Ana içeriğe geç

Rubio körfez ziyaretinde açık açık söyledi! İsrail güvende değilse barış falan yok

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, "ABD, barışa açık olduğunu, ancak bunun kalıcı, gerçek ve güvenliğimizi ya da müttefiklerimizin güvenlik ve refahını hiçbir şekilde zedelemeyen bir barış olması gerektiğini vurgulamaktadır" açıklamasını yaptı.

Rubio körfez ziyaretinde açık açık söyledi! İsrail güvende değilse barış falan yok
Yeni Akit Gazetesi
16

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Körfez turunun son durağında Bahreyn’i ziyaret etti. Rubio, başkent Manama’da Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif bin Rashid al Zayani ile Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi devletlerin temsilcileri ile bir araya geldi. Bahreynli Bakan Rashid al Zayani, toplantının başında yaptığı açıklamada bölge ülkeleri olarak kritik bir dönemden geçtiklerini belirterek, "Ülkelerimize yönelik saldırılar, daha önce asla karşılaşmayı ummadığımız şekilde bizi sınadı, ancak aynı zamanda toplumlarımızın gücünü ve dayanıklılığını ve savunma güçlerimizin etkinliğini de ortaya koydu. Karşı karşıya kaldığımız ağır zorlukların ardından bugün bölgemiz için bir umut ışığı görüyoruz ve Pakistan ile Katar’ın arabuluculuğunda ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptı ile çatışmaların sona ermesine yönelik diplomatik çabaları memnuniyetle karşılıyoruz. Ayrıca Hürmüz Boğazı üzerinden serbest ve güvenli seyrüseferin yeniden sağlanmasını destekliyoruz. Bu kapsamda Umman’ın boğazdan geçiş yapmak isteyen gemiler için geçici bir deniz koridoru oluşturduğunu duyurmasını da memnuniyetle karşılıyoruz" dedi.

İran’ın mutabakat zaptı da dahil olmak üzere tüm yükümlülüklerine tam olarak uyması gerektiğine vurgu yapan Bahreyn Dışişleri Bakanı, "İran’ın nükleer silah edinmesinin önlenmesi ve seyrüsefer özgürlüğünün korunmasının yanı sıra füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarının kesin olarak sona erdirilmesini, milislere verilen desteğin kesilmesini ve devletlerimizin egemenliğine müdahalenin durdurulmasını gerektirir" ifadelerini kullandı.

"Görüşmemiz, Suriye ve Lübnan’ın istikrarı ile Gazze’de adil ve kapsamlı bir barışın desteklenmesini de kapsamaktadır"

Bugün Suriye ve Lübnan konularını görüşeceklerini belirten Bakan Rashid al Zayani, "Bugünkü görüşmemiz Suriye ve Lübnan’ın birlik, egemenlik ve istikrarı ile Gazze’de adil ve kapsamlı bir barışın desteklenmesi çerçevesinde Barış Kurulu aracılığıyla barışın ilerletilmesi gibi bölgesel öncelikleri de kapsamaktadır. Değerli meslektaşlarım, egemenliğe saygı, uluslararası hukuk ve uluslararası su yollarının korunması temelinde bölgemiz için stratejik barış ve iyi komşuluk tercihlerini ilerletirken, Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri Amerika Birleşik Devletleri ile iş birliği içinde bölge halklarının tamamı için barış, güvenlik ve refahı ilerletecek yeni bir sayfa aramaktadır. Sizi bir kez daha memnuniyetle karşılıyorum ve bölgemiz için daha güvenli, daha istikrarlı ve daha müreffeh bir geleceği birlikte nasıl inşa edebileceğimize dair görüşmelerimizi sabırsızlıkla bekliyorum" şeklinde konuştu.

ABD Dışişleri Bakanı Rubio ise yaptığı konuşmada, "Uzun yıllardır karşılıklı dostluk, ittifak ve iş birliği içinde olan ortakların, müttefiklerin ve dostların bir araya geldiği önemli bir buluşma. Etrafıma baktığımda onlarca yıldır çeşitli konularda çok yakın çalıştığımız ülkeleri görüyorum ancak hepsi ortak bir amaç doğrultusunda hareket ediyor: Yalnızca bölgenin değil, aynı zamanda ABD’nin ve nihayetinde dünyanın diğer ülkelerinin de istikrarı, güvenliği ve refahı" dedi.

"Bölgenin insanların bomba ve silahlar yerine para kazanmaya odaklandığı bir yer olmasını istiyoruz"

İttifakın son olaylar nedeniyle sınandığını belirten Rubio, "Yani bu zor zamanlarda aramızdaki iş birliği, etkileşim ve dostluk seviyesi sınandı ve başarıyla geçti. Bugün buraya geliş amacım, her şeyden önce bize verilen tüm iş birliği ve yardımlar için minnettarlığımı ifade etmektir. Artık yeni bir aşamaya giriyoruz ve bunun barışa yol açmasını umuyoruz. Hepimizin istediği şey budur. Bu bölgenin insanların bomba ve silahlar yerine para kazanmaya odaklandığı, başka ülkelere saldırı planlamak yerine halklarının ekonomik yaşamını iyileştirmeye yöneldiği bir yer olmasını istiyoruz. Dünyanın geneli için de istediğimiz budur. Ancak bunun önünde zorluklar olduğunu da biliyoruz" diye konuştu.

"ABD, İran ile yapıcı diyalog ve anlaşmalara girme fırsatını değerlendirecek"

ABD’nin İran ile yapıcı diyalog ve anlaşmalara girme fırsatını değerlendireceğini aktaran Rubio, "Umarız bu olumlu bir sonuca ulaşır. İran’ın devrimci bir hareket olarak ideolojisini yaymak yerine kendi halkının refahına odaklanan bir ulus-devlet olmayı seçmesi halinde, geçmişteki farklılıklarımıza rağmen ABD bunun gerçekleşmesi için çalışmaya hazırdır. Eğer farklı bir yol seçerlerse elbette bu olumlu bir sonuca götürmeyecektir; ancak hem umutlu hem de gerçekçi olmalıyız. Bu kapsamda bazı önemli noktaları vurgulamak isterim. Biz bir anlaşma istiyoruz ancak her fiyata bir anlaşma istemiyoruz. İyi, gerçek, doğrulanabilir ve uyulacak bir anlaşma istiyoruz. Ayrıca yapılan tüm anlaşmalara uyulması gerekir" ifadelerini kullandı.

"Uluslararası su yolları hiçbir ulus devlete ait değildir"

ABD için asla kabul edilemeyecek bazı hususların olduğuna vurgu yapan Marco Rubio, "Birinci konu Hürmüz Boğazı’nın uluslararası sular olduğudur. Uluslararası su yolları hiçbir ulus devlete ait değildir. Bu, bugün dünyada temel bir ilkedir ve bu ilke olmadan dünya tam bir kaosa sürüklenir. Eğer gerçekten kabul edersek ki bir uluslararası su yolunun kullanımı için, kendi kara sularına yakın olduğu gerekçesiyle bir ülke ücret alabilir, bu durum tüm dünyaya bir bulaşıcı hastalık gibi yayılırdı. Eğer bir boğazda bir ülke, iki ülke ya da herhangi ülkeler kullanım için ücret alma kararı alabilirse dünyadaki su yollarına yakın her ülkenin aynı şeyi yapmasını ne engelleyebilir? Ve o zaman kaos ortaya çıkar. Bu nedenle bu kabul edilemez. Buna ‘geçiş ücreti’ diyebilirsiniz, ‘ücret’ diyebilirsiniz ne derseniz deyin, bu sadece bir kelime oyunudur. Gerçek şu ki, dünyada hiçbir ülkenin uluslararası su yollarının kullanımından ücret alma hakkı yoktur ve bu, hiçbir anlaşmanın kabul edilebilir bir şartı olmayacaktır. Başkan bu konuda son derece nettir" şeklinde konuştu.

"ABD sürece açıktır, bunun başarılı olmasını istemektedir"

İkinci konunun İran’ın asla nükleer silah sahibi olmaması olduğunu belirten Bakan Rubio, "Bu meselenin temelinde yatan ana nedendir. Dolayısıyla yapacağımız her anlaşma bunun gerçekleşmediğini garanti etmeli ve doğrulanabilir adımlar içermelidir. Bu iki husus çerçevesinde şunu açıkça söylemek isterim: ABD sürece açıktır, bunun başarılı olmasını istemektedir. Bunun işlemesi için hazırdır ve elimizden gelen her şeyi yapacağız. Bunun başarılı olmasını umuyoruz ve bunun için burada temsil edilen tüm ülkelerin iş birliğine ihtiyaç vardır. Sadece bir anlaşma yapılması değil, iyi bir anlaşma yapılması ve buna uyulması da sağlanmalıdır" dedi.

"ABD, yapılacak hiçbir anlaşmanın burada temsil edilen ülkelerin çıkarlarına aykırı olmayacağından emin olacaktır"

İran ile müzakere süreci boyunca alınacak kararların hiçbirinde bölgedeki ülkelerin ve müttefiklerin çıkarlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini söyleyen Rubio, "Yapılacak hiçbir anlaşma, Körfez bölgesindeki ortaklarımızın güvenliğini, istikrarını veya refahını zedelememelidir. Bugünkü ziyaretimin temel amacı da budur: Bize verdiğiniz tüm desteğiniz ve iş birliğiniz için teşekkür etmek. Sadece savunma alanında değil, ekonomik alanda da ve aynı zamanda kamuoyu önünde şunu yeniden teyit etmektir: ABD, bu sürece bağlı olmakla birlikte yapılacak hiçbir anlaşmanın burada temsil edilen ülkelerin çıkarlarına aykırı olmayacağından emin olacaktır. Çünkü siz bizim ortaklarımızsınız ve müttefiklerimizsiniz ve bunun böyle devam etmesini istiyoruz. Ortaklar ve müttefikler birbirine zarar vermez. ABD, barışa açık olduğunu, ancak bunun kalıcı, gerçek ve güvenliğimizi ya da müttefiklerimizin güvenlik ve refahını hiçbir şekilde zedelemeyen bir barış olması gerektiğini vurgulamaktadır" diye konuştu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler