Ekonomist – Bankacı UĞUR GÜNDÜZ
Türkiye’deki aile şirketlerinin yaklaşık yüzde 70’inin üçüncü kuşağa geçemeden tasfiye olmasına yol açan, literatürde "Kurucu Tuzağı" (Founder's Trap) ve "Kötü Personelin İyi Personeli Kovması" (Gresham Kanunu'nun İnsan Kaynaklarına Uyarlanması) olarak bilinen klasik bir çöküş sarmalı var.
“Baba" figürü (kurucu lider), şirketi sıfırdan var eden o sezgisel ve mutlak otoriter gücünü devretmek istemedikçe, şirket profesyonelleşemiyor ve nitelikli insan kaynağı bir parazit gibi bünyeden atılıyor. Bu yapıdaki bir şirket için gerçekçi bir yönetim analizi ve babanın kırmızı çizgilerini tamamen esnetmeden uygulanabilecek pratik bir kurtuluş reçetesi sunmaya çalıştım.
● Kurucu sendromu (patronun kimlik karmaşası): Kurucu lider için şirket bir ticari işletme değil, bir "evlat" gibidir. Yetkiyi devretmek veya kurallara bağlamak (iç denetim, mevzuat), patronun gözünde "gücü ve kontrolü kaybetmek" ile eşdeğerdir. "Ben bu yaşa kadar denetimsiz getirdim, batırmadım" algısı, değişimin önündeki en büyük psikolojik bariyerdir.
● İK-Gresham Kanunu (kötü yönetimin iyiyi kovması): Profesyoneller ve işinin ehli insanlar iki şeye ihtiyaç duyar; yetki ve özerklik. Sorumluluk verilip yetki verilmediğinde, son karar hep “babanın” iki dudağı arasında kaldığında profesyonel yönetici etkisiz elemana dönüşür. Devamında nitelikli yöneticiler altı ay içinde itibarını ve zamanını korumak için ayrılmak zorunda kalır.
Geride sadece biat eden, sorunları halının altına süpüren, vizyonsuz ve "patron ne derse haklıdır" diyen vasat kadrolar kalır.
Sonuç: Personel kalitesi ve operasyonel verimlilik her gün biraz daha geriye gider.
● İkinci kuşağın "ikna" çıkmazı: Çocukların babayı sürekli "ikna etmeye çalışması", şirkette kurumsal bir yönetim şeması olmadığını, kararların rasyonel verilere göre değil, "aile içi lobilere ve ikna kabiliyetine" göre alındığını gösterir. Bu durum ikinci kuşağı demotive eder, enerjilerini işi büyütmeye değil, içeride bürokrasi ve psikolojik savaş vermeye harcamalarına neden olur.
Kurtuluş reçetesi: Adım adım eylem planı
1 "Gölge yönetim" ve kar amacı gütmeyen test alanları: Babanın ana işteki mutlak otoritesine dokunmayın. Bunun yerine, ikinci kuşağın tamamen sorumlu olacağı, ana şirketin bütçesinden küçük bir pay alan "yeni nesil projeler / girişimler" veya ayrı bir Ar-Ge/E-Ticaret/İhracat şirketi kurulmasını önerin.
*Amaç: İkinci kuşağın kendi yetkinliğini rasyonel ciro ve kar rakamlarıyla babaya ispatlaması. Baba, çocuklarının "hata yapmadan" ve "ana parayı batırmadan" para kazandırabildiğini gördükçe güven sınırı genişleyecektir.
X şehrinde geleneksel yöntemlerle üretim yapan büyük bir mobilya üreticisi. Baba, iç pazardaki bayilik ağıyla şirketi büyütmüş ancak e-ticarete ve ihracata tamamen karşı. "İnsan dokunmadığı mobilyayı almaz, internetten mobilya mı satılır, paramızı batıracaksınız" diyor. İkinci kuşak (kız kurucu ortak), babayla kavga etmek yerine ana şirketten çok küçük bir bütçe koparıyor ve tamamen bağımsız, farklı isimde bir e-ticaret ve tasarım odaklı ihracat şirketi kuruyor (Gölge Yönetim). Lojistik ve üretimi ana firmadan fatura karşılığı satın alıyor.
● Sonuç: Üç yıl içinde bu mikro girişim, ana şirketin cirosunun yüzde 40'ına ulaştı ve daha yüksek kar marjı getirdi. Baba, rasyonel finansal verileri ve döviz girdisini görünce kızına ana şirketin de dijital dönüşüm yetkisini kendi rızasıyla devretti.
2 İç denetimi "polislik" değil, "varlık koruma" olarak sunmak: Baba iç denetimi kendisini kısıtlayan bir "mevzuat zinciri" veya kendisine yönelik bir güvensizlik olarak algılıyor.
Yaklaşım değişikliği: Denetimi bir check-up ve "babanın 50 yıllık emeğini/servetini dışarıya karşı koruma (suistimal, hırsızlık, tedarikçi kazıkları)" mekanizması olarak pazarlayın. “Baba, senin kurduğun bu yapının parası dışarıya sızmasın diye bir kontrol sistemi kurmalıyız" argümanı, kurucunun korumacı refleksine hitap eder.
3 Profesyonel yönetici modeli: "genel müdür" değil, " saygın tecrübeli”
Doğrudan piyasadan gelen, modern kurumsal jargona sahip bir CEO bu bünyede yaşayamaz. Şirkete alınacak profesyoneller şu profile sahip olmalıdır:
● Köprü personel: Hem patronun dilinden anlayan (geleneksel esnaf kültürüne saygılı, sabırlı) hem de modern yönetim tekniklerini bilen kıdemli danışmanlar veya yöneticiler seçilmelidir. Bu kişileri babanın üstüne bir amir gibi değil, babanın yükünü hafifletecek, ona raporlama yapacak birer "sağ kol" olarak konumlandırarak işe başlatmak altı aylık ayrılık döngüsünü kırabilir.
Büyük bir gıda markası, kurumsallaşma adına uluslararası bir firmadan transfer ettiği, çok parlak bir geçmişi ve jargonu olan bir CEO’yu işin başına getiriyor.
CEO, ilk yönetim kurulunda babaya İngilizce terimlerle dolu (KPI, EBITDA, Leverage vb.) 150 sayfalık bir sunum yapıyor ve ilk iş olarak babanın 30 yıllık emektar fabrika müdürünü işten çıkarmak istiyor.
● Gelişme: Baba, CEO'nun ne dediğini anlamadığı gibi, kendi sadık adamının harcanmak istenmesini kendine yapılmış bir darbe olarak görüyor. CEO’ya hiçbir yetki devretmiyor, onun aldığı kararları arkasından iptal ediyor. CEO, beşinci ayında istifa ediyor. Arkasından şirketteki diğer nitelikli müdürlerin bazıları da "burada vizyon yok" diyerek ayrılıyor (Gresham Kanunu).
4 Karar alma mekanizmasını sayısallaştırmak:"Bence bu yatırımı yapmalıyız" cümlesi babada ters teper çünkü onun 50 yıllık "bence"si her zaman döver. İkinci kuşak, ikna sürecini duygusallıktan çıkarıp tamamen finansal verilere dökmelidir. Fizibilite raporları, maliyet-fayda analizleri ve "Eğer bunu yapmazsak önümüzdeki iki yılda kaybedeceğimiz net para tutarı" tablolar halinde babanın önüne konmalıdır. Karar yine babanın olsun, ama önüne konan seçenekler tamamen matematiksel olsun.