‘Anayasa Mahkemesinin Temel Haklar Alanındaki Kararlarının Etkili Şekilde Uygulanmasının Desteklenmesi Avrupa Birliği Avrupa Konseyi Ortak Projesi' kapsamında kapanış töreni ve Adana Bölge Toplantısı düzenlendi.

"ANAYASA YARGISININ NİHAİ AMACI ANAYASAL BİLİNÇ OLUŞTURMAKTIR"
Açılışta konuşan Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, hukuk devletinin gerçek gücünün, normların etkili şekilde uygulanmasından kaynaklandığına değinerek, "Bilindiği üzere hukuk devletinin gerçek gücü, yalnızca normların varlığından değil bu normların etkili şekilde uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Aynı şekilde anayasal güvencelerin gerçek anlamı da yalnızca mahkeme kararlarında değil o kararların toplumsal hayata, yargısal uygulamalara ve kamu otoritesinin işleyişine yansımasında ortaya çıkmaktadır. Esasen anayasa yargısının nihai amacı yalnızca ihlal tespiti yapmak değildir. Daha önemlisi, ihlallerin tekrarını önleyecek anayasal bir bilinç ve uygulama kültürü oluşturmaktır" ifadelerini kullandı.
AYM'YE 14 YILDA 739 BİN 517 BAŞVURU
Bireysel başvurunun Türk hukuk sistemi için önemli reformlardan olduğuna vurgu yapan Özkaya, "Bireysel başvuru mekanizması, hiç kuşkusuz Türk hukuk tarihinin en önemli reformlarından biridir. Bireysel başvuru sisteminin bugün ulaştığı nokta, yürüttüğümüz çalışmaların ve kurumsal iş birliğinin ne denli önemli sonuçlar doğurduğunu açıkça göstermektedir. Güncel veriler incelendiğinde, bireysel başvurunun kabul edilmeye başlandığı 23 Eylül 2012 tarihinden bu yana Anayasa Mahkemesi’ne toplam 739 bin 417 başvuru yapıldığı görülmektedir.
Bu başvuruların 637 bin 274'ü sonuçlandırılmış, böylece başvuruların yaklaşık yüzde 86'sı karara bağlanmıştır. Derdest bulunan başvuru sayısı ise 102 bin 143'tür. Bu rakamlar, bir yandan vatandaşlarımızın Anayasa Mahkemesine ve bireysel başvuru mekanizmasına duyduğu güveni ortaya koyarken diğer yandan mahkememizin karşı karşıya bulunduğu iş yükünün büyüklüğünü de göstermektedir" dedi.
ANAYASA MAHKEMESİ 87 BİN İHLAL KARARI VERDİ
Anayasa Mahkemesi tarafından bugüne kadar 87 bin ihlal kararı verildiğini de anlatan Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, daha sonra şunları söyledi:
"Anayasa Mahkemesi tarafından bugüne kadar makul sürede yargılanma hakkı dahil yaklaşık 87 bin ihlal kararı verilmiş olması, bireysel başvurunun hak eksenli hukuk kültürünün gelişmesinde ne kadar önemli bir işlev gördüğünü ortaya koymaktadır. Bireysel başvurunun temel amacı, bireyin temel hak ve özgürlüklerinin ulusal düzeyde daha güçlü şekilde korunmasını sağlamaktır. Bunun yanında bireysel başvuru, insan haklarına ilişkin uyuşmazlıkların uluslararası mercilere taşınmadan önce ulusal hukuk sistemi içinde çözülebilmesine imkan tanıyan etkili bir iç hukuk yolu niteliği taşımaktadır. Nitekim bireysel başvurunun uygulanmaya başlamasıyla birlikte temel hak ve özgürlüklere ilişkin birçok uyuşmazlık ulusal hukuk sistemimiz içerisinde çözüme kavuşturulabilmiş, böylece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurularda azalma yaşanmış ve insan haklarının korunmasında iç hukuk mekanizmalarının etkinliği önemli ölçüde güçlenmiştir."
"İLK DERECE MAHKEMELERİN VERDİĞİ KARARLAR ÖNEMLİ"
İlk derece mahkemelerinin verdiği kararın önemine atıfta bulunan AYM Başkanı Özkaya, "Bireysel başvurunun başarısı sadece Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararlarla ölçülemez. Asıl önemli olan, bu kararların ilk derece mahkemelerine, bölge adliye mahkemelerine, bölge idare mahkemelerine, idari uygulamalara ve toplumsal hayata etkili şekilde yansımasıdır. Özellikle ilk derece mahkemeleri tarafından Anayasa Mahkemesi kararlarının daha etkin uygulanmasına yönelik hazırlanan yol haritası, kararların hayata geçirilmesinde karşılaşılan sorun alanlarını tespit etmiş ve uygulama süreçlerinin güçlendirilmesine yönelik son derece değerli öneriler sunmuştur" diye konuştu.
"HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİ KORUMAK TOPLUMUN ORTAK SORUMLULUĞU"
Anayasa yargısında yeni bir aşamaya geçildiğine de vurgu yapan Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, daha sonra şunları söyledi:
"Bugün artık anayasa yargısında yeni bir aşamaya geçildiğini görmekteyiz. Geçmişte temel mesele hak ihlalinin tespit edilmesi iken, bugün artık daha önemli olan husus, anayasal kararların sistem genelinde etkili sonuçlar doğurabilmesidir. Başka bir ifadeyle artık mesele, yalnızca "karar vermek" değil, verilen kararların ilk derece mahkemelerinde uygulanması, kamu otoriteleri tarafından içselleştirilmesi, yeni ihlallerin önlenmesine katkı sunması, toplumda hak ve adalet eksenli bir hukuk kültürünün yerleşmesini sağlamasıdır. Çünkü anayasal hakların gerçek güvencesi, yalnızca yüksek mahkemelerin varlığı değil, anayasal değerlerin bütün hukuk düzenine nüfuz edebilmesidir. Bu noktada tüm kurumlara önemli sorumluluklar düşmektedir. Temel hak ve özgürlüklerin korunması yalnızca bir mahkemenin değil, bütün toplumun ortak sorumluluğudur."
İnsan hakları düşüncesinin özünün insan onurunun korunması olduğuna değinen Başkan Özkaya, "İnsan hakları düşüncesinin özü, insan onurunun korunmasıdır. İnsan onurunun korunması ise farklılıklarımızla birlikte yaşayabilme iradesini gerektirir. Bugün dünyanın birçok yerinde savaşlar, yabancı düşmanlığı, ırkçılık, ayrımcılık, islamofobi, nefret söylemleri insan haklarını ve birlikte yaşama kültürünü tehdit etmektedir. Böyle dönemlerde hukuk devletine, bağımsız yargıya ve insan hakları kurumlarına duyulan ihtiyaç daha da artmaktadır. Bu nedenle Avrupa Konseyinin kuruluş felsefesini oluşturan demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları değerlerinin korunması büyük önem taşımaktadır. Hiç şüphesiz bireysel başvuru sistemi de insan onuruna dayanan demokratik hukuk devletinin, temel hak ve özgürlüklerin ve ortak anayasal değerlerimizin korunmasına hizmet eden en önemli anayasal güvencelerden biridir" dedi.
"BİREYSEL BAŞVURU SAYISI AVRUPA'DAN 10-12 KAT DAHA FAZLA"
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Başkanı Adem Albayrak ise Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuru fazlalığına değinerek, " Bireysel başvuru ülkemizde temel hak ve özgürlüklerin daha iyi korunması ve standartlarının yükseltilmesi amacıyla getirilmiş çağdaş ve önemli bir kazanımdır. Türk Anayasa Mahkemesinin önüne gelen bireysel başvuru sayısının fazla olmasıdır. Bu fazlalık hem işin önemini, hem yürütülüşünü, hem de sıkıntıları birlikte getiriyor. Bu fazlalık öyle bir fazlalık ki, iyi uygulayan Avrupa ülkelerindeki rakamlara baktığımızda 10-12 kat daha fazla. 47 ülkeden başvuru alan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bile üstünde Türk Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru geliyor. Bu sayının çokluğu konusunda hiçbir şüphemiz yok. Bu artan iş yüküyle Anayasa Mahkemesinin başa çıkmak için mümkün olduğunca ve en kısa sürede bu başvuruları sonuçlandırmak için yoğun ve fark edilebilir bir çalışma içerisinde olduğunu görüyoruz" diye konuştu.