Ana içeriğe geç

AP’den büyük ikiyüzlülük! Barış Harekatı'nı çarpıtan karar yok hükmündedir

KKTC Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Türk halkının iradesini ve özden gelen haklarını yok sayan, Ada'daki gerçekleri bilinçli şekilde çarpıtan bu tür kararların KKTC açısından "yok hükmünde" olduğunu ve hiçbir meşruiyet taşımadığını vurgularken Avrupa Parlamentosu tek taraflı tutumunu terk etmeye, Kıbrıs meselesini siyasi propaganda malzemesi olmaktan çıkarmaya ve tarihi gerçeklerle Ada'daki mevcut duruma saygı göstermeye davet edildi.

AP’den büyük ikiyüzlülük! Barış Harekatı'nı çarpıtan karar yok hükmündedir
Yeni Akit Gazetesi
16

Daha önce sözde soykırım yalanıyla Türkiye'yi ulusal arenada sıkıştırmaya çalışan küresel şeytanlar şimdi de tecavüz yalanı fitnesini devreye soktu. Terörist EOKA'cı canilerin Kıbrıslı Türklere tacizlerini, yönelik soykırımlarını görmeyen alçak Batı,1974 yılında Türklerin Ada’ya müdahalesi sırasında tecavüz işlediği yalanını söyleyerek skandal bir karara imza attı. Müslümanlara karşı işlenen suçları görmezden gelerek sessiz kalan Avrupa Parlamentosu (AP), 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın yıl dönümüne sayılı günler kala skandal bir karara imza attı. Avrupa Parlamentosu, Kıbrıslı Rum kadın ve kız çocuklarının, Türkiye’nin 1974'teki askeri müdahalesi sırasında cinsel şiddete maruz kaldıklarına dair skandal raporu kabul ederek, resmen tanıdı.

RAPORU KURDA TESLİM ETTİLER

Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komitesi (FEMM) tarafından hazırlanan söz konusu rezil karar tasarının raportörlüğünü Yunan AP Milletvekili Eleonora Meleti’nin üstlenirken 33 "hayır" oyuna karşı 575 "evet" oyuyla kabul edildi. Öte yandan skandal karara 1974 yılında gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı kınandı.

TARİHİ GERÇEKLERİ ÇARPITIYORSUNUZ

Avrupa Parlamentosu’nun skandal raporuna tepki yaparken KKTC Dışişleri Bakanlığı söz konusu kararı "taraflı, önyargılı ve siyasi saiklerle hazırlanmış" olarak nitelendirerek şiddetle kınadı. Bakanlık açıklamasında, Avrupa Parlamentosu'nun 1974 Barış Harekâtı'nı çarpıtarak Türkiye ve Kıbrıs Türk halkını hedef aldığı belirtilirken, kararın tarihi gerçeklerle bağdaşmadığı vurgulandı. Açıklamada, 15 Temmuz 1974'te Yunanistan destekli darbenin adayı Yunanistan'a bağlama ve Kıbrıs Türklerini yok etme amacı taşıdığı hatırlatılarak, Türkiye'nin ise 20 Temmuz 1974'te 1960 Garanti Antlaşması'ndan doğan hak ve yükümlülükleri çerçevesinde meşru müdahalede bulunduğu ifade edildi. KKTC Dışişleri Bakanlığı, Barış Harekâtı'nın 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türk halkına yönelik sistematik saldırıları, katliamları ve ağır insan hakları ihlallerini sona erdirdiğine dikkat çekerek, “Bu müdahale, 1963–1974 yılları arasında Rum tarafının Kıbrıs Türk halkına karşı sistematik şekilde yürüttüğü saldırıları, katliamları ve ağır insan hakları ihlallerini sona erdirmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gerçekleştirdiği bu harekât, yalnızca Kıbrıs Türk halkının can güvenliğini sağlamakla kalmamış; aynı zamanda Ada’da olası bir toplu kıyımı önlemiş, halkımızın varlığını ve özgürlüğünü teminat altına almıştır.” ifadelerin kullanıldı.

RUM PROPAGANDASINDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL

Kararın, Rum propagandasına hizmet etmekten başka bir amaca katkı sağlamayacağı belirtilen açıklamada, “Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye’yi hedef alan bu kabul edilemez kararı, dünyayı kandırmaya yönelik Rum propagandasına katkı koymaktan başka bir şeye yarar sağlamayacaktır. KKTC Cumhuriyet Meclisimizdeki Kadın Milletvekillerimiz, alınan bu Rum yanlısı karar öncesinde Avrupa Parlamentosu’nda ilgili Komite Başkanına mektuplar göndererek, bu gerçekleri yansıtmayan iddialara cevap vermişler ve Ada’daki gerçekleri doğru ve şeffaf bir biçimde ortaya koymak adına yoğun çaba sarf etmişlerdir. Ancak tüm bu çabalara rağmen kararın kabul edilmiş olması, Avrupa Birliği ve kurumlarının, Kıbrıs konusundaki tarafsızlıklarını çoktan yitirdiklerini ve tamamen Rum tarafının sözcülüğünü yaptıklarını bir kez daha gözler önüne sermektedir. Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayan, özden gelen haklarını görmezden gelen ve Ada’daki gerçekleri bilinçli şekilde çarpıtan bu tür kararlar, bizim açımızdan yok hükmündedir ve hiçbir meşruiyet taşımamaktadır” denildi.

SKANDAL KARAR YOK HÜKMÜNDE

Bakanlık, Kıbrıs Türk halkının iradesini ve özden gelen haklarını yok sayan, Ada'daki gerçekleri bilinçli şekilde çarpıtan bu tür kararların KKTC açısından "yok hükmünde" olduğunu ve hiçbir meşruiyet taşımadığını vurgularken Avrupa Parlamentosu tek taraflı tutumunu terk etmeye, Kıbrıs meselesini siyasi propaganda malzemesi olmaktan çıkarmaya ve tarihi gerçeklerle Ada'daki mevcut duruma saygı göstermeye davet edildi.

TÜRKİYE İLE EGEMENLİĞİMİZİ KORUMAYA DEVAM EDECEĞİZ

KKTC Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs'ta adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün ancak Ada'daki iki tarafın egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsüne dayalı iş birliği temelinde mümkün olacağını belirterek, “Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve sürdürülebilir çözüm, ancak Ada’nın gerçeklerini esas alan, Ada’daki iki tarafın egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsüne dayalı bir iş birliği temelinde mümkündür. Avrupa Parlamentosu’nun taraflı ve siyasi amaçlı kararları bu gerçeği değiştirmeyecektir. KKTC olarak, Anavatan Türkiye ile omuz omuza halkımızın haklarını ve egemenliğini korumaya kararlılıkla devam edeceğiz” ifadeleri kullanıldı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler