MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım, Muğla'nın Ortaca ilçesinde gerçekleşen 15. Olağan Kongre'de konuştu.
MHP'li Yıldırım, konuşmasının başında MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin selamlarını iletti. Kongreye katılanlara teşekkür eden MHP'li Yıldırım, "Muğla’da beklediğimizin çok üzerinde bir ilgi, çok büyük bir heyecan gördük. Marmaris’te gördük, Datça’da gördük, bugün Ortaca’da görüyoruz. Biraz sonra da inşallah Dalaman’a geçeceğiz. İnşallah aynı heyecanı orada da yaşayacağız. Biz Muğla’dan razıyız. Allah da sizlerden razı olsun. Bu salonları dolduran irade, sadece bir kongre kalabalığı değildir. Bu dava şuuru, bu sadakat, bu bağlılık elbette siyasette de karşılığını bulacaktır." dedi.

"BİZİM DAVAMIZ MAKAM DAVASI DEĞİLDİR"
MHP'li Yıldırım'ın satırbaşları şöyle oldu:
Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset anlayışı dün neyse bugün de odur. Bizim davamız makam davası değildir. Bizim davamız; Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü korumak, devletimizin bekasını muhafaza etmek, milletimizin birliğini ve kardeşliğini güçlendirmektir. Bizim ülkümüz; Türk dünyasının gönül köprülerini daha da kuvvetlendirmek, Türk milletinin tarihî yürüyüşünü daha ileri taşımaktır.
Çocukluğumuzdan beri kurduğumuz Turan ülküsü de işte budur. Turan demek; at sırtında Ötüken’e gitmek değildir. Turan demek; dünyanın dört bir yanında yaşayan Türk’ün gönlünü birleştirmek, ortak tarihini, ortak kültürünü ve ortak geleceğini aynı ideal etrafında buluşturabilmektir.
"CUMHUR İTTİFAKI’NIN DİRAYETLİ YÖNETİMİ SAYESİNDE TÜRKİYE BU SAVAŞLARIN İÇİNE ÇEKİLMEMİŞTİR"
Bugün dünya çok zor bir dönemden geçiyor. Türkiye adeta bir ateş çemberinin ortasında bulunmaktadır.
Yıllardır kuzeyimizde savaş var. Güneyimizde savaş var. Sınırlarımıza çok yakın coğrafyalarda kan akıyor. Bütün bu gelişmelere rağmen Cumhur İttifakı’nın dirayetli yönetimi sayesinde Türkiye bu savaşların içine çekilmemiştir. Allah’a hamdolsun bugün şehirlerimizin üzerinde bomba yağmıyor.
İnsanlarımız huzur içerisinde yaşamaya devam ediyor. Türkiye gücüne güç katarak yoluna devam ediyor. İşte devlet aklı budur. İşte sorumluluk sahibi siyaset budur.
Siyasetin asıl görevi milleti ayrıştırmak değil, birleştirmektir. İç cepheyi sağlam tutmaktır. Milletin ortak değerlerine sahip çıkmaktır. Toplumun sinir uçlarıyla oynamamaktır. Milliyetçi Hareket Partisi bugüne kadar hep bunu yapmıştır. Birliğin, beraberliğin, kardeşliğin ve devletin yanında durmuştur. Allah’a binlerce hamdolsun ki bugün Türkiye, etrafındaki birçok ülkeye göre çok daha güçlü, çok daha sağlam bir durumdadır.

"BUNUN ADI ÖZGÜRLÜK DEĞİL; MİLLETİN DEĞERLERİYLE OYNAMAKTIR"
Ancak üzülerek ifade etmek isterim ki son günlerde siyaset adına çok yakışıksız görüntülerle karşılaşıyoruz. Siyasetçinin bir duruşu olur. Bir ağırlığı olur. Siyasetçi nerede nasıl konuşacağını, nerede nasıl davranacağını bilir. Çünkü temsil ettiği sadece kendisi değildir; temsil ettiği bir millet, bir dava ve bir devlet anlayışıdır. Fakat bugün görüyoruz ki bazı siyasetçiler, sözde komedyenlerin, soytarıların peşine takılmayı marifet zannediyor. Komedyen güldürür. İnsanları tebessüm ettirir. Ama hiç kimsenin Allah’ın adıyla, Allah’ın ayetleriyle, milletimizin kutsallarıyla alay etme hakkı yoktur. Buna sanat denilemez.
Bu millet böyle bir anlayışı kabul etmez. Bu millet; dinine, imanına, mukaddesatına dil uzatılmasına asla müsaade etmez. Daha da üzücü olan, böylesine yanlış bir tavrın arkasında siyasetçilerin saf tutmasıdır.
Kimileri çıkıyor bunu “neşe” olarak görüyor. Kimileri “gülmeyin, cezalandırmış olursunuz” diyerek meseleyi küçümsüyor. Mesele gülmek değildir. Mesele inançtır. Mesele milletimizin kutsallarına saygıdır.
Bizim inancımıza göre Allah’ın adıyla alay edilmez. Allah’ın ayetleri mizah malzemesi yapılamaz.
Bunun adı özgürlük değil; milletin değerleriyle oynamaktır.Türkiye böylesine hassas bir coğrafyada mücadele verirken insanların inançları üzerinden kutuplaşma oluşturmak kimseye fayda sağlamaz. Hiç kimsenin milletimizin sinir uçlarıyla oynamaya hakkı yoktur.
"KAVGA DEĞİL HİZMET DİYORUZ"
Bugün bazı partilerin kendi iç hesaplaşmalarını ibretle takip ediyoruz. Bir zamanlar omuz omuza yürüdüklerine bugün en ağır sözleri söyleyenler yine kendileridir. Dün alkışladıklarını bugün suçlayanlar yine kendileridir. Millet bütün bunları görüyor. Aziz milletimiz kimin devlet ciddiyeti taşıdığını, kimin günü kurtarmanın peşinde olduğunu çok iyi biliyor. Biz ise kavga değil hizmet diyoruz. Polemik değil eser diyoruz. Ayrıştırmak değil birleştirmek diyoruz.
Çünkü Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaseti millet merkezlidir. Önümüzde önemli bir seçim süreci olacaktır. Muğla’dan iki milletvekili çıkarma hedefimizi ortaya koyduk. İnşallah teşkilatlarımızla, siz değerli dava arkadaşlarımızla birlikte gece gündüz çalışacağız. Kapı kapı dolaşacağız. Sıkılmadık el, girilmedik gönül bırakmayacağız. Daha fazla insanımıza ulaşacağız. Davamızı daha fazla vatandaşımıza anlatacağız. Çünkü Türkiye’nin güçlü yönetilmeye ihtiyacı vardır. Türkiye’nin devlet tecrübesine ihtiyacı vardır. Türkiye’nin Cumhur İttifakı’nın istikrarına ihtiyacı vardır. Eksikler olabilir. Yapılamayan işler olabilir.
Ancak Türkiye; pandemiye rağmen, depremlere rağmen, çevresindeki savaşlara rağmen büyümeye, güçlenmeye ve küresel bir güç olma yolunda ilerlemeye devam etmektedir.

"BİZİM GÖREVİMİZ BU İRADEYİ DAHA DA GÜÇLENDİRMEKTİR"
Asrın felaketini yaşadık. Yaklaşık dörtte bir ülkemiz depremden etkilendi. Buna rağmen devletimiz yaralarını hızla sarmaya devam etti. Bütün bunlar güçlü devlet iradesi sayesinde gerçekleşmiştir.
Bizim görevimiz bu iradeyi daha da güçlendirmektir. Davamıza daha sıkı sarılmaktır. Teşkilatlarımızı daha da büyütmektir. İnsanımıza daha fazla dokunmaktır.
Sözlerime son verirken; Bugün gerçekleştirilecek kongremizin Milliyetçi Hareket Partimize, Ortaca’mıza, Muğla’mıza ve aziz Türk milletine hayırlar getirmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Kongremizden çıkacak yeni yönetimimize başarılar diliyor, bugüne kadar emek vermiş bütün dava arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Allah birlik ve beraberliğimizi daim eylesin. Rabbim devletimizi payidar, milletimizi aziz, bayrağımızı daima göklerde dalgalandırmayı nasip eylesin. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyor; Allah’ın selamı, rahmeti, lütfu, keremi ve ihsanı üzerinize olsun diyorum. Allah’a emanet olun. Sağ olun, var olun.