Ana içeriğe geç

Herkes iğneyle zayıflıyor ama aynaya baktığında şok yaşıyor

Dermatolog Dr. Sadiye Kuş, zayıflama iğneleri kullanımı nedeniyle oluşan riskleri açıkladı. Popüler hızlı kilo verme yöntemleri sonrasında beliren ve Ozempic face nedir sorusunu doğuran yüzde hacim kaybı durumuna karşı erken müdahalenin önemini vurgulayan Dr. Sadiye Kuş; protein beslenmesi, direnç egzersizleri ve kademeli cilt sarkması tedavisi ile doğal ifadenin korunabileceğini belirtti.

Herkes iğneyle zayıflıyor ama aynaya baktığında şok yaşıyor
Karar
16

Medikal destek alan zayıflama uygulamalarının tüm dünyada ve Türkiye'de popüler hale gelmesiyle birlikte, hızlı kilo kayıplarının dış görünüş üzerindeki yansımaları daha yüksek sesle tartışılıyor.

Dermatolog Dr. Sadiye Kuş, son dönemde dijital mecralarda 'Ozempic face' adı verilen ve zayıflama iğneleri süreçlerinde beliren yüzdeki hacim kayıpları, doku gevşemeleri ile bitkin ifadenin önüne erken dönemde geçilebileceğini söyledi.

Yüz sağlığını kilo verme hedefinden sonraki son durak olarak değil, yolculuğun en başından itibaren korunması gereken bir alan olarak görmek gerektiğini paylaştı.

HIZLI KİLO KAYBI ESNASINDA YAĞ DOKUSUYLA BİRLİKTE KOLAJEN KALİTESİ DE DÜŞÜYOR

Zayıflama iğneleri kullanımı esnasında yüz bölgesinde son derece belirgin anatomik değişimler yaşanıyor.

Dr. Sadiye Kuş, özellikle orta yüz bölümünde boşalma, şakak kısımlarında çöküntü, göz konturunda derin çizgiler, burun kanatlarından ağız köşelerine uzanan nasolabial yani burun dudak oluklarında belirginleşme ve çene konturunda bozulmalar gözlemlediklerini aktardı.

Kilo azalışının insan organizması için planlı ve kontrollü yürütülmesi gereken bir takvim olduğunu ifade eden uzman isim, benzer hassasiyetin deri dokusu için de gösterilmesi gerektiğini belirtti.

Hızlı zayıflama esnasında sadece yağ hücreleri azalmıyor.

Cildin ana iskeletini inşa eden kolajen ve elastin liflerinin hem yoğunluğu hem de kalitesi bu durumdan ciddi şekilde etkileniyor.

VÜCUT AĞIRLIĞININ YÜZDE 5-10 ARASI KAYBEDİLDİĞİNDE ÖNLEYİCİ TEDAVİLER BAŞLAMALI

Bu kritik süreçte en temel strateji, müdahalede bulunmak adına kilo verme serüveninin tamamen bitmesini beklememek.

Cildin hacimsel değişime daha sağlıklı ahenk sağlayabilmesi için erkenden desteklenmesi gerektiğini dile getiren Dr. Sadiye Kuş, ideal planlamada, kilo azalışı fark edilir hale geldiği andan itibaren deri kalitesinin izlenmesinin büyük bir gereklilik oluşturduğunu kaydetti.

Bilhassa bireyin toplam vücut ağırlığının yüzde 5 ila yüzde 10 kadarı eksildiği andan itibaren koruyucu tedavilerin hemen masaya yatırılabileceğini işaret etti.

Hedefin yüzü tamamen başkalaştırmak değil, şahsın kendi yüz anatomisini, mimik kabiliyetini ve doğal yüz ifadesini muhafaza ederek cildi beslemek olduğunu söyledi.

doktor-sadiye-kus-yorumlar.jpeg
Dr. Sadiye Kuş

40 YAŞ ÜSTÜ BİREYLERDE AZALAN KOLAJEN DEPOSU SARKMA ETKİLERİNİ ARTIRIYOR

Değişim tablosu insandan insana tamamen farklı yollar izleyebilir.

Yaş, başlangıç ağırlığı, kilo erime sürati, ultraviyole ışık hasarları, sigara bağımlılığı ve dokulardaki güncel kolajen deposu yüz hatlarındaki farklılaşmaları doğrudan tayin ediyor.

Özellikle 40 yaş sınırı üzerindeki şahıslarda kolajen deposunun daha zayıf olmasına paralel şekilde hacim kayıpları ile sarkma etkileri çok daha yoğun hissedilebiliyor.

Kilo azalışı zamana yayılarak gerçekleştiğinde, derinin kendi kendini yeniden organize etme ve sıkılaştırma hünerinin çok daha verimli sonuçlar ürettiği görülüyor.

KAS ERİMESİNİ ENGELLEMEK İÇİN PROTEİN PLANLAMASI VE DİRENÇ EGZERSİZLERİ İHMAL EDİLMEMELİ

İlaç kontrollü kilo verme takviminde iştah mekanizmasının baskılanması sebebimente protein, vitamin ve mikro besin ögelerinde yetersizlikler doğabiliyor.

Dr. Sadiye Kuş, cilt dokusunun niteliğini kaybetmemesinde doğru beslenme disiplininin hayati rol oynadığına işaret etti.

Hücre bazında kolajen sentezinin tetiklenmesi için yeterli oranda protein almanın çok stratejik bir basamak olduğunu söyleyen uzmanisim, konunun sadece basküldeki rakamsal azalış üzerinden okunmaması gerektiğini savunuyor.

Sürecin kas erimesi, beslenme dengesi, cilt kalitesi ve yüz yapılarının korunması boyutuyla bir bütün şeklinde incelenmesi gerekiyor.

Yolculuğun en başında profesyonel bir diyetisyen ortaklığıyla protein planı tasarlanması önem taşıyor.

Kas kütlesini koruma altına almak amacıyla direnç egzersizleri asla ihmal edilmemeli ve dermatolojik kontrollerle cildin gereksinim duyduğu takviyeler organize edilmeli.

KİLO VERME SÜRECİ SONRASI TEK SEFERDE YÜKSEK MİKTARDA DOLGUDAN KAÇINILMALI

Kilo kaybına bağlı yüz deformasyonları tam anlamıyla yer ettikten sonra da modern tıpta güçlü opsiyonlar mevcut.

Doğru klinik uygulamanın kişinin yaşı, zayıflama sürati, deri niteliği ve yüz alanındaki spesifik ihtiyaçlara göre netleştirilmesi gerekiyor.

Bu doğrultuda biyostimülatör yani kolajen tetikleyici aşılar cildi içeriden modifiye etmeye, hyaluronik asit bazlı dolguların yok olan hacmi dengeli bir biçimde yerine koyuyor; radyofrekans ile enerji kaynaklı teknolojik cihazlar ise cilt gevşekliklerini toparlamaya güçlü destekler sunuyor.

Tedavi adımlarında en sık düşülen hata, kilo verme serüveninin tamamen bitmesini bekleyip tek bir seansta aşırı yüksek miktarda enjeksiyonel dolgu yüklemesi yapmak.

Dr. Sadiye Kuş, başarının sadece dolgunlukla değil, cildin parlaklığı, dokusu ve kişinin kendisi gibi ama daha zinde görünmesiyle ölçüldüğünü vurguladı.

Doğal görünümün sınırının kişinin kendi anatomisi ve mimiklerinin korunduğu nokta olduğunu belirten uzman isim, zamana yayılan kademeli restorasyonun en doğru yöntem olduğunu dile getiriyor.

YÜZ SAĞLIĞI KİLO VERME YOLCULUĞUNUN EN BAŞINDAN İTİBAREN KORUNMALI

İlaç kontrollü kilo kayıplarında yüz ve cilt sağlığının estetik bir ayrıntı gibi değil, bütünsel bir iyi olma halinin ayrılmaz bir parçası şeklinde konumlandırılması gerekiyor.

Dr. Sadiye Kuş, sözlerini şu şekilde tamamladı:

"Bugün kilo kaybı süreçleri çok daha bilinçli ve tıbbi takip altında yönetilebiliyor.

Aynı bilinç, cilt sağlığı için de gerekli.

Yüzünüzün sağlığını korumayı, kilo verme hedefiniz gerçekleştikten sonraki son durak olarak değil; o yolculuğun en başından itibaren yanınızda taşımanız gereken bir sorumluluk olarak görmek gerekiyor.

Erken planlama, doğru beslenme, kas dokusunu koruma ve kişiye özel dermatolojik destekle bu süreç çok daha sağlıklı ve doğal yönetilebilir."

Kaynağa Git

İlgili Haberler