Venezuela'da 24 Haziran'da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin en ağır yıkıma neden olduğu bölgelerden La Guaira'da enkazdan sağ çıkarılan 17 yaşındaki Camlilo Arellano, üç gün boyunca enkaz altında yaşadıklarını anlattı.
Depremde sağ bacağını kaybeden Arellano, annesinin kucaklamasıyla hayatta kaldığını belirtti.
Caracas'taki Domingo Luciani Devlet Hastanesi'nde tedavisi süren Arellano, deprem sırasında La Guaira'nın La Paez Mahallesi'nde bulunan 14 katlı apartmanın üçüncü katındaki evlerinde annesi, ağabeyi ve köpekleriyle birlikte olduğunu belirtti.
İlk sarsıntının ardından binadan çıkmaya çalıştıklarını anlatan genç kız, kısa süre sonra meydana gelen ikinci deprem nedeniyle annesiyle birlikte yemek masasının altına sığındıklarını, ağabeyinin ise köpeğiyle kapı eşiğine geçtiğini söyledi.

"ANNEM HAYATIMI KURTARDI"
Arellano, "Masanın altına girdiğimizde, beton parçalarının düştüğünü gördük ve ağabeyimin üzerine çok sayıda beton parça düştü. İkinci deprem, her şeyi üzerimize yıkan dalga oldu. Annem beni kucakladı ve cenin pozisyona geçti. Bu da tüm enkazın ve yemek masasının onun üzerine yıkılmasına neden oldu. Yani beni korudu ve hayatımı kurtardı." dedi.
Genç kız, binanın çökmesinin ardından annesinin ağır yaralandığını belirterek yaşadığı en acı anı şu sözlerle anlattı:
"Annemin burnundan ve kulaklarından kan gelmeye başladı. Ona dayanmasını, henüz gitmemesini, birazcık daha beklemesini söylüyordum ama annem beni çok sevdiğini söyledi ve ardından hayatını kaybetti."
Köpeği Milo'nun da bir süre havladıktan sonra sustuğunu söyleyen Arellano, "Köpeğimin adı Milo'ydu ve ona 'Milo, beni bekle, ölme' diyordum, o da bana havlayarak karşılık veriyordu." dedi.
"Üç gün enkaz altında kaldım, üzerimde annemin cansız bedeni vardı"
Deprem sırasında babasının işte, kız kardeşinin ise dedesiyle birlikte olduğunu belirten Arellano, üç gün boyunca enkaz altında yiyecek ve su olmadan hayatta kalmaya çalıştığını söyledi.
"Üç gün enkaz altında kaldım. Beni 26 Haziran'da, sabah saat 08.00 civarında çıkardılar. Zorlu üç gündü. Yiyeceğim ve suyum yoktu ve üzerimde hayatını kaybeden annem vardı."
İlk gün büyük çaresizlik duygusuna kapıldığını anlatan Arellano, daha sonra umudunu kaybetmemeye çalıştığını dile getirdi.
"Telefonum yanımdaydı. Bu yüzden sıcak bastığındaki sıcaklık korkunçtu, dayanabilmek için telefonumun kılıfıyla kendimi serinletiyordum. Uyumaktan korkuyordum çünkü gözlerimi kapatırsam belki bir daha açamayacağımı düşünüyordum."
Üçüncü gün aynı binanın beşinci katında yaşayan bir arkadaşının sesini duyduğunu anlatan genç kız, bunun kendisine yeniden umut verdiğini söyledi.
"Onun sesini duyduğumda bu, bir yaşam umudu oldu çünkü kurtarma ekiplerinin seslerini duyduğunu söylüyordu. İkimiz de 'Buradayız!' diye bağırmaya başladık ve tam o sırada babam geldi. Mahalle sakinleri ve itfaiyecilerin yardımıyla beni çıkardılar."
Arellano, annesini sıkı sıkıya tuttuğu bacaklarından zor ayırabildiklerini anlatarak "Aşağıdan onları az çok görebileceğim bir delik açmayı başardıklarında bana ilk verdikleri şey, birazcık su oldu. Çok susuz kalmıştım; üç gündür yemeden, içmeden ve uyumadan duruyordum. Ölmek istemediğim için vakit geçmesinden ve beni bulamamalarından korkuyordum." ifadelerini kullandı.
"Babamın sesi bana güç verdi"
Enkaz altından zorlukla çıkarıldığını söyleyen Arellano, "Babamın sesi, onu ilk duyduğum gün daha fazla dayanabilmem için ihtiyacım olan şeydi. Çünkü artık pes ediyordum ama onun babam olduğunu duyduğumda ve beni çıkaracağını, biraz daha dayanmamı söylediğinde güç topladım ve çıkmayı başardım." dedi.
Hastaneye kaldırıldıktan sonra sağ bacağının ampute edildiğini aktaran genç kız, "Beni çıkardıklarında hastaneye götürdüler ve bacağımdan ameliyat ettiler, sağ bacağım ampute edildi. Bacağımı ampute ettiklerini bana söylemek istemiyorlardı. Ben de bacağımı ampute ettiklerini zaten bildiğimi söyledim."
"Sarsıntı beni duvara fırlattı"
Aynı hastanede tedavi gören 45 yaşındaki Yeri Barbosa da deprem sırasında yaşadıklarını anlattı. Şiddetli yağışın ardından elektrik sigortalarını kontrol etmek için dışarı çıktığında depreme yakalandığını söyleyen Barbosa, sarsıntının şiddetini şu sözlerle dile getirdi:
"Sarsıntı o kadar güçlüydü ki, beni duvara çarptı. Beni üç kez yukarı fırlatıp yere vurdu. İkinci düşüşümde bacağımın kırıldığını hissettim. Sarsıntı hafifleyip durduğunda, sürünerek ilerlemeye çalıştım çünkü binada olan kızlarımın yanına gitmek istiyordum."

Panik sırasında insanların birbirini ezerek kaçmaya çalıştığını anlatan Barbosa, yaşadığı çaresizliği şöyle ifade etti:
"Tüm bunlar olurken ben yerde acı içinde yatıyordum. İnsanlar o korku ve panikle sadece üstümden basıp geçiyordu. O an bunun nedenini anlayamamıştım ama bugün artık çok iyi anlıyorum ki, herkes sadece kendi canını kurtarmanın peşindeydi."
Yolların yarılması ve binaların yıkılması nedeniyle hastaneye ulaşmanın mümkün olmadığını belirten Barbosa, "Binaların hala yavaş yavaş yıkılmaya devam ettiği görülüyordu." dedi.