İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın avukatı Özer İncegül'ün, cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı beyanı alındı.
İncegül, yasal ödemeleri yapma veya mevcut ödeme düzenini sürdürme karşılığında Aktaş ve yakınlarının değerlerinin çok üzerinde bedellerle araç ve gayrimenkul almaya zorlandığını, seçim dönemlerinde ise araç tahsis etmeye mecbur bırakıldığını öne sürerek, "Hak edişlerin bu şekilde bir baskı unsuruna dönüştürülmesi sonucunda kendi yasal alacağını tahsil edemeyen şirketler finansal darboğaza sürüklenmiştir." dedi.
Aktaş ve yakınlarının iş yapamaz durumuna düşürüldüğünü, ticari faaliyetlerinin ciddi risk altına sokulduğunu belirten İncegül, şu beyanda bulundu:
"İddia makamının rüşvet olarak nitelendirdiği eylemler, gönüllü ve karşılıklı bir anlaşmanın değil, tamamen yaratılan bu tehlikenin ve icbarın sonucudur. Müvekkil ve akrabaları, ticari faaliyetlerinin sekteye uğramasını engellemek, yasal alacaklarını tahsil edebilmek ve taahhütlerini yerine getirebilmek için bu şartlara boyun eğmek zorunda kalmıştır. 'Rüşvet' suçunda tarafların serbest iradesiyle hareket etmesi ve her iki tarafın da haksız menfaat elde etmesi gerekir. Oysa müvekkilin, kardeşlerinin ve akrabalarının zaten hak ettikleri ödemeleri almaları hukuken haksız menfaat olarak değerlendirilemez. Eylem 'rüşvet' değil, 'icbar suretiyle irtikap' suçunu oluşturmalıdır."
Aziz İhsan Aktaş'ın üzerine atılı suçlamaları reddeden İncegül, beraat talebinde bulundu.
Duruşma, yarına ertelendi.