Ana içeriğe geç

Çorum’da Alevi Canlar buluşması: 'Saray düzeni yıkılmadan eşitlik gelmez'

Çorum’da Uluslararası Alevilik Çalıştayı’nda Pir Sultan Abdal ve Kadıncık Ana heykelleri açıldı. Açılışa CHP, DEM, TİP, EMEP, SOL, HDK katıldı. Siyasi parti temsilcileri, “Saray düzeni yıkılmadan eşit yurttaşlık gelmez” dedi.

Çorum’da Alevi Canlar buluşması: 'Saray düzeni yıkılmadan eşitlik gelmez'
Evrensel
16

Çorum’da Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Çorum Alevi Kültür Derneği Uluslararası 1. Alevilik Çalıştayı Kongresi ve Çorum Rıza Şehri Alevi Canlar Buluşması başladı. Üç gün çeşitli etkinlik ve katılımcılarla sürecek olan etkinliğin ikinci gününde Pir Sultan Abdal ve Kadıncık Ana heykellerinin açılışı gerçekleşti. Açılışa Emek Partisi, DEM Parti, Türkiye İşçi Partisi, CHP, Sol Parti, Halkların Demokratik Kongresi ve Alevi dernekleri temsilcileri katıldı.

Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, Pir Sultan Abdal ve Kadıncık Ana heykellerinin taşıdığı sembolik anlamlara dikkat çekti. Geçmez, “Birisi direnişin, birisi kadının sembolüdür. Tarihimizden aldığımız ışıkla, 'Canı candan ayıran bizden değildir’ diyoruz” dedi.

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan da yaptığı konuşmada, diline, kültürüne, kimliğine ve inancına yönelik baskılara karşı direnen halkları selamlayarak, tekçi ve inkarcı politikalara karşı birlikte yaşam mücadelesini sürdürdüklerini söyledi.

Aslan, “Bu topraklarda birlikte yaşamanın koşulları: Hepimizin bu ülkenin yurttaşı olduğunu ve eşit yurttaş olduğumuzu bu ülkeyi yönetmeye talip olanlar ve yönetenler bilecek” ifadelerini kullandı.

“İktidar toplumun hiçbir kesiminden rıza alamıyor”

Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, iktidarın toplumun hiçbir kesiminden artık rıza alamadığını ve bu yüzden baskı ile şiddet politikalarına sarıldığını ifade etti. Aslan, “24 yıllık iktidarı boyunca hilelerle, baskılarla bu ülkede seçim almayı başardılar. Ama bugün görüyoruz ki artık toplumda karşılığı olmayan bir saray düzeni var. Artık hiçbir toplum kesiminden rıza alamıyorlar” dedi.

Sivas, Çorum ve Maraş katliamlarının yanı sıra Suruç, Roboski ve Ankara Gar Katliam’ında hayatını kaybedenleri anan Aslan, “Bu saray rejimi, bu ülkede özgür, eşit, demokratik bir ortamda yaşamak isteyen herkese düşmandır, bu çok açıktır. O yüzden bu saray düzeni yıkılmadan, bu saray iktidarını başımızdan defetmeden, onları bütün kurumlarıyla, bütün varlıklarıyla ortadan kaldırmadan eşitlik, özgürlük, demokrasi, barış, eşit yurttaşlık gelmeyecektir” diye konuştu.

“Halkın boğazındaki son lokmaya çökenler utanmadan karşımıza çıkıyor”

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, “Biz niye yoksuluz biliyor musunuz? Çünkü onlar çalıyorlar arkadaşlar. Çünkü onlar hak etmedikleri kadar fazla yiyorlar. Koç Holding yüzüncü yılını kutluyor. Bu memleketin bu hale gelmesinde en büyük sorumlularından, halkın boğazındaki son lokmaya çöken zenginlerden değilmişler gibi yüzsüzce karşımıza çıkıyorlar” dedi.

Doruk Madencilik işçilerinin eylemini hatırlatan Baş, “Bu devleti yönetenler ve patronlar holdinglerin arkasına geçtiler ve koca koca bakanlar, ‘Ben işçilerle görüşmeye tenezzül etmem’ dediği için o işçiler Beypazarı'ndan 180 kilometre yolu yalın ayak yürüyerek bakanlığın kapısına dayandılar. Karşısına polis çıktı, cop çıktı, gaz çıktı. O işçiler sokakta kalmak zorunda kaldılar da Alevi derneklerinin koordinasyonuyla arkadaşların sokaklarda kalmasını engelledik. Böylesi bir dayanışma örneğiyle biz bunları başardık; bunun bilinmesini istiyorum” dedi.

“Bu ülkede Alevi’yi görmeyen bir barış süreci olamaz”

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit, yaklaşık iki yıldır devam eden “sürece” değindi. Koçyiğit, Kürt sorununun demokratik çözümü ile Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı: “Bu ülkede Alevi’yi görmeyen bir barış süreci olamaz. Alevi inancını tanımayan, onu gözetmeyen bir demokratik dönüşüm de mümkün değildir. Bizi ayrıştırmaya çalışanlar, bizi kamplara bölmeye çalışanlar, bizi iktidarın yanında yaftalamaya çalışanlara da buradan açık ve net söylüyoruz: Tarihimiz direniş tarihidir. Bizim ödemediğimiz bedel kalmamış ama görüyorsunuz; dimdik ayaktayız, buradayız ve mücadele ediyoruz. Şunu söylüyoruz: Bir taraftan bir iğne ucu kadar bir ihtimal varsa akan kanın durması, Kürt sorununun demokratik, barışçıl yollardan çözülmesi ve mutlaka bu toprakların onurlu bir barışla buluşması mücadelesini sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

“Cumhur İttifakı seçmeninin dörtte bir desteğini alamayacak”

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, “İktidarın sürdürülebilir olması için yurttaşın kendisini temsil edildiğini hissetmesi gerekir. Ancak bugün Türkiye’yi yönetenler artık toplumdan rıza alamıyor. Cumhur İttifakı’nı oluşturan partiler seçmenin dörtte birinin dahi desteğini alamayacak bir noktaya gelmiştir” dedi.

Türkiye’de 2010 ve 2017 referandumları sonrasında kuvvetler ayrılığının zayıflatıldığını ve tek merkezli bir yönetim anlayışının güçlendirildiğine değinen Günaydın “Bugün başımızda bulunanlar, 2010 ve 2017 referandumlarıyla Türkiye'yi bir tek parti devletine, ceberut bir anlayışa döndürenler, bugün ‘Yalnızca ben varım, siz bir hiçsiniz’ diyenler yurttaştan rıza alabiliyorlar mı? İlk seçimde gideceklerini çok iyi biliyorlar; bu nedenle zulmediyorlar, bu nedenle yargıyı araçsallaştırıyorlar, bu nedenle yargıçların, savcıların cübbelerine çok üzülerek söylüyorum ki rozetleri dikiyorlar, cepleri dikiyorlar, düğmeleri dikiyorlar. Mutlaka halkın iktidarını kuracağız, bağımsız yargıyı mutlaka tesis edeceğiz” şeklinde konuştu.

“Yargı eliyle sivil darbe yaratılıyor”

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, Alevi toplumunun tarihsel varlık mücadelesine ve eşit yurttaşlık talebine dikkat çekti. Kenanoğlu, “Herkesin değer yargılarına sahip çıkarak güçlü bir medeniyet, güçlü bir devleti ancak o zaman oluşturabiliriz. Bu topraklarda Aleviler olarak yüzyıllardır var olma mücadelesi içerisindeyiz. Artık gelinen noktada varlığımızı ve birliğimizi, işte burada görmüş olduğunuz hizmetlerle birlikte ispatlamış durumdayız. Bundan sonraki mücadelemiz; yüz yıldır eşit yurttaş olmak için mücadelesini verdiğimiz ülkede, cumhuriyetin ikinci yüz yılında artık bu tartışmaya son vererek yurttaşlığımızın, haklarımızın, hukukumuzun verildiği, alındığı yüzyıla girmek istiyoruz” dedi.

Sol Parti Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Alper Taş yaşanan çok yönlü krizin temel kaynağının mevcut yönetim sistemi olduğunu belirtti ve “Yargı eliyle sivil bir darbe süreci” inşa edildiğini vurguladı. Taş, “Şimdi sivil darbeler süreci üzerinden bir sivil faşizm inşa ediyorlar, bir sivil diktatörlük inşa ediyorlar. Bu böyle, kimse kusura bakmasın. Ve mutlak butlanla süreci başka bir düzeye yükselttiler. Bunun üç boyutu var. Birinci boyutu, mutlakların siyasi boyutudur. Öyle CHP içi bir mesele, yok kurultaylarda şuna buna para verme, yok efendim yolsuzluk molsuzluk hikayeleri değil. Keşke öyle bir şey olsa, keşke bağımsız yargıçlar olsa. İtalya'daki 'Temiz Eller' gibi çıksa yargıçlar; tepeden aşağı herkesin yolsuzluğuna, kitabına, hesabına baksa. Öyle bir şey yok, öyle bir şey değil! Yargı eliyle bir sivil darbe süreci inşa ediyorlar” şeklinde konuştu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler