DEM Parti Ağrı Milletvekili Dr. Heval Bozdağ, Ağrı'da iyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklı ölümlerin nedenlerinin araştırılması amacıyla TBMM Başkanlığı'na Meclis Araştırması açılması için önerge verdi.
Bozdağ, önergesinde TÜİK'in 2024 ve 2025 yılı "Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri"ne göre iyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklı ölüm oranının iki yıldır en yüksek olduğu ilin Ağrı olduğunu belirtti. TÜİK verilerine göre bu oran 2024'te yüzde 21,7, 2025'te ise yüzde 22,4 olarak kaydedildi.
Önergede, Ağrı'da iyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklı yüksek ölüm oranlarının nedenlerinin araştırılması, sağlıksızlığı yaratan koşulların ve sağlığın sosyal belirleyicilerinin incelenmesi, sağlık alanındaki eksikliklerin tespit edilerek çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla Meclis Araştırması açılması talep edildi.
Sağlıkta eşitsizlik vurgusu
Bozdağ, önergenin gerekçesinde sağlık hakkının herkes için eşit, ulaşılabilir, parasız ve anadilinde sunulması gerektiğini belirterek, mevcut sağlık sisteminin bu koşulları sağlayamadığını ifade etti. Ağrı'nın sosyoekonomik koşulları ve yetersiz sağlık altyapısı nedeniyle sağlık hizmetlerinde çevre illere bağımlı olduğunu kaydeden Bozdağ, bölgesel eşitsizliklerin en yoğun yaşandığı illerden birinin Ağrı olduğunu söyledi.
Bozdağ, Ağrı'da kanser kaynaklı ölümlerin yüksek olmasının geç tanı alan hastaların artışı, koruyucu sağlık hizmetlerinin yetersizliği, kötü sosyoekonomik koşullar, sağlığın sosyal belirleyicileri, anadilinde sağlık hizmeti sunulmaması ve sağlık bilgisine erişimde yaşanan sorunlarla ilişkili olduğunu belirtti.
"Genç yaşta görülen kanserler dikkat çekiyor"
Önergede, TÜİK'in "İstatistiklerle Gençlik 2025" verilerine göre genç nüfus oranı yüzde 19,7 olan Ağrı'nın Türkiye'nin en genç nüfusa sahip dördüncü ili olduğu hatırlatıldı. Buna karşın mide, kalın bağırsak ve yemek borusu kanserlerinin genç yaş gruplarında da sık görüldüğü belirtilerek, bunun bölgedeki risk faktörlerine yoğun maruziyete işaret ettiği ifade edildi.
Bozdağ, kadınlarda meme, rahim ağzı ve kalın bağırsak kanseri taramalarına katılımın düşük olduğunu, bunun nedenleri arasında sağlık bilgisinin anadilinde sunulmaması, KETEM'lerin yeterince tanınmaması ve mahremiyet kaygılarının bulunduğunu kaydetti. Bölgede mamografi cihazı sayısının da Türkiye ortalamasının altında olduğunu belirten Bozdağ, bunun erken tanıyı güçleştirdiğini ifade etti.
Araştırma talebi
Önergede, Ağrı'da görülen kanser türlerinin dağılımı, yaşa göre görülme ve ölüm hızları, tanı evreleri, tedaviye erişim süreleri ve sağkalım sonuçlarının ulusal kanser kayıt sistemi verileri kullanılarak analiz edilmesi istendi.
Ayrıca içme suyu kaynakları, çevresel kirleticiler, hava kalitesi, pestisit maruziyeti, biyokütle yakıt kullanımı, mesleki maruziyetler ve diğer çevresel risk faktörlerinin kanser yükü üzerindeki etkilerinin araştırılması talep edildi.
Bozdağ, önleyici çalışmaların artırılması, Ağrı'daki hastanelerde tanı ve tedavi olanaklarının güçlendirilmesi, kemoterapi üniteleri ile sağlık personeli ve donanım eksikliklerinin giderilmesi, anadili Kürtçe olan yurttaşların sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması ve sağlığın sosyal belirleyicilerine yönelik çalışmalar yapılması amacıyla Meclis Araştırması açılmasını istedi.