Ana içeriğe geç

Asıl kayıp istihdamda, işsizlik verisinde görünmeyen tablo

Son verilere göre işsizlik oranı yüzde 8,2’ye yükselirken, işsiz sayısındaki sınırlı düşüş ilk bakışta olumlu bir tablo yarattı. Ancak istihdam edilenlerin 356 bin kişi azalması ve işgücüne katılımın gerilemesi, verinin arka planındaki zayıflığı ortaya koydu. Genç işsizlikte düşüşe rağmen atıl işgücünün yüzde 30,1’de kalması, piyasadaki kırılganlığın sürdüğünü gösterdi.

Asıl kayıp istihdamda, işsizlik verisinde görünmeyen tablo
Haber Global
16

Türkiye’de enflasyonla mücadele ekonomi gündeminin ilk sırasında yer alırken, işgücü piyasasında geniş tanımlı işsizlik de en az enflasyon kadar dikkat çeken başlıklardan biri olmayı sürdürüyor. İşsiz sayısı son verilere göre ülke genelinde 5 bin kişi azalarak 2 milyon 868 bine gerilese de, aynı dönemde istihdam edilenlerin sayısında 356 bin kişilik düşüş tabloyu daha kırılgan hale getirdi. Genç işsizlik oranının yüzde 14,5’e inmesi olumlu bir gelişme olarak öne çıksa da, atıl işgücü oranının yüzde 30,1 seviyesinde kalması, işgücü piyasasında görünmeyen işsizlik, eksik istihdam ve iş aramaktan vazgeçen kesimler üzerinden ciddi bir baskının sürdüğünü ortaya koydu.

ATIL İŞGÜCÜ NEDEN KRİTİK?

Türkiye’de işsizlik tartışmalarında son yıllarda en önemli başlıklardan biri atıl işgücü oranı oldu. Çünkü dar tanımlı işsizlik yalnızca aktif olarak iş arayan ve çalışmaya hazır olan kişileri kapsıyor. Oysa atıl işgücü; işsizlerin yanı sıra zamana bağlı eksik istihdam edilenleri, yani daha fazla çalışmak istediği halde yeterli süre çalışamayanları ve potansiyel işgücünü de içeriyor. Bu nedenle geniş tanımlı tablo, işgücü piyasasındaki gerçek baskıyı daha görünür hale getiriyor. Son 5 yıllık eğri bu açıdan çarpıcı. 2022’de yüzde 21,3 olan atıl işgücü oranı, 2023’te yüzde 22,8’e, 2024’te yüzde 26,7’ye, 2025’te yüzde 29,7’ye, Nisan 2026’da ise yüzde 30,1’e çıktı.

ORAN NEDEN YÜKSEK?

Nisan verilerindeki en dikkat çekici başlıklardan biri, işsiz sayısındaki azalışa rağmen işsizlik oranının yükselmesi oldu. Kamuoyu Araştırmacısı Volkan Tebrizcik ise son verilerden yansınlar için, "Normal koşullarda işsiz sayısındaki düşüş, işsizlik oranının da gerilemesi beklentisini doğurur. Ancak oran yalnızca işsiz sayısına değil, işgücünün toplam büyüklüğüne göre hesaplanır. Nisan ayında işgücü 361 bin kişi azaldı. Aynı ayda istihdam edilenlerin sayısı da 356 bin kişi geriledi. Bu nedenle işsiz sayısındaki 5 bin kişilik düşüş, işgücü piyasasındaki genel zayıflamayı örtmeye yetmedi. Başka bir ifadeyle, Nisan ayında tablo yalnızca 'işsiz sayısı azaldı' cümlesiyle açıklanamayacak kadar çok katmanlı" dedi.

Tebrizcik şu bilgileri de paylaştı: "Nisan 2026 verilerine göre genç nüfusta işsizlik oranı ise bir önceki aya göre 0,8 puan azalarak yüzde 14,5’e geriledi. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç işsizlik oranı erkeklerde yüzde 12,0, kadınlarda ise yüzde 19,4 olarak tahmin edildi. Genç işsizlikteki düşüş olumlu görünse de genç kadın işsizliğinin halen yüzde 20’ye yakın seyretmesi, cinsiyet temelli ayrışmanın sürdüğünü ortaya koyuyor."

GENÇ İŞSİZLİK ORANI AZALIYOR

Öte yandan genç işsizlik oranında son 5 yılda önemli bir gerileme yaşanması ise analistler tarafından olumlu yorumlanıyor. 2021’de yüzde 22,6 olan genç işsizlik, 2022’de yüzde 19,4’e, 2023’te yüzde 17,4’e, 2024’te yüzde 16,3’e, 2025’te yüzde 15,3’e indi. Nisan 2026’da ise yüzde 14,5 olarak açıklandı.

EKSİK DEĞERLENDİRME YAPILIYOR

Genç kadınlarda işsizlik oranının Nisan 2026’da yüzde 19,4 olması da ayrıca dikkat çekici.
Nisan 2026 verilerinde erkek işsizlik oranı yüzde 6,8, kadın işsizlik oranı yüzde 11,0 olarak açıklanırken, aradaki farkın 4,2 puan olduğu görüldü. Kadınların istihdam oranı yüzde 31,2’de, işgücüne katılma oranı ise yüzde 35,0’te kaldı. Kurumsal İktisat Uzmanı Gülsev Duran ise tabloyu yorumlarken, "Kadın işsizliği sadece iş bulma sorunu olarak değil, aynı zamanda işgücüne katılım sorunu olarak da okunmalı.Çünkü iş aramayan, iş aramaktan vazgeçen ya da ev içi sorumluluklar nedeniyle çalışma hayatına dahil olamayan kadınlar dar tanımlı işsizlik oranına doğrudan yansımıyor. Bu nedenle kadınların işgücü piyasasındaki gerçek durumunu anlamak için istihdam oranı, işgücüne katılım, kayıt dışılık ve atıl işgücü göstergeleri birlikte değerlendirilmeli" diye konuştu.

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Kaynağa Git

İlgili Haberler