Yeniden yapılanma planı reddedildi
Kaynakların aktardığına göre perşembe günü gerçekleştirilen denetim kurulu toplantısında yönetimin teklifi 12'ye karşı 7 oyla kabul edilmedi. Böylece Volkswagen yönetiminin şirketi daha yalın ve kârlı hale getirmeyi amaçlayan en önemli adımlarından biri şimdilik hayata geçirilemedi.
Volkswagen son dönemde aynı anda birden fazla cephede baskı altında bulunuyor. Şirket, Çinli üreticilerin hızla güçlenen rekabeti, ABD tarifelerinin milyarlarca euroluk ek maliyeti ve Almanya'daki fabrikaların rekabet gücüne ilişkin endişelerle mücadele ediyor. Bu baskının etkisi teslimat rakamlarına da yansıdı. Şirket, 2026'nın ikinci çeyreğinde teslimatlarının yüzde 8,6 gerilediğini açıkladı. Bu oran son dört yılın en sert düşüşü olarak kayıtlara geçti.
Yönetimin hedefi üretimi ve model sayısını azaltmak
Volkswagen, yaptığı açıklamada işten çıkarmalara veya fabrika kapatmalarına değinmezken şirket yapısını sadeleştirme hedefini yineledi. Kısa bir süre önce Blume'un planının grup genelinde 100 bine kadar istihdam azaltımı ve Almanya'da dört fabrikanın kapatılmasını içerdiği öne sürülmüştü.
Ancak denetim kurulu toplantısının ardından yayımlanan resmi açıklamada bu başlıklara yer verilmedi. Açıklama daha çok karmaşıklığın azaltılması gibi mevcut hedeflerin tekrar edilmesiyle sınırlı kaldı.
Sendikalar netlik istiyor
İşyeri temsilciliği de yönetimden maliyet azaltma planlarının ayrıntılarını cuma günü sonuna kadar paylaşmasını talep etti. Çalışanlara gönderilen yazıda "Yılın ikinci yarısı zor geçecek." ifadelerine yer verildi.
Volkswagen'in yönetim yapısı karar almayı zorlaştırıyor
Volkswagen'de dönüşümün önündeki en büyük engellerden biri şirketin kendine özgü yönetim yapısı. Denetim kurulunda işçi temsilcileri ile Aşağı Saksonya eyaletinin güçlü temsil hakkı bulunuyor. Bu yapı, yönetimin fabrika kapatma veya toplu işten çıkarma gibi radikal kararları tek başına uygulamasını büyük ölçüde zorlaştırıyor.
Şirket merkezinin bulunduğu Aşağı Saksonya eyaleti, Volkswagen'de yaklaşık yüzde 20 oy hakkına sahip. Eyalet yönetimi istihdamın korunmasını öncelikli gördüğü için maliyet azaltma planlarında uzlaşı sağlanması kritik önem taşıyor.
General Motors gibi olabilir
Volkswagen'in içinde bulunduğu tablo General Motors'un 2009 öncesindeki yapısal sorunlarıyla benzerlik taşıyor. Her iki şirkette de en dikkat çeken ortak nokta, güçlü sendikal yapı ve yüksek iş gücü maliyetlerinin yönetimin hızlı karar almasını zorlaştırması.
General Motors, 2009 yılında ABD'de Chapter 11 iflas korumasına başvurarak devlet desteğiyle yeniden yapılandırılmış, yaklaşık 50 milyar dolarlık kamu desteği almış ve Pontiac, Saturn ile Hummer gibi markalarını satarak veya kapatarak küçülmüştü.
Volkswagen için ise benzer bir senaryonun uygulanması çok daha zor görülüyor. Almanya ve Avrupa Birliği'nin devlet yardımı kuralları nedeniyle şirketin GM benzeri bir yeniden yapılanma sürecine girmesi kolay değil. Buna rağmen, Almanya ekonomisinin en kritik sanayi kuruluşlarından biri olması nedeniyle olası bir derin kriz durumunda hükümet destekli koruyucu çözümlerin gündeme gelebileceği değerlendiriliyor.
Volkswagen'in karşı karşıya olduğu rekabet baskısı da GM'nin geçmişte yaşadığı dönüşümü hatırlatıyor. General Motors, 2000'li yıllarda Japon üreticiler karşısında pazar kaybederken Volkswagen bugün özellikle BYD ve Geely gibi Çinli elektrikli otomobil üreticileri karşısında benzer bir mücadele veriyor. Şirketin Çin'deki pazar liderliğini kaybetmesi, elektrikli araç dönüşümündeki gecikmeler ve Cariad yazılım biriminde yaşanan sorunlar da son yıllarda kârlılık üzerinde önemli baskı oluşturuyor.