Tarımsal üretimde artan girdi maliyetleri ile açıklanan alım fiyatları arasındaki fark, üreticilerin tepkisini büyütüyor. Resmi verilere göre tarımsal girdi maliyetleri son bir yılda yüzde 34 artarken, buğday alım fiyatlarına yapılan zam yüzde 22'de kaldı. Evrensel'den Doğa Baskan'ın haberine göre, Amasya'nın Merzifon ilçesinde üretim yapan çiftçi Cem Acar, zarar ettiği gerekçesiyle buğdayını hasat etmek yerine yeşilken biçerek hayvanlarına yem yaptı.
GİRDİ MALİYETLERİ ÇİFTÇİYİ ZORLUYOR
Üretim sürecinde mazot, tohum, gübre ve zirai ilaç fiyatlarının sürekli arttığını belirten Cem Acar, bir dönümlük arazide yapılan harcamaların her geçen yıl yükseldiğini söyledi. Ekimden hasada kadar geçen süreçte çok sayıda maliyet kalemiyle karşı karşıya kaldıklarını anlatan Acar, banka kredisi kullanmak zorunda kalan üreticilerin yükünün daha da arttığını ifade etti.
Acar, kullandıkları tohumluk buğdayın, gübrelerin ve zirai ilaçların maliyetlerinde ciddi artış yaşandığını belirterek mevcut alım fiyatlarının bu giderleri karşılamadığını savundu.
“12 LİRAYA SATTIĞIMIZ BUĞDAYI 34 LİRAYA ALIYORUZ”
Geçen yıl açıklanan buğday fiyatlarının da üreticiyi tatmin etmediğini söyleyen Acar, üreticinin sattığı ürün ile satın almak zorunda kaldığı ürün arasındaki fiyat farkının giderek büyüdüğünü dile getirdi.
Buğday fiyatlarının maliyet artışlarının gerisinde kaldığını belirten Acar, “Biz yalnızca yaptığımız masrafların ve enflasyonun karşılanmasını değil, bunun üzerine emeğimizin karşılığı olan kârımızı da istiyoruz” dedi.
“TARLADA KÂR DEĞİL, ZARAR VAR”
Tüm Köy Sen Genel Başkanı Şuayip Çetin de açıklanan buğday ve arpa fiyatlarının üretim maliyetlerinin altında kaldığını savundu. Bölgesel farklılıklar bulunsa da birçok üreticinin ya zarar ettiğini ya da ancak maliyetini karşılayabildiğini belirten Çetin, çiftçilerin büyük bölümünün mecbur kaldığı için üretime devam ettiğini söyledi.
Çetin, genç nüfusun köylerden uzaklaştığını, üretimin sürdürülebilirliği açısından çiftçinin gelir elde etmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
İTHALAT VE PLANSIZLIK ELEŞTİRİSİ
Tarım sektöründe yaşanan sorunların yalnızca buğdayla sınırlı olmadığını belirten Çetin, benzer sıkıntıların mısır, soğan, patates, mercimek ve pirinç gibi ürünlerde de yaşanabileceğini söyledi.
Üreticilerin hangi ürünü hangi fiyata satacağını önceden öngöremediğini ifade eden Çetin, ithalat politikalarının iç piyasadaki fiyatları baskıladığını savundu. Çözümün üretim maliyetlerini düşürmek ve planlı tarım politikalarını hayata geçirmek olduğunu dile getirdi.
ÜRETİCİLERDEN DESTEK ÇAĞRISI
Tüm Köy Sen'in talepleri arasında mazot, gübre, yem, tohum ve zirai ilaç maliyetlerinin düşürülmesi, üretimin doğrudan desteklenmesi, ithalatın azaltılması ve taban fiyatların üretim sezonu başlamadan önce açıklanması yer alıyor.
Çetin, gıda güvenliği ve üretimin sürdürülebilirliği için çiftçinin desteklenmesi gerektiğini belirterek, “Gıda bağımsızlığı, ülkenin bağımsızlığıdır” ifadelerini kullandı. Üreticilerin örgütlü mücadele etmesi gerektiğini söyleyen Çetin, tüm çiftçileri ortak hareket etmeye davet etti.
Odatv.com