teki gücünü ve bireysel bankacılık alanındaki liderliğini kullanarak ekonomik büyümeden en yüksek payı almayı başarıyor.
Gabelli Financial Services Opportunities ETF Portföy Yöneticisi Macrae Sykes, Reuters'a verdiği demeçte, "Şirket, lider finansal hizmet işletmelerinden oluşan portföyü sayesinde hem çeşitlilik hem de kalıcı rekabet avantajı elde ediyor" değerlendirmesini yaptı.
JPMorgan hisseleri, uzun süredir yatırımcıların CEO Jamie Dimon’a duyduğu güven nedeniyle "Jamie primi" olarak adlandırılan ek bir değer taşıyor.
Yönetim kurulunun son yıllarda halef planlamasına hız vermesine rağmen, hisseler Dimon’ın etkisinden yararlanmaya devam ediyor.
JPMorgan hisseleri, bu yıl S&P 500 ve S&P 500 bankacılık endekslerinin gerisinde kalmasına rağmen, gelecek 12 aylık beklenen kazançların 14,63 katından işlem görüyor.
S&P 500 bankacılık endeksinde bu oran 13,58 seviyesinde seyrediyor.
Sykes, "Dimon’ın güçlü hissedar getirileri sağlamada çok önemli bir rol oynadığı açık. ABD ekonomisindeki olumlu gidişat destekleyici olsa da banka son derece rekabetçi pazarlarda faaliyet gösteriyor, bu nedenle yönetim başarısı belirleyici oldu" dedi.
1 trilyon dolarlık piyasa değeri sembolik bir başarı olsa da geleceğe yönelik operasyonel beklentileri de artırıyor.
IG Piyasa Analisti Fabien Yip, şubat ayında bu sınırı aşan ancak daha sonra gerileyen Walmart örneğine atıfta bulunarak, "Geçmiş veriler, 1 trilyon dolarlık sınırın gelecekte sorunsuz bir gidişatı garanti etmediğini gösteriyor" ifadesini kullandı.
Banka, son çeyrekte Ortadoğu’daki savaşın yarattığı piyasa oynaklığından yararlanan işlem hacminin sürdürülebilirliği konusunda da şüphelerle karşılaşabilir.
Morningstar hisse senedi analisti Austin Taggart, "Hisselerin adil değerinde olduğunu düşünüyoruz" diyerek, hem yatırım bankacılığının hem de işlem hacminin ilk tahminlerden daha güçlü olmasına rağmen, bu seviyenin uzun süre devam edeceğini düşünmenin erken olabileceğini kaydetti.
Öte yandan JPMorgan Chase Üst Yöneticisi (CEO) Jamie Dimon, firmanın uluslararası dijital bankasını Avrupa genelinde büyüterek yerel rakiplere meydan okumak istediğini açıkladı.
Wall Street yöneticisi, fiziksel şubelerle uğraşmak, farklı diller ve çoklu yasal düzenlemeler nedeniyle yakın zamana kadar bölgede başarılı olmak için gerçek bir nedenleri olmadığını kabul ederek, "Dijital teknoloji bunu değiştirmiş olabilir" dedi.
Avrupa’da dijital platform kurmanın bir maliyeti olduğunu belirten Dimon, yeni ürün ve ülkelere açıldıkça bu yapının başabaş noktasına geleceğini ve ardından kârlı bir hal alacağını umduğunu ekledi.
JPMorgan, Avrupa tüketici dijital bankacılığına ilk büyük adımını 2021 yılında Chase UK ile atmıştı. Bloomberg raporlarına göre bu girişim bankaya 1 milyar sterlinden (1,3 milyar dolar) fazla maliyet getirdi.
Resmi kayıtlara göre platform, 2025 sonu itibarıyla yaklaşık 3 milyon müşteriye ve yaklaşık 30 milyar sterlinlik (39,7 milyar dolar) varlığa ulaştı.
Dimon, "Zaman içinde harika bir Avrupa dijital bankası olacak şekilde bu yapıyı kurmaya devam ediyoruz" diye konuştu.
Banka, Avrupa genelinde çok sayıda yerel tüketici bankasının yanı sıra Revolut, Monzo ve N26 gibi dijital rakiplerle mücadele ediyor.
Almanya pazarına bu yıl kendi uygulamasıyla giren Chase hakkında konuşan Dimon, "Almanya’da aslında tahmin ettiğimizden çok daha iyi bir performans sergiledik" dedi.
Dimon hedeflerini, "Hayalimiz, JPMorgan Chase’in gücünden yararlanan, tüm Avrupa’da başarılı bir dijital banka oluşturmak" sözleriyle özetledi.