Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, Vakıfbank Genel Müdürü Osman Arslan ve Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney'in katıldığı toplantının açılış konuşmasını yapan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, Türk sanayicisinin finansman sorunu nedeniyle oksijensiz kaldığını söyledi. Bahçıvan, "Sanayicinin oksijensiz kaldığını görüyoruz. Sanayici nefes almakta zorlanıyor. Sanayicinin yeniden nefes almasını sağlayacak somut, sonuç odaklı ve etkili adımlara ihtiyaç var." ifadelerini kullandı.
Bahçıvan, şöyle devam etti:
“Sanayicinin oksijeni finansmandır. Ve geldiğimiz noktada sanayicimizin ciddi ölçüde oksijensiz kaldığını görüyoruz. Üretmeye devam eden, istihdam yaratan, ihracat yapan ve ülkesine katma değer kazandıran sanayi kuruluşlarımız; yüksek finansman maliyetleri, krediye erişimde yaşanan güçlükler ve artan mali yükler karşısında adeta nefes almakta zorlanıyor.
İYİ NİYETLİ TEMENNİLER YETMİYOR
“Bugün sektörümüzün ihtiyacı yalnızca iyi niyetli temenniler değildir. Sanayinin yeniden nefes almasını sağlayacak somut, etkili ve sonuç odaklı adımlara ihtiyaç duyuyoruz... Çünkü oksijensiz kalan bir insan nasıl yaşamını sürdüremezse, finansmana erişemeyen bir sanayinin de yatırım yapması, üretimini geliştirmesi, teknolojiye yönelmesi ve küresel rekabette güç kazanması imkânsız.
“Şunu hiçbir zaman unutmamalıyız: Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesi, kalıcı refahı, nitelikli istihdamı ve küresel rekabet gücü ancak güçlü bir sanayi yapısıyla mümkündür. Üretimin zayıfladığı, yatırımların ertelendiği, teknolojik dönüşümün yavaşladığı ekonomide sağlıklı ve dengeli bir kalkınmadan söz edemeyiz.
“Ülkemiz sanayisinin geleceği konusunda duyarsız kalınırsa, özellikle geleneksel sektörlerimiz desteklenmek yerine kaderine terk edilirse bu Türkiye için çok ciddi sorunlar üretir. İşte bu sebeple biz İstanbul Sanayi Odası olarak ‘Sanayiye Sahip Çıkmak, Türkiye’ye Sahip Çıkmaktır’ diyoruz.”
KARIN YÜZDE 85’İ FİNANSMANA
Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu çalışmasının da Türk sanayisinin finansman açısından ne denli zorlayıcı koşullar ile karşı karşıya kaldığını net bir şekilde ortaya koyduğunu dile getiren Bahçıvan, şunları kaydetti:
“Çalışmamızda, bugünkü toplantımızın da ana gündem maddesini oluşturan finansman göstergeleri de oldukça çarpıcı. Finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı, 2024’te büyük bir sıçramayla yüzde 96,6’ya kadar yükseldikten sonra 2025’te yüzde 84,9’a geriledi.
“Kârının yüzde 85’ini finansmana ayıran Türk sanayicisinden ihracat pazarlarını koruması ve artırmasını, ilave istihdam yaratmasını ve bir yandan da çağın gerektirdiği teknolojik dönüşümü gerçekleştirmesini bekliyoruz. Bunun nereye kadar mümkün olabileceği sorusunu takdirlerinize bırakıyorum.
‘BU YIL DA CAN YAKMAYA DEVAM EDİYOR’
“2026’da izlediğimiz göstergeler ise finansman sorununun maalesef bu yıl da can yakmaya devam ettiğini gösteriyor. Savaş nedeniyle merkez bankamızın ortalama fonlama maliyeti yüzde 40 düzeyine çıkmış durumda. Yine Merkez Bankası anketinde yıl sonu politika faizi beklentisi yaklaşık yüzde 35. Yani anlamlı bir iyileşme beklentisi yok.
“Bizim bir sivil toplum kuruluşu olarak görevimiz yalnızca verileri açıklamak değil; bu verileri çözüme, politikaya ve ülkemizin geleceğini güçlendirecek yeni bir üretim vizyonuna dönüştürmektir.
“Sanayimiz adına önemli bir çağrıda bulunmak istiyorum. Sanayicilerimiz için çok özel bir kredi paketine ivedilikle ihtiyaç duyuyoruz. Bu konuda gerekli adımların vakit kaybedilmeksizin atılmasını tüm sanayicilerimiz adına talep ediyoruz.”
Türk Eximbank tarafından sağlanan reeskont kredilerinde de limit, teminat ve peşin faiz uygulaması gibi sorunlar devam ettiğini vurgulayan Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Özellikle günlük limitlerin düşük kalması ve firma başına kullanımın 60 milyon TL ile sınırlı olması; ihtiyaç duyulan kredilere erişimi 5-6 aya kadar geciktirmekte, bu da sanayicileri çok daha yüksek maliyetli, banka ve banka dışı farklı kredi kaynaklarına yöneltmektedir. Bu nedenle, günlük limitlerin yükseltilmesi ihracatçılarımıza çok önemli bir destek sağlayacaktır.
TEMİNAT MEKTUBU SORUNU
“Öte yandan Eximbank kredilerinde firmalarımızı oldukça zorlayan bir teminat mektubu sistematiği çalışıyor. Firmalar, faizini zaten peşin ödedikleri riskin yüzde 100 kadar fazlasına karşılık gelen bir teminat mektubu vermek zorunda kalıyor. Adeta boşluğa verilen bu teminat, hem teminat mektubu komisyon masrafının aşırı düzeyde artmasına hem de firmaların teminat limitlerinin yok yere azalmasına neden oluyor.
“Sonuç olarak Türk sanayisinin bugün ihtiyacı olan sadece daha uygun maliyetli kredi değil, bunun yanı sıra ve bundan daha önemli olarak; daha uzun vadeli sermaye, daha derin sermaye piyasaları, bankacılık sistemi ile entegre çalışan yeni nesil finansman araçlarıdır. Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşabilmek için sanayi, finans ve kamu politikalarının aynı stratejik vizyon etrafında buluşması da gerekmektedir.”