Ana içeriğe geç

Tıp dünyasında tarihi an: İnsansı robotlar, safra kesesi ameliyatı yaptı

ABD'de gerçekleştirilen ilk insansı robot operasyonuyla tıp tarihinde yeni bir sayfa açıldı. Gelişmiş robotik cerrahi yöntemiyle yapılan safra kesesi ameliyatı, geleneksel da Vinci robotu sistemlerine hafif ve taşınabilir bir alternatif sundu.

Karar
16

Amerika Birleşik Devletleri'ndeki (ABD) Kaliforniya Üniversitesi, tıp dünyasında çığır açan bir adımla uzaktan kumanda edilen insansı robotları canlı denek üzerindeki ameliyatlarda başarıyla kullandı.

Yapılan ilk operasyonda tek bir insansı robot, safra kesesini alma işlemini başarıyla gerçekleştirdi.

Hemen ardından düzenlenen ikinci operasyonda ise iki insansı robot bir arada uyum içinde çalışarak aynı cerrahi müdahaleyi sorunsuz şekilde tamamladı.

27 KİLOGRAMLIK İNSANSI ROBOTLAR UZAYDA AMELİYAT YAPACAK

Ameliyatta görev alan insansı robotlar, 1,5 metre boyu ve sadece 27 kilogramlık ağırlığıyla dikkat çekiyor.

Sektörde yıllardır kullanılan 800 kiloluk devasa ve hantal geleneksel cerrahi robotlara kıyasla son derece küçük ve taşınabilir bir yapı sunan yeni nesil sistemler, cerrahi müdahaleleri laboratuvar ortamının dışına taşıyor.

Uzmanlar, hafiflikleri sayesinde kolayca taşınabilen insansı robotların küçük kliniklerde, sahra hastanelerinde, erişimi zor kırsal bölgelerde ve hatta gelecekteki uzay görevlerinde hayati ameliyatları mümkün kılacağını vurguluyor.

AMELİYAT KONSOLUNDAN GERÇEK ZAMANLI CERRAHİ KONTROL

Cerrahi robotların çalışma prensibi, kamuoyunda sıklıkla yanlış anlaşılan konulardan birini oluşturuyor.

Robotik sistemlerde operasyonu doğrudan robotun kendisi yapmıyor; tüm süreci ameliyathanede hastanın hemen yanında yer alan cerrah yönetiyor.

Tıpkı Türkiye'de 10 yıldır aktif olarak kullanılan da Vinci robotik cerrahi sistemlerinde olduğu gibi, hekim cerrah konsoluna oturarak hasta konsolundaki insan el bileğini model alan robotik kollara komut veriyor.

Sistem, hekimin tüm hassas el hareketlerini hastanın vücudundaki minyatür enstrümanlara birebir ve eş zamanlı biçimde iletiyor.

ÜÇ ANA BÖLÜMDEN OLUŞAN MİNİMAL İNVAZİV TEKNOLOJİ

Minimal invaziv laparoskopik cerrahi altyapısını kullanan robotik sistemler temel olarak cerrah konsolu, hasta konsolu ve görüntü kulesi olmak üzere üç ana bileşenden meydana geliyor.

Cerrah, yüksek çözünürlüklü üç boyutlu kameralar sayesinde ameliyat bölgesini kendi gözüyle görebileceğinden çok daha net, büyütülmüş ve yakından takip ediyor.

Ayrıca operasyonu ayakta durmak yerine konsol başında oturarak gerçekleştiren uzmanlar, fiziksel olarak çok daha az yoruluyor.

Bu durum, uzun süren karmaşık ameliyatlarda cerrahın konsantrasyonunu ve işlem hassasiyetini en üst seviyede tutmasını sağlıyor.

AÇIK CERRAHİ VE LAPAROSKOPİ İLE ROBOTİK YÖNTEM FARK KAZANIYOR

Tıptaki cerrahi müdahaleler günümüzde üç ana yöntemle yürütülüyor.

Karın bölgesinde büyük kesisel açılımlar gerektiren açık cerrahi ya da diğer adıyla laparotomi, doktora hedef organlara doğrudan dokunma ve hissetme imkanı veriyor.

Buna karşın laparoskopi yönteminde hastaya küçük kesiler açılarak uzun düz enstrümanlar ve küçük bir kamera yardımıyla işlem yapılıyor; görüntüler ameliyathanedeki monitöre aktarılıyor.

Robotik cerrahi ise gelişmiş kollar, esnek hareket kabiliyeti ve üç boyutlu derinlik duygusuyla hem açık cerrahinin hassasiyetini hem de laparoskopinin hasta konforunu tek bir platformda birleştiriyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler