CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, son dönemde sıklıkla karşılaştığımız kayyum uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Geçtiğimiz günlerde "fahiş fiyat" soruşturması kapsamında çok sayıda beyaz et üreticisi firmaya kayyum atanmasına değinen Tanrıkulu, kayyum uygulamalarının temelinin 1 Mart 2024'te atıldığını belirtti.
Fahiş fiyatın önüne geçilmesinin çözüm yerinin ceza yargısı olmadığını vurgulayan Tanrıkulu, "Yurttaşlarımızın ucuz et tüketebilmesi, piyasada rekabetin sağlanması, fiyatların kontrolsüz biçimde artmaması elbette önemlidir. Ancak bu meselenin çözüm yeri ceza yargısı değildir. Bunun için oluşturulmuş kurullar ve kurumlar vardır. Öncelikle bu kurumlar devreye girer; eğer ceza yargısını ilgilendiren bir durum ortaya çıkarsa, o zaman yargı süreci işletilir. Doğrudan ceza yargısının devreye sokulduğu bir süreçle karşı karşıyayız ve 13 büyük şirkete kayyum atanmış durumda." dedi.
"KAYYUMUN TEMELİ 2024'TE ATILDI"
1 Mart 2024 tarihinde kabul edilen 8. Yargı Paketi ile aslında şirketlere kayyum atanmasının önünün açıldığını belirten Tanrıkulu; öncesinde şirketlere atanan kayyum heyetinin adliye havuzundan seçildiğini, ancak yapılan değişiklikle bu yetkinin TMSF'ye devredildiğini ifade etti.
"TMSF bünyesindeki uzmanlara, 15 Temmuz Darbe Girişimi'nin ardından OHAL döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle getirilen korumalar sağlandı. Öyle ki, bu yasa kapsamında atanan kayyumlar için beş yıl boyunca adli, idari ve mali sorumluluklardan muafiyet getirildi." diyen Tanrıkulu, TMSF'ye tanınan imtiyazlara, "Böyle bir güvence ne hâkimlerde vardır, ne milletvekillerinde, ne de bakanlarda. Hiç kimseye tanınmayan bu ayrıcalık, 2024 yılında kayyumlara tanındı." ifadeleriyle tepki gösterdi.
"KAYYUMLAR ARACILIĞIYLA BUGÜN ŞİRKETLERE EL KONULUYOR"
Tüm bunların "şirketlere el koyabilmek, mallarını yönetebilmek ve gerektiğinde satışlarını gerçekleştirebilmek için" yapıldığını savunan CHP'li Sezgin Tanrıkulu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunlara yer verdi:
"2024 sonrasında yapılan operasyonlara bakın. Özellikle İstanbul merkezli operasyonlara bakın. Hangi şirketlere kayyum atandığını, hangi şirketlerle ilgili soruşturmalar henüz sonuçlanmadan mal varlıklarına el konulduğunu ve TMSF eliyle satış işlemlerinin gerçekleştirildiğini hepimiz biliyoruz. Bütün bunların hukuki zemini 1 Mart 2024 tarihinde çıkarılan yasayla oluşturuldu. O gün verilen olağanüstü güvencelerle donatılan kayyumlar aracılığıyla bugün şirketlere el konuluyor, mal varlıkları üzerinde tasarrufta bulunuluyor ve mülkiyet hakkı başta olmak üzere temel güvenceler ortadan kaldırılıyor. Hukuk bu değildir. Adalet bu değildir. Demokrasi de bu değildir. Hukukun üstünlüğünü, adalet duygusunu ve demokratik güvenceleri ağır biçimde tahrip ettiniz. Ancak şunu unutmayın: Bir gün gelir, hukuk yeniden işler; bağımsız ve tarafsız yargı önünde, hukuk kuralları içerisinde bütün bu süreçlerin hesabı adil bir biçimde sorulur."
BEYAZ ET ÜRETİCİLERİNE YAPILAN OPERASYONUN TEMELİ 1 MART 2024'TE ATANACAK KAYYUMLARA GETİRİLEN GÜVENCE İLE ATILDI.
— Sezgin Tanrıkulu (@MSTanrikulu) June 16, 2026
BU OPERASYONLA BİR KEZ DAHA ANLAŞILDI Kİ; TÜRKİYE'DE KİŞİLERİN, SİYASİ PARTİLERİN, MUHALİFLERİN GÜVENCESİ KALMADIĞI GİBİ SERMAYE SAHİPLERİNİN DE ÖNCELİKLERİ OLAN… pic.twitter.com/Tonh4DkHyD
BEYAZ ET ÜRETİCİLERİNE YAPILAN OPERASYONUN TEMELİ 1 MART 2024'TE ATANACAK KAYYUMLARA GETİRİLEN GÜVENCE İLE ATILDI.
BU OPERASYONLA BİR KEZ DAHA ANLAŞILDI Kİ; TÜRKİYE'DE KİŞİLERİN, SİYASİ PARTİLERİN, MUHALİFLERİN GÜVENCESİ KALMADIĞI GİBİ SERMAYE SAHİPLERİNİN DE ÖNCELİKLERİ OLAN… pic.twitter.com/Tonh4DkHyD