Ana içeriğe geç

Fakat nereye kadar

İran'a karşı ABD ve İsrail arasında bir koordinasyon sorunu var gibi görünse de takdir edersiniz ki hedefte farklılık yok. 'Koordinasyon sorunu' dediğim, ateşkes sürecini ABD mi İsrail mi yoksa ikisi birden mi bozacak, tamamen muamma. Bu süreçte muamma olmayan tek şey, muazzam bir güven kaybı. İsrail'e zaten güvenen yoktu da, İsrail yüzünden Washington'ın güvenilirliği de hiçbir süper güce yakışmayacak kadar yerlerde sürünüyor! Şu 'müzakere ve saldırı' kronolojisine bakar mısınız, hangisi...

Fakat nereye kadar
A Haber
16

İran'a karşı ABD ve İsrail arasında bir koordinasyon sorunu var gibi görünse de takdir edersiniz ki hedefte farklılık yok.
"Koordinasyon sorunu" dediğim, ateşkes sürecini ABD mi İsrail mi yoksa ikisi birden mi bozacak, tamamen muamma.
Bu süreçte muamma olmayan tek şey, muazzam bir güven kaybı.
İsrail'e zaten güvenen yoktu da, İsrail yüzünden Washington'ın güvenilirliği de hiçbir süper güce yakışmayacak kadar yerlerde sürünüyor!
Şu "müzakere ve saldırı" kronolojisine bakar mısınız, hangisi başlayıp hangisi bitiyor belli değil.
Unutmuş olamazsınız: ABD, Umman arabuluculuğunda İran'la müzakere yaparken son derece "barışçıl" mesajlar veriyordu, meğer arka planda saldırı hazırlığı yapıyormuş.
Nitekim 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail'in İran saldırısında Ali Hamaney başta olmak üzere üst düzey yetkililer katledildi.
İran hiç ummadıkları şekilde hızlıca toparlanıp karşılık verince 7 haftalık geçici bir ateşkes sürecine razı oldular.
Bu süreci de İsrail 26 Mayıs 2026'da bozdu. Trump, Beyaz Saray bahçesinde kameralar önünde Netanyahu'ya adeta ateş püskürmüştü hani.
Fakat soykırımcı Netanyahu hiç tınmadı; hâliyle 12 Gün Savaşı başlamış oldu.

***

***

Kaynağa Git

İlgili Haberler