Küresel dizel arzı yeni bir sıkışma riskiyle karşı karşıya. Rusya’nın iç piyasadaki akaryakıt arzını artırmak amacıyla dizel ihracatını yasaklaması, zaten düşük seyreden stoklar ve Orta Doğu’daki gerilimle birleşince piyasalarda alarm zillerini çaldırdı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kararı, dünyanın en büyük ikinci dizel ihracatçısı olan Rusya’nın küresel piyasaya ürün vermesini kısıtlarken, Ukrayna’nın uzun menzilli insansız hava aracı saldırılarıyla Rus rafinerilerinde yarattığı hasarın etkisini de görünür hale getirdi.
İRAN GERİLİMİ İKİNCİ DARBE OLDU
Rusya’nın ihracat yasağı, Orta Doğu’da İran ile ABD arasındaki ateşkesin yeniden sarsıldığı bir döneme denk geldi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın “ateşkes bitti” açıklamasının ardından Hürmüz Boğazı çevresindeki riskler yeniden yükseldi. İran saldırıları ihtimali nedeniyle Körfez üzerinden yapılan dizel ve petrol ürünü sevkiyatlarının ciddi biçimde yavaşladığı belirtiliyor.
Bu tablo, dizel piyasasında aynı anda iki büyük arz baskısı yarattı: Rusya’nın ihracat yasağı ve Hürmüz kaynaklı sevkiyat riski.
AVRUPA’DA DİZEL PRİMİ SERT YÜKSELDİ
Piyasalardaki arz endişesi fiyatlara da yansıdı. Avrupa’da toptan dizel fiyatlarının ham petrole göre primi çarşamba günü varil başına 60,70 dolara kadar çıktı.
Ham petrol fiyatları İran savaşı sırasında 100 doların üzerine çıktıktan sonra yaklaşık 70 dolar seviyesine gerilese de dizel fiyatları aynı ölçüde düşmedi. Dizelin varil bazında yaklaşık 135 dolar seviyesine yakın işlem görmesi, ham petroldeki düşüşün pompaya aynı hızla yansımadığını gösteriyor.
Uzmanlara göre asıl sorun ham petrol piyasasından çok işlenmiş ürün piyasasında yaşanıyor. Dizel, benzin ve diğer rafineri ürünlerinde arzın daha sıkı olması, tüketicinin ödediği fiyatları yukarıda tutuyor.
“DÜNYA MEVCUT TALEBİ KARŞILAYACAK KADAR DİZEL ÜRETMİYOR”
Wood Mackenzie rafineri uzmanı Alan Gelder, krizin ne kadar süreceğinin kritik soru olduğunu belirterek, Rusya’nın ihracat yasağıyla birlikte dünyanın mevcut talebi karşılayacak kadar dizel üretmediğini söyledi.
Gelder, sürecin uzaması halinde piyasanın “oldukça karmaşık” bir hale gelebileceği uyarısında bulundu.
Dizel, yalnızca otomobiller için değil; tarım, lojistik, sanayi, inşaat ve deniz taşımacılığı için de kritik bir yakıt. Bu nedenle fiyat artışları yalnızca akaryakıt istasyonlarıyla sınırlı kalmıyor, gıda ve sanayi ürünlerinin maliyetlerine de yansıyabiliyor.
EN KIRILGAN BÖLGELER: AFRİKA, LATİN AMERİKA VE GÜNEYDOĞU ASYA
Enerji veri şirketi Sparta’dan Neil Crosby’ye göre Rusya’nın ihracat yasağı, özellikle alım gücü Avrupa ve ABD’ye göre daha düşük olan bölgelerde arz sıkıntısı yaratabilir.
Afrika, Latin Amerika ve Güneydoğu Asya’daki ülkeler, daha pahalı alternatif dizel kaynaklarına erişmekte zorlanabilir. Bu ülkelerin Avrupa ve ABD ile aynı ürün için rekabete girmesi, fiyatları daha da yukarı çekebilir.
TÜRKİYE VE BREZİLYA ÖNEMLİ ALICILAR ARASINDAYDI
Rusya normal şartlarda günde yaklaşık 700 bin ila 800 bin varil dizel ihraç ediyordu. Avrupa’nın 2022’de Ukrayna savaşı sonrası Rus ürünlerinden uzaklaşmasının ardından bu ihracatın önemli bölümü Brezilya ve Türkiye gibi ülkelere yönelmişti.
Ancak Rusya’nın deniz yoluyla dizel ihracatı haziran ayında yaklaşık 260 bin varile kadar geriledi. Bu seviye, en az son 10 yılın en düşük aylık ihracat miktarı olarak değerlendiriliyor.
Haziran ayındaki düşüşte, bağımsız ticaret şirketlerine uygulanan önceki ihracat yasağı ve Ukrayna saldırıları nedeniyle rafineri kapasitesinde yaşanan kayıplar etkili oldu.
RUS RAFİNERİLERİNDE AĞIR HASAR
Kpler analisti Nikhil Dubey’e göre Ukrayna’nın saldırıları Rusya’nın rafineri kapasitesinin yüzde 45’ine kadarını devre dışı bırakmış olabilir.
Hasar gören rafinerilerin onarımının aylar, hatta bazı durumlarda yıllar sürebileceği belirtiliyor. Batı yaptırımları nedeniyle Rusya’nın karmaşık rafineri parçalarını ithal etmekte zorlanması da onarım sürecini uzatabilecek bir unsur olarak görülüyor.
Rusya’da benzin kullanan sürücülerin bazı bölgelerde saatlerce, hatta günlerce kuyrukta beklediği; savaşın etkilerinin iç piyasada daha görünür hale geldiği belirtiliyor.
RUSYA KRİZİ YAYMAK MI İSTİYOR?
Uzmanlar arasında Rusya’nın dizel yasağının gerçek gerekçesine ilişkin farklı yorumlar var.
Bir görüşe göre Moskova, dizeli iç piyasa, sanayi ve Ukrayna cephesine lojistik sağlayan ağır araçlar için elde tutmak istiyor.
Diğer görüşe göre ise Rusya, iç piyasadaki sıkıntıyı küresel piyasalara yayarak Ukrayna’ya destek veren ülkeler üzerinde baskı kurmayı hedefliyor olabilir.
Alman Uluslararası ve Güvenlik İşleri Enstitüsü’nden Janis Kluge, Rusya’da dizel tarafında benzin kadar akut bir kıtlık görülmediğini ancak iç piyasa fiyatlarının yıl başından bu yana yaklaşık yüzde 16 arttığını belirtti.
ABD STOKLARI DA ALARM VERİYOR
Dizel piyasasındaki sıkışma yalnızca Avrupa ve Rusya’yla sınırlı değil. Dünyanın en büyük dizel ihracatçısı olan ABD’de de distilat stokları, yani dizel ve ısıtma yakıtı stokları, geçen hafta yaklaşık 100 milyon varil seviyesinde ve 23 yılın en düşük düzeylerine yakın seyretti.
UBS emtia analisti Giovanni Staunovo’ya göre stoklar çok düşük seviyelere indiğinde ABD’de fiyatların da yükselebileceği ve ihracatın daha az cazip hale gelebileceği bir noktaya gelinebilir.
Bu da küresel piyasada alternatif tedarik arayan ülkeler için koşulları daha da zorlaştırabilir.
ENFLASYONLA MÜCADELEYE YENİ TEHDİT
Dizel fiyatlarında kalıcı yükseliş, hükümetlerin enflasyonu düşürme çabalarını da zorlayabilir.
Çünkü dizel; kamyon taşımacılığı, tarımsal üretim, madencilik, sanayi ve lojistik zincirinin ana girdilerinden biri. Motorin maliyetindeki artış, kısa sürede gıda fiyatlarından perakende ürünlerine kadar geniş bir alana yayılabilir.
Bu nedenle Rusya’nın ihracat yasağı ve İran savaşı kaynaklı sevkiyat riskleri, yalnızca enerji piyasalarının değil, küresel enflasyon görünümünün de yeni kırılgan başlıklarından biri haline geldi.