Kartal Bölge Adliye Mahkemesi’nde hakim Aslı Kahraman’ı silahla yaraladığı iddiasıyla yargılanan savcı Muhammed Çağatay Kılıçaslan, ikinci kez hakim karşısına çıktı. Savcılık mütalaasında sanığın “kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs” dahil çeşitli suçlardan 20 yıldan 42 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Kartal Adliyesi’nde savcı hakim eşini vurdu
13 Ocak’ta İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görevli Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçaslan’ın, 23. Ceza Dairesi Hakimi Aslı Kahraman’ı odasında ziyaret ettiği ve yaşanan tartışmanın ardından silahla ateş ederek yaraladığı iddia edildi.
Sanığın ikinci kez ateş etmek istediği sırada, odada bulunan Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü çaycı Yakup K.’nın müdahalesiyle olayın büyümesinin engellendiği belirtildi. Hakim Kahraman olaydan yaralı olarak kurtuldu.
42 YILA KADAR HAPİS TALEBİ
Duruşmada açıklanan esasa ilişkin mütalaada savcılık, Muhammed Çağatay Kılıçaslan’ın; kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs, cebir ve tehdit kullanmak suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal, silahla ve zincirleme şekilde tehdit, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek, ısrarlı takip suçlarından cezalandırılmasını istedi. Sanık hakkında 20 yıldan 42 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Adliyedeki silahlı saldırıyı engelleyen çaycı o anları anlattı: Şaka yapılıyor zannettim
SANIK: BU İŞİ SAVCI İYİ BİLMİYOR
Tutuklu sanık Muhammed Çağatay Kılıçaslan, savunmasında iddialara ve sürece ilişkin eleştirilerde bulundu:
“Tutuklu bir dosyada iki buçuk ay sonrasına duruşma günü verildi ve ara celsede savcı beyin mütalaasını sunması istendi. Duruşmaya iki gün kala; ben hiç duruşma savcılığı yapmadım, soruşturma savcılığı yaptım ancak duruşma savcısı, 68 gün sonra iddianameyi önümüze kopyala-yapıştır şekilde koydu. Belli ki savcı bu işi çok bilmiyor, işten bir haber. İlk celseden sonra tutuklu yargılanmama gerek yoktu.”
“HABERLER VE MEDYA MANİPÜLE ETTİ”
Sanık Kılıçaslan, basın mensuplarına da seslenerek şunları söyledi:
“Sizin yaptığınız haberler de buna sebep oldu, durumu manipüle ettiniz.”
Ardından “Mağdur aslında gizli sanık burada. Buraya geldi, fasa fiso olaylar anlattı. Gazetecilerin de bunu kelime kelime yazmasını istiyorum. Bana sosyal medyada terörist diyenler oldu” ifadelerini kullandı.
Adliyede Hâkim Aslı Kahraman’ı vuran savcı kendini savundu: Aşkın kuyusundan çıkamadım
DURUŞMA SALONUNDA GERGİNLİK
Sanığın duruşma savcısına yönelik ifadeleri üzerine mahkeme tarafından uyarı yapıldı.
Duruşma savcısı, “Bakın size bir şey söylemiyorum ama şahsıma yönelik bir şey söylemeyin” dedi.
Sanık ise “Rica ediyorum, bu savcıyı susturur musunuz?” şeklinde karşılık verdi. Duruşmada kısa süreli gerginlik yaşandı.
“HER ZAMAN SİLAH TAŞIYORUM”
Sanık Kılıçaslan savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“Siz benim normalde silah taşımadığımı, sadece o gün taşıdığımı iddia ediyorsunuz. Sorun arkadaşlarıma; ben her zaman silah taşıyorum. Hayret bir şey. Ben liyakatsız derken inanın çok hafif söylüyorum. Bu kadar gaddarca muameleye maruz kalan saldırır, ben saldırmıyorum. Savcı Bey, ‘şüpheden sanık yararlanır’ bu size bir şey çağrıştırıyor mu? Şüpheden sanık yararlanır’ın adeta üstünde tepiniyor. Savcı Bey’in hukukla hiçbir ilgisi yok, hukuku çiğniyor. İnanamıyorum, ben Cumhuriyet savcılığı mı yaptım? Bu arkadaş başka bir meslekten geliyor herhalde. Ama ben bunu neden yaptığını biliyorum; ilgisizlikten ve korkusundan. Korku en büyük hastalıktır. Şu mütalaayla toplumun zekasıyla alay ediyor ve toplumun zekasını düşürüyor. Tamam, medyadan korktunuz, sosyal medyadaki 18 yaşındaki ergenlerden korktunuz ama başka bir mütalaa verebilirdiniz. Savcı, 68 günde kopyala-yapıştır yapmayı becerebilmiş. Dosyada benim kullanımımda olup olmadığı belli olmayan bir mail adresi var. Ben iki sene aile içi şiddet ve kadına şiddet bürosunda görev yaptım. En çok karşılaştığımız suç, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek. Yani bu inanılmaz bir şey. Buraya da direkt kopyala-yapıştır yapılmış. Nasıl verileri ele geçirmişim? İsteyin bakanlıktan, isteyin jandarmadan. Ben bunları nereden ele geçirmişim? Savcı iyi ki duruşma savcısıymış, soruşturma savcısı olsaymış yazık bu millete, vatana.”
“CEP TELEFONUNA GİRDİM”
Sanık, olay öncesine ilişkin ilişkisel süreci şu sözlerle anlattı:
“Evet hatalı bir ilişkiydi. Ama evlenme gibi bir isteğim vardı. Müşteki benim evimdeydi. Birlikte vakit geçiriyorduk. Bir ara cep telefonuna girdim onun. Mesaj uygulamasında arşivlenmiş mesaja bastım. Bir kız arkadaşı ile mesajına baktım. Avukat arkadaşı ‘Aslı seni bununla tanıştırmak istiyorum’ diyor Aslı da ‘Ya olabilir’ diyor. Kesinlikle hayır demiyor. Bu anlattığım şey sizlere basit gelebilir. Üzerime bir ağırlık çöktü o mesajı gördükten sonra. Telefonu kenara koydum. Hiçbir şey söylemedim ağzımı açmadım. Çünkü söylediğim an ayrılmam gerekiyordu. Ayrılmaya cesaret edemedim. Sonrasında kendisine soğukluğum oldu. Benim erkekliğime kadar laf etti. Bir tartışma yaşadık ve beni engelledi.”
MAHKEME BAŞKANI UYARDI
Mahkeme başkanı, sanığın mütalaaya ilişkin savunmadan uzaklaştığını belirterek şu uyarıyı yaptı:
“45 dakikadır savunma yapıyorsun, duruşma savcısını eleştirdin, kovuşturma savcısını eleştirdin, müştekiyi eleştirdin, herkesi eleştirdin. Artık mütalaaya karşı savunma yap.”