Avrupa'yı etkisi altına alan aşırı sıcak hava dalgalarının ardından Paris yönetimi ile ABD'li yorumcular arasında klima tartışması yaşandı.
Paris Belediye Başkanı Emmanuel Grégoire, bireysel klimaların kentleri daha da ısıttığını savunurken, Belediye Başkan Yardımcısı Audrey Pulvar da ABD'yi iklim krizine en fazla katkı sağlayan ülkelerden biri olmakla suçladı.
Tartışma, Fransa'nın son yıllardaki en şiddetli sıcak hava dalgalarından birinin ardından başladı. Ülkede aşırı sıcaklar nedeniyle binin üzerinde fazladan ölüm yaşandığı bildirildi.
'Klima çözüm değil, sorunu büyütüyor'
Le Monde gazetesine konuşan Paris Belediye Başkanı Emmanuel Grégoire'ye, Parislilerin evlerine daha fazla klima taktırıp taktırmaması gerektiği soruldu.
Grégoire bu fikre karşı çıkarak, "Bireysel klima bir beladır. Kenti daha da ısıtarak sorunu büyütür" dedi.
Bu açıklama özellikle ABD'de bazı yorumcular tarafından sert eleştirildi. Sosyal medyada ve çeşitli yayınlarda Fransızların aşırı sıcaklarla nasıl başa çıkacağını bilmediği yönünde eleştiriler yer aldı.
Paris'ten ABD'ye: 'Önce kendi emisyonlarınıza bakın'
Tartışmaya Paris Belediye Başkan Yardımcısı Audrey Pulvar da Instagram üzerinden katıldı.
Pulvar, ABD'li yorumcuların Fransa'yı eleştirirken küresel sera gazı emisyonlarındaki kendi ülkelerinin payını görmezden geldiğini savundu.
"Günlerdir bazılarınız Paris'le alay ediyor çünkü şehirde her evde ve her odada klima yok. Bu gerçekten ironik" ifadelerini kullanan Pulvar, Paris yönetiminin emisyonları azaltmak, yeşil enerjiye geçmek ve Seine Nehri'ni yeniden yüzülebilir hâle getirmek için önemli adımlar attığını söyledi.
Pulvar, "Hâlâ yapılacak çok şey var. Ancak belki de sorunun oluşmasında en büyük paya sahip ülkeler, çözüm üretmeye çalışanlara ders vermemeli" dedi.
Klimalar gerçekten küresel ısınmayı artırıyor mu?
Uzmanlara göre bu sorunun yanıtı basit değil.
Çeşitli araştırmalara göre klimalar, elektrik tüketimi ve soğutucu gaz sızıntıları birlikte değerlendirildiğinde küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 3,2'sinden sorumlu.
Ayrıca dünya genelinde üretilen elektriğin yaklaşık yüzde 7'si klima sistemleri tarafından tüketiliyor.
ABD bu alanda öne çıkan ülkelerden biri. Fransa veya Almanya gibi birçok gelişmiş ülkenin aksine ABD'de hanelerin büyük çoğunluğunda bireysel klima var.
Futurism'in haberleştirdiği verilere göre, ABD'de yalnızca mayıs-ağustos döneminde klimaların neden olduğu aylık karbondioksit emisyonu yaklaşık 150 milyon tona ulaşıyor. Bu miktar, Hollanda'nın yıllık toplam karbon emisyonuna yakın bir seviyeye karşılık geliyor.
Öte yandan, Fransa son yıllarda emisyonlarını azaltmaya yönelik önemli adımlar atsa da tarih boyunca atmosfere yaklaşık 40 milyar ton karbondioksit saldı.
Asıl sorun küresel eşitsizlik
Araştırmacılar, iklim değişikliği ile klima kullanımının aslında küresel eşitsizliği de gözler önüne serdiğini vurguluyor.
Afganistan, Papua Yeni Gine, Guatemala, Honduras ve Nikaragua gibi düşük gelirli ülkeler, aşırı sıcaklardan en fazla etkilenen bölgeler arasında yer alıyor. Ancak bu ülkelerin ne yaygın klima kullanımını finanse edecek ekonomik gücü ne de iklim değişikliğine uyum sağlayacak altyapısı var.
Öte yandan bir araştırmaya göre düşük gelirli ülkeler de zengin ülkelerdeki kadar klima kullanmaya başlarsa, buna bağlı karbon emisyonları 2050 yılına kadar küresel sıcaklık artışına ilave 0,05 santigrat derece katkı yapabilir. Bilim insanları bunun iklim hedefleri açısından ciddi bir risk oluşturabileceğini belirtiyor.