Müzisyen Gökhan Özoğuz, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Ahbap soruşturması kapsamında ifade verdi. İfadesinde Özoğuz, Haluk Levent'le tanışıklığı olmadığını ve Ahbap Derneği'ne herhangi bir para transferi bulunmadığını söyledi. Özoğuz, "Haluk Levent gerek sosyal medyada da gerek televizyon da gerekse de kamu kurumlarında bir çok faaliyette bulundu ve yine bir çok kesim tarafından bu faaliyetleri desteklendi ve takdir gördü. Bundan dolayı da o dönem Ahbap Derneği'ne güven duymuştum" dedi.
İfadesinde Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent ve dernek yöneticileriyle tanışıklığı olmadığını söyleyen Özoğuz, "Kahramanmaraş deprem felaketinden sonra bölgede yardım faaliyetinde bulunuyordum. Bu yardımı gerek İstanbul'da gerekse de o bölgede bulunan tanıdıklar aracılığıyla gerçekleştiriyorduk. Emin olmamakla birlikte Haluk Levent ile ne tür bir yardım yapılacağı hususunda çok kısa görüşmüş olabilirim. Nitekim görüşme neticesinde de herhangi bir sonuç elde etmedik. İhtiyaç durumunda beni arayacağını belirtti ve telefonu kapattı. Sonrasında da arayan olmadı" diye konuştu.
"Herhangi bir para transferim olmadı"
"Şahsıma ait banka hesapları mevcuttur. Bu hesaplar üzerinden Haluk Levent, Oğuzhan Uğur veya Ahbap Derneğine ait herhangi bir hesap üzerinden para transferim olmamıştır" diyen Özoğuz, şöyle devam etti:
"Oğuzhan Uğur ile deprem öncesi tanışıklığım müzik ortamından vardı. Deprem zamanı sosyal medyada sıkça paylaşımlarını ve yardım toplama faaliyetlerini gördüğüm için kendisini arayıp ne yapabileceğimi sordum. Bana ofise gelip bizzat yerinde görmemi istedi. Ben de bunun üzerine Oğuzhan'a ait ofise gittim burada bana çalışmalarından bazılarını gösterdi. Hatta göçük altında olan kişiler arayıp adres belirtiyorlardı. Bu adresleri bölgede bulunan kişi veya kurumlara ilettiğini anımsıyorum. Bana dinletilen bazı görüşme içeriklerinde ağlayan kız çocukları ve insanlar vardı ve ben bunları duyunca kendimi kötü hissettim ve oradan ayrıldım. Herhangi bir şekilde Ahbap Derneği için veya Oğuzhan Uğur'un belirttiği herhangi bir hesap için yardım toplama faaliyetim olmadı. Bir takım ünlü arkadaşlarımızın telefon ile görüşme içerisinde olduklarını anımsıyorum ancak bu görüşmelerin içeriğini bilemiyorum göçük altındaki kişiler ile görüşüldüğünü tahmin ediyorum."
Deprem döneminde X hesabından Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur'u etiketleyerek sahte hesapların yanıltıcı paylaşımlar yaptığı uyarısında bulunduğunu anlatan Özoğuz, "Yine 16.02.2023 tarihinde yapmış olduğum paylaşımda göçük altındaki kişiler arasında henüz canlı kişilerin olabileceğini bu sebeple genel yıkımın başlamaması gerektiğini belirttim. Aynı paylaşımın altına Ahbap, AFAD, Kızılay ve deprem hashtag ile paylaşımda bulundum. Paylaşımda da görüleceği üzerine sadece Ahbap'a yönelik bir paylaşım olmamakla deprem nedeni ile yardımda bulunulan tüm dernek ve kurumları etiketledim" dedi.
Özoğuz, şöyle devam etti:
"Youtube isimli sosyal medya platformunda yapılan paylaşımda 'Korkunç şeyler yaşandı ve yaşanıyor gerçekten de hayatımda ülkeyi bu kadar sahipsiz hissediyorum' şeklinde bir söylemim oldu ancak bunu kesinlikle Türkiye Cumhuriyeti ve herhangi bir kamu kurumu için belirtmedim. Göçük altında olan ve çıkarılmayı bekleyen insanların olduğunu görünce ve bir kısmının seslerini duyunca konuşmaların ve seslerin etkisinde kalarak göçük altındaki kişiler ve onları dışarıda bekleyen yakınlarının çaresizliğini anlatmak istedim. Bunun dışında bir niyetim ve söylemim olmadı."
2000'li yıllarda Haluk Levent'in kumar borcu olduğunu duyduğunu ama buna dair bir bilgisi olmadığını belirten Özoğuz, "Eskiden beri yapılacak olan yardımlar konusunda Haluk Levent ve derneğine yardımda bulunulması yönünde iradem olmuştur ve yakın çevremi de bu konuda yönlendirmişimdir. Nitekim aşağıda linkler var dediğimde muhtemelen AFAD, Akut ve Kızılay kurumlarının da linkleri mevcuttur. Nitekim o dönem yine yanlış hatırlamıyorsam bazı bakanların yapılan programa katıldığını hatırlıyorum. Bu da ayrıca güven duyulmasına neden olmuştur.
"Hayal kırıklığına uğradım"
Haluk Levent gerek sosyal medyada da gerek televizyon da gerekse de kamu kurumlarında bir çok faaliyette bulundu ve yine bir çok kesim tarafından bu faaliyetleri desteklendi ve takdir gördü. Bundan dolayı da o dönem Ahbap Derneği'ne güven duymuştum ancak bahse konu soruşturmadan ve kısmen içeriğinden haberdar olduktan sonra gerek şahsım gerekse benim gibi düşünen insanların yanıldığını gördük, hayal kırıklığına uğradım. AFAD, Kızılay veya Akut gibi kurumlara herhangi bir güvensizliğim söz konusu olmamıştır. Benim tek amacım insanlara faydalı olabilmek ve yardımcı olabilmektir. Ben vatanıma milletime devletime aşk ile bağlıyım. Aksi düşünülemez. Yegane amacım bu bağlılıkla yardım etmektir. Benim iyi niyetimi kötüye kullanarak ve yapılan yardımları da kötü iş ve işlemlerde kullanılmasına sebebiyet vermiş isem benim için büyük bir hayal kırıklığı olmuştur."
Soruşturmada bugüne dek neler oldu?
Savcılık dosyasında, Ahbap'ın depremzedeler için yaklaşık 158 milyon dolar bağış topladığı, ancak bu kaynağın bir bölümünün amacı dışında kullanıldığı öne sürülüyor. İddialara göre bağışların bir kısmı kişisel hesaplara aktarıldı, buradan da dernek yöneticileriyle bağlantılı kişi ve şirketlere transfer edildi. Dosyada bu para hareketlerine ilişkin banka kayıtları ve mali incelemelere yer verildiği belirtiliyor.
Soruşturmanın ilk dalgasında Ahbap'ın kurucusu Haluk Levent gözaltına alındı. Levent hakkında "Dernekler Kanunu'na muhalefet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "örgüt üyeliği" gibi suçlamalar yöneltildi. Savcılık ayrıca bazı belgelerde "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarına da yer verdi.
Emniyet ve savcılık ifadelerinde tüm suçlamaları reddeden Levent, deprem bağışlarının neredeyse tamamının afet bölgesindeki çalışmalarda kullanıldığını savundu. Harcamaların valilikler ile İçişleri Bakanlığı denetiminde olduğunu belirten Levent, Yeliz Kaya'ya aktarılan paranın ise Ahbap'a devretmek istediği taşınmazlarla ilgili olduğunu öne sürdü. Buna karşın mahkeme, dosyada "kuvvetli suç şüphesi" bulunduğu gerekçesiyle tutuklanmasına karar verdi.
İlk operasyonun ardından İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla'da ikinci dalga gözaltılar gerçekleştirildi. Bu operasyonlarda Ahbap'ın kurucularından Alper Çelik'in de aralarında bulunduğu 17 kişi gözaltına alındı. Böylece soruşturma kapsamında gözaltına alınanların sayısı 42'ye yükselirken, dört şirkete de kayyım atandı.
Soruşturma kapsamında dikkat çeken isimlerden biri de CHP Parti Meclisi Üyesi ve eski TÜRMOB Başkanı Emre Kartaloğlu oldu. Kartaloğlu'nun, Ahbap'ın deprem dönemine ilişkin hesaplarını daha önce inceleyerek usulsüzlük tespit etmediği yönünde rapor hazırladığı, bu raporun da soruşturma kapsamında yeniden incelenmeye alındığı açıklandı.
Son operasyonda ise Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur ile birlikte yedi kişi daha gözaltına alındı. İddiaya göre Uğur'un "gerçek faydalanıcısı" olarak gösterildiği Babala TV hesabına yurt dışından yüksek tutarlı döviz transferleri yapıldı ve bu işlemlerden biri bir banka tarafından MASAK'a şüpheli işlem olarak bildirildi. Uğur ve diğer şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Gözaltına alınmasının ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Oğuzhan Uğur, soruşturmada ortaya konulan iddiaları kabul etmedi. Dosyada bir yanlışlık varsa bunun kendisine ve ekip arkadaşlarına da yapıldığını savunan Uğur, soruşturma sürecinde hukuki mücadelesini sürdüreceğini ifade etti.