Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, katıldığı bir programda Türkiye’nin farklı bölgelerindeki deprem risklerine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Adana, Yedisu, Marmaris, Girit, İstanbul ve Pamukkale-Denizli hattını tek tek ele alan Üşümezsoy, bazı bölgelerde orta büyüklükte sarsıntıların mümkün olduğunu belirtirken, özellikle tek parça ve büyük kırılma senaryolarına yönelik genel kabullere katılmadığını ifade etti.
Pamukkale-Denizli Hattında 6-6,5 Risk Uyarısı
Üşümezsoy’un açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri Pamukkale-Denizli fay sistemi oldu. Bölgede son dönemde yaşanan 5 büyüklüğündeki depremlerin aktif bir yapıya işaret ettiğini söyleyen Üşümezsoy, Pamukkale çevresinin tarihsel olarak da sismik hareketliliğe açık olduğunu vurguladı. Bu hatta en az 6 büyüklüğünde, bazı senaryolarda ise 6,5 seviyesine yaklaşabilecek depremlerin mümkün olabileceğini dile getirdi.
Adana ve Çevresinde Parçalı Fay Yapısı
Adana ve çevresindeki depremleri de değerlendiren Üşümezsoy, bölgedeki fayların tek bir büyük kırılma üretmekten ziyade parçalı bir yapı gösterdiğini savundu. Amanoslar, Kozan, Saimbeyli ve Feke hattındaki sistemin enerjiyi dağıttığını belirten Üşümezsoy, bu nedenle Adana’da zaman zaman 6–6,2 büyüklüğünde depremler yaşanabileceğini ancak büyük tek parça bir kırılma ihtimalinin düşük olduğunu ifade etti.
Yedisu Fayı İçin Büyük Deprem Senaryosuna İtiraz
Yedisu Fayı’na ilişkin uzun süredir dile getirilen 7 ve üzeri büyüklükteki deprem beklentilerine katılmadığını söyleyen Üşümezsoy, bu fayın Ovacık ve Kuzeydoğu Anadolu sistemleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Fayların birbirini kilitleyen yapısı nedeniyle 7’nin üzerinde bir deprem üretme ihtimalini düşük gördüğünü, en fazla orta ölçekli sarsıntıların mümkün olduğunu ifade etti.
Marmaris, Girit Ve Ege’de Derin Sismik Hareketlilik
Ege ve Akdeniz hattını da değerlendiren Üşümezsoy, Marmaris çevresinde Rodos ve Fethiye fay sistemleriyle bağlantılı derin depremler yaşanabileceğini söyledi. Girit ve çevresindeki hareketliliğin Ege genelinde hissedilebileceğini belirten Üşümezsoy, bölgede küçük kırıkların çokluğu nedeniyle enerjinin dağıldığını ve büyük deprem olasılığının daha sınırlı olduğunu savundu.
İstanbul İçin 7 Üzeri Deprem Görüşüne Karşı Çıkış
İstanbul depremi tartışmalarına da değinen Üşümezsoy, 7 ve üzeri büyüklükte deprem senaryolarına katılmadığını açıkladı. Silivri ve Kumburgaz açıklarındaki fay yapısına dikkat çeken Üşümezsoy, İstanbul’da tek parça uzun bir fay modelini doğru bulmadığını söyledi. Kent için en fazla 6,2 civarında depremlerin mümkün olabileceğini dile getirdi.
“Parçalı Faylarda Risk Dağılıyor” Vurgusu
Genel değerlendirmesinde fay sistemlerinin yapısına dikkat çeken Üşümezsoy, tek parça uzun fayların büyük depremler üretebileceğini, ancak parçalı sistemlerde enerjinin bölünerek daha sık ama daha düşük şiddette sarsıntılar oluşturduğunu ifade etti. Bu nedenle Türkiye’deki birçok bölgenin bu parçalı yapılar nedeniyle farklı risk seviyelerine sahip olduğunu vurguladı.