Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Polonya ziyareti sırasında Dr. Aleksander Olech'e verdiği röportajda, Türk şirketlerinin insansız hava araçları, hava savunma sistemleri, deniz platformları, siber yetenekler, komuta-kontrol çözümleri gibi birçok konuda önemli açıklamalarda bulundu.
Görgün, Türkiye'nin savunma sanayiinde büyük ölçüde dış tedarike bağımlı olduğu bir dönemden; ileri teknolojili sistemleri tasarlayan, üreten ve ihraç eden bir konuma ulaştığını belirterek, "Bizim için teknolojik bağımsızlık bir slogan değil, stratejik bir zorunluluktur." ifadesini kullandı.
"İHRACATTA HEDEFİMİZ GÜVENE DAYALI UZUN VADELİ ORTAKLIKLAR"
Türkiye'nin geniş ve yetkin bir savunma sanayii ekosistemi geliştirdiğine dikkati çeken Görgün, sanayinin derinliği ve insan kaynağı sayesinde savunma yelpazesindeki hemen hemen her ana kategoriyi millî imkânlarla üretebilecek kapasiteye ulaştıklarını vurguladı.
Deniz platformlarından siber güvenliğe, elektronik harp sistemlerinden hassas güdümlü mühimmatlara kadar çok geniş bir alanda entegre çözümler sunduklarını belirten Görgün, ihracat stratejisine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"İhracatta başarıyı yalnızca rakamlarla değerlendirmiyoruz. Asıl hedefimiz, güvene dayalı, uzun vadeli ve karşılıklı fayda sağlayan iş birliği modelleri oluşturmaktır. Türk savunma ürünleri ve teknolojilerinin; caydırıcılığa, meşru güvenlik ihtiyaçlarına, bölgesel istikrara ve barışa hizmet etmesini istiyoruz."
MUHAREBE SAHASININ YENİ UNSURLARI: YAPAY ZEKâ VE ENTEGRASYON
Son dönemdeki çatışmaların insansız sistemlerin modern savaşın temel unsuru haline geldiğini gösterdiğini ifade eden Görgün, yeni nesil platformların geliştirilmesinde otonomi, yapay zekâ ve "sistemlerin sistemi" yaklaşımının öne çıktığını aktardı.
Görgün, yeni nesil insansız sistemlerin Türkiye'nin 5. nesil Millî Muharip Uçağı KAAN ile uyumlu çalışacak şekilde geliştirildiğini belirterek, ülke genelinde teknolojik kapasiteyi yaygınlaştırmak amacıyla 81 ilin tamamında drone üretim ve eğitim tesisleri kurulmasına yönelik bir vizyon yürüttüklerini kaydetti.
Savunma Sanayii Başkanı, stratejik programlara ilişkin şu bilgileri verdi:
KAAN, Yalnızca bir savaş uçağı değil, ulusal bir teknoloji ekosistemidir. Ortaya çıkan bilgi birikimi tüm sektörü güçlendirecektir. KIZILELMA ve ANKA III, insansız muharip havacılığın bir sonraki aşamasını temsil etmekte, insanlı-insansız entegre mimarisine göre geliştirilmektedir. TB3 ise kısa pistli deniz platformlarından görev yapabilme yeteneğiyle, deniz hava gücü alanında dünyaya yeni ve maliyet etkin bir operasyonel konsept sunmaktadır.
Radarlar, sensörler ve komuta-kontrol ağları üzerine yürütülen çalışmalarla hem ulusal savunma hem de müttefiklerle iş birliği potansiyeli güçlendirilmektedir.
"DAHA GÜÇLÜ BİR TÜRK SAVUNMA SANAYİİ, DAHA GÜÇLÜ BİR NATO DEMEKTİR"
Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde müttefiklere önemli mesajlar veren Haluk Görgün, Türk savunma sanayiini "güvenilir, yenilibirçi, birlikte çalışabilir ve sahada kendini kanıtlamış" bir yapı olarak tanıtmak istediklerini belirtti.
Türkiye'nin NATO'ya sunduğu somut katkılara örnek olarak Almanya'da gerçekleştirilen Steadfast Dart 26 tatbikatını gösteren Görgün, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yaklaşık 2 bin personelden oluşan kara ve deniz unsurlarını 6 bin 450 kilometre mesafeye başarıyla intikal ettirerek yüksek hazırlık seviyesini ve operasyonel gücünü kanıtladığını vurguladı.
Görgün, müttefiklere yönelik mesajını şu sözlerle özetledi:
"Mevcut güvenlik ortamı; daha güçlü tedarik zincirleri, daha hızlı inovasyon ve yük paylaşımında daha dengeli bir yaklaşım gerektirmektedir. Türkiye bu alanların tamamına katkı sağlayabilecek durumdadır. Müttefiklerimize verdiğimiz mesaj nettir: Daha güçlü bir Türk savunma sanayii, daha güçlü bir NATO İttifakı anlamına gelir."
Güvenliğin artık bölünemez bir nitelik kazandığına işaret eden Görgün, Türkiye'nin uluslararası ortaklarına sadece ürün değil; tecrübe, eğitim, lojistik destek ve stratejik ortaklık sunduğunu belirterek, bu anlayışı paylaşan tüm aktörlerle geleceğin sürdürülebilir güvenlik mimarisini inşa etmeye hazır olduklarını sözlerine ekledi.