Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın satırbaşları şöyle:
Uluslararası kuruluşların saygıdeğer temsilcileri, akademi, sivil toplum ve iş dünyasının kıymetli mensupları, kıymetli misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum. Medeniyetimizin cümle kapısı olan Aziz İstanbul'da, Sıfır Atık Forumu'nun kapanışında sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Türkiye'nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden foruma teşrif eden konuklarımızın her birine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum.
Döngüsel ekonomiden iklim dostu üretim modellerine, atığın ekonomik değere dönüştürülmesinden kaynak verimliliğine kadar pek çok önemli başlığın ele alındığı forumun hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sıfır Atık Vakfımız ve bakanlıklarımız başta olmak üzere, bu kapsamlı organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sözlerimin hemen başında, iki gün önce idrak ettiğimiz Dünya Çevre Günü'nüzü ve yine yedi gün boyunca çeşitli etkinliklerle dolu dolu geçirdiğimiz İstanbul Sıfır Atık Haftası'nı canı gönülden tebrik ediyorum. Hem çocuklarımızın hem de ziyaretçilerin çevre ve geri dönüşüm alanlarında farkındalığını artıran Sıfır Atık Festivali ve sergimizin de aynı şekilde hayırlar getirmesini temenni ediyorum.
"183 ÜLKEDEN KATILIM VAR"
183 ülkeden 120'yi aşkın bakanı, 200'ün üzerinde belediye başkanını ve 500'den fazla uluslararası paydaşı bir araya getiren bu platformu son derece kıymetli bulduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Gençlik teşkilatlarından özel sektöre, sivil toplum kuruluşlarından politika yapıcılara, akademisyenlerden karar vericilere kadar 5 binin üzerinde katılımcının iştirak ettiği bu forum, Türkiye'nin çevre diplomasisinde ulaştığı yüksek seviyenin açık bir göstergesidir. Forumun bir diğer özelliği de yalnızca teorik düzeydeki tartışmalara değil, somut, uygulanabilir ve ölçülebilir çözüm önerilerine odaklanmasıdır. Gerek kapsamı, gerek metodu, gerekse mahiyeti itibarıyla Sıfır Atık Forumu'nun var olan potansiyeli kuvveden fiile çıkaracağına, düşünceyi eylemle buluşturacağına yürekten inanıyorum. Kasım ayında Antalya'da ev sahipliği yapacağımız COP31 Taraflar Konferansı'na giden yolda forumun üstlendiği bu misyon çok ama çok değerlidir. Bu bakımdan forumun temasının "Antalya'ya Giden Yol: İklim Eylemi Olarak Sıfır Atık" şeklinde belirlenmesi son derece doğru ve isabetli olmuştur.
İklim meselesi, tıpkı savaş ve küresel salgın gibi insanlığın tamamını tehdit eden ciddi bir sorundur. Özellikle sanayi devrimi ile birlikte hava kirliliğinden gıda kirliliğine, hatta gıda kıtlığına, atık yönetiminden doğal afetlere, iklim ve üretim kaynaklı problemlerin kelebek etkisiyle birbirini tetiklediği inkâr edilemez bir hakikattir. Bu problemlerin etkisi enerjiden ulaşıma, sağlıktan tarım ve hayvancılığa kadar çok geniş bir alanda her geçen yıl daha da fazla hissedilmektedir. Fakat şu gerçeği de burada açıkça ifade etmemiz gerekiyor. Milyarlarca yıllık dünya tarihinde iklim hemen her çağda değişime uğramıştır. Buradaki asıl mesele, bu değişimin krize yol açmadan yönetilebilmesidir. Dolayısıyla bu sorunu iklim değişikliğinden ziyade iklim krizi olarak ele almamızın, inanıyorum ki daha gerçekçi olacağıdır. Bunu yalnızca isimlendirme düzeyinde kalan sathi bir anlaşmazlığı tekrar su yüzüne çıkarmak için söylemiyorum. Bilakis meseleyi doğru adlandırmanın rasyonel çözümleri beraberinde getireceğini vurgulamak adına özellikle dile getiriyorum.