Fransa, İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in ülkeye girişini yasakladı. Bu kararla beraber Fransa, İsrail'in işgali altındaki Batı Şeria’daki yerleşim politikası ve şiddet nedeniyle baskı artarken, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun koalisyonunun üst düzey üyelerine karşı doğrudan adım atan son Batılı ülke oldu.
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, kararı salı günü duyurarak Smotrich’i iki devletli çözüm ihtimalini zayıflatan politikaları savunmakla suçladı. Barrot, bakanın “Batı Şeria’nın ilhakını - bunu açıkça dile getiriyor - Batı Şeria’da yeni yerleşimler kurulmasını, Gazze’nin yeniden kolonileştirilmesini, Filistin Yönetimi’nin ekonomik çöküşünü ve bunun Filistin halkı üzerindeki zararlı sonuçlarını aktif biçimde teşvik ettiğini” belirtti.
X’te yazan Barrot “İki devletli çözüme sıkı sıkıya bağlı olan uluslararası toplumun ezici çoğunluğunun kabul edemeyeceği bir politika bu,” dedi.
Barrot ayrıca yasağın “yerleşimci örgütlerinin dört lideri ile yirmi bir şiddet yanlısı yerleşimciyi” de kapsadığını söyledi.
İsrail kararı hızla kınadı. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Oren Marmorstein, yaptırımları “utanç verici” olarak nitelendirerek bunların İsrail’e siyasi bir tutum dayatma girişimini temsil ettiğini söyledi.
“Bu adımların gerçek özü, şiddete karşı önlem görüntüsü altında, Yahudilerin İsrail topraklarına yerleşme hakkına ve İsrail-Filistin ihtilafına ilişkin siyasi bir tutum dayatma girişimidir,” dedi.
Bu adım, Fransa’nın birkaç hafta önce İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir’in ülkeye girişini yasaklamasından kısa süre sonra geldi. Gvir’in, Gazze’ye gitmek üzere yola çıkan bir filodan alıkonulan aktivistlerin elleri bağlı biçimde diz çöktürüldüğünü gösteren bir video yayımlamasının ardından, çok sayıda üye devlet AB’yi Fransa’ya katılmaya çağırmıştı.
Bu, İsrail hükümetinin en önde gelen iki aşırı sağcı ismine karşı giderek daha çatışmacı bir tutumu işaret ediyor.
Koordineli yaptırım kampanyası
Fransa’nın hamlesi, Batı Şeria’daki yerleşimlerin genişlemesi ve yerleşimci şiddeti nedeniyle İsrail üzerindeki baskıyı artırmaya yönelik daha geniş kapsamlı bir Batılı girişimin parçası.
Fransa, Birleşik Krallık, Kanada ve Norveç’in tümü, yerleşim faaliyetleri ve Filistinlilere yönelik şiddetle bağlantılı kişi ve kuruluşları hedef alan önlemler açıkladı.
Bu koordineli yaklaşım, Batılı hükümetler arasında, sürmekte olan yasadışı yerleşim genişlemesinin gelecekteki bir Filistin devletinin yaşayabilirliğini tehdit ettiğine dair artan kaygıyı yansıtıyor.
İngiliz Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, salı günü parlamentoya, hükümetin Birleşik Krallık’taki şirketler ve vatandaşlara işgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimleriyle bağlantılı mali faaliyetlere girmemeleri çağrısında bulunduğunu belirtti.
Cooper, “Şiddet yanlısı yerleşimci grupların Filistinlilerden zorla aldıkları topraklardan kâr etmemeleri gerektiğine inanıyoruz” dedi.
İsrail hükümetinin bazı yerleşimci şiddetini kınadığını, ancak hesap verebilirliğin son derece sınırlı olduğu bir ortamda bunun inandırıcı olmadığını da sözlerine ekledi.
Son önlemler, dört ülkenin bakanları Filistinlilere karşı şiddete teşvik etmekle suçladığı geçen yıl, hem Smotrich hem Ben Gvir’e yönelik olarak Britanya, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda tarafından zaten yürürlüğe konmuş olan yaptırımların üzerine ekleniyor.
İsrail o dönem bu yaptırımları “skandal” olarak nitelendirmişti.
Bu eşgüdümlü adımlar, bazı ülkelerin, diplomatik eleştirilerin ötesine geçerek, işgal altındaki topraklarda yerleşimlerin genişlemesi ve şiddetle bağlantılı kişi ve gruplara yönelik hedefli önlemler almaya giderek daha istekli olduklarının altını çiziyor.