Ana içeriğe geç

Selahattin Demirtaş: Erdoğan butlandan, kayyumdan medet umanlara prim vermemeli

Selahattin Demirtaş, sürecin adımlarının artık atılması gerektiğini vurguladığı yazıda Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "Tüm olup bitenlere bir nokta koyup butlandan, kayyumdan, tutukluluklardan medet umanlara da prim vermemelidir" diyerek seslendi.

Selahattin Demirtaş: Erdoğan butlandan, kayyumdan medet umanlara prim vermemeli
Halk TV
16

Eski Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, qad Barış Meydanı'nda "Az kaldı" başlıklı bir yazı kaleme aldı. Demirtaş gündeme dair önemli açıklamalarda bulunurken hem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hem de Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye seslendi.

"BAHÇELİ'NİN HABERİ OLSA 'KÜRT DİLİNE DE KENDİ ANADİLİMİZ KADAR SAHİP ÇIKACAĞIZ' DERDİ"

Demirtaş yazısında "Barış ve Demokratik Toplum" sürecine dair Bahçeli'ye gönderme yaparak şu sözleri dile getirdi:

"Türkiye Cumhuriyeti devleti, son yıllardaki savaş ve yıkım kasırgasından süreç sayesinde uzak durmayı başardı ki bu en büyük kazanımımızdır, dolayısıyla bunu yok saymak, buna değer vermemek haksızlık olur. Ama aynı süreçte mesela bir Kürt anne Meclis Komisyonunda Kürtçe konuşamadı, bir Kürt gazeteci üstünde Kürtçe yazı olan çantasıyla Meclis’e sokulmadı. İncitildiler, horlandılar. Kürt sorununun önemli kısmı zaten anadilidir, kimliktir. Bizler birlikte güzel bir gelecek kurmak için çabalarken bize reva görülen şey bu çağ dışı, onur kırıcı yaklaşım mı olacak?
Eminim ve isterdim ki Sayın Devlet Bahçeli’nin haberi olsaydı kendisi bizzat Meclis’in giriş kapısına giderdi ve üstünde bin yıllık kardeşlerinin ana dilinde yazı olan çantayı alır, Kürt gazetecinin de elinden tutup “Gel kardeşim, burası senin meclisindir. Kimse senin anadilini engelleyemez, horlayamaz, yasaklayamaz. Çünkü sen olmadan ben var olamam, ben olmadan da sen var olamazsın. Bundan böyle yasal önlemler de alacağız ve Kürt diline de kendi anadilimiz kadar sahip çıkacağız. Artık eski zihniyetleri gömdük, yeni bir kardeşlik ruhuyla el ele, gönül gönüle beraberce yürüyeceğiz.” derdi. Ve eminim çok çok şey bir anda değişir, gereksiz bir sürü tabu, korku yıkılır, tuzla buz olurdu. Bu konuda geç kalınmış da sayılmaz.
Yani demem o ki süreç artık somut, elle tutulur, gözle görülür adımlar gerektiriyor, mecbur kılıyor. Bu adımlar da öyle taviz falan değil, hepimizin ortak yaşamı için ana sütü gibi hak ve helal olan adımlardır."

"FIRSATÇILAR, ŞAKLABANLAR, RİYAKARLAR ETRADINA GİDEREK DAHA FAZLA TOPLANMAYA BAŞLADI"

Demirtaş, mutlak butlan ve kayyumlara ilişkin yer verdiği kısımda Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslendi:

"Burada da belirleyici olacak olan, Sayın Cumhurbaşkanı’nın bundan sonraki tutumu ve kararları olacaktır. Kendisi de gayet net farkındadır ki olası enkazdan ganimet kapmaya hazırlanan fırsatçılar, rant peşinde kırk takla atan şaklabanlar, yağcılıkta sınır tanımayan riyakarlar etrafına giderek daha fazla toplanmaya başladı. Sayın Cumhurbaşkanı eğer ilkeli, ahlaki, adil uzlaşmaların kapısını aralayacaksa tüm olup bitenlere bir nokta koyup butlandan, kayyumdan, tutukluluklardan medet umanlara da prim vermeyerek yeni başlangıçlara fırsat sunabilmelidir."

YENİ BİR SİYASET ÇAĞRISI

Demirtaş, siyasetin rekabetinden önce var olan koşulların değiştirilmesi için bütün liderlere çağrı yaptı. Hiçbir siyasetçinin bu çağrılarına yanıt vermemesi durumunda ise "Umutsuzluğa gerek yok; biz varız, çare biziz. Nasıl mı yapacağız? Cesaretle konuşarak, ezberleri bozarak birlikte yapacağız, merak etmeyin" diyerek kendisinin siyasete dönüşünü ima ederek "Ona da az kaldı" sözleriyle yazısını noktaladı.

"Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Bahçeli, Sayın Özel başta olmak üzere Yeni Yol Grubu dahil tüm siyasi liderlerin artık çok daha geniş, çok daha kapsayıcı, çok daha kazandırıcı bir iş birliği zeminini zorlaması herkesin yararına olacaktır. Artık olağanüstü uygulamaları ve olağan dışı gerilimleri bitirecek olumlu adımları karşılıklı atarak yeni bir siyaset zemini kurmanın zamanıdır. Kıyasıya siyasi rekabet ve demokratik yarış elbette olacak, şarttır ama önce sahayı, zemini birlikte düzeltelim, sağlamlaştıralım. Sonra yeni bir toplumsal sözleşmeden demokrasi reformuna kadar, yeni siyasi ittifaklardan mücadele birliklerine kadar her şey çok daha rahat konuşulur, uzlaşılır ve çözülür.
Eğer ki kimse buna yanaşmıyor veya cesaret edemiyorsa da umutsuzluğa gerek yok; biz varız, çare biziz. Nasıl mı yapacağız? Cesaretle konuşarak, ezberleri bozarak birlikte yapacağız, merak etmeyin.
Ona da az kaldı."
Kaynağa Git

İlgili Haberler